Jump to content

Leaderboard


Popular Content

Showing content with the highest reputation since 04/24/2019 in all areas

  1. 1 point
    Evet Şart kısaca bahsetmek gerekirse; D3 olan kalsiyumu haftada 2-3 defa beslerken kullanmak gerekiyor, Ayrıca birde bir kaba kalsiyum koymak gerekiyor canlı ihtiyaç duyduğunda her daim edinebilsin diye. İşte bu kısımda'da D3 süz saf kalsiyum kullanmak gerekiyor çünkü bünyeye fazla alınan D3 lü kalsiyum canlıda zehirlenmeye yol açabiliyor. Forumda ve bir kaç online alış-veriş sitelerinde mevcut bu ürünler.
  2. 1 point
  3. 1 point
    Kalsiyum ihtiyaçlarını karsılamaları için şart. bir kaba koyarsanız kendisi gidip yiyecektir zaten. internet alısveris sitelerinde mevcut. veya forumda ilanlar bölümünde de satan arkadaslar vardı bir bakın isterseniz.
  4. 1 point
    Ball Python Üretimi Ball python’lar, tutsak altında üretimi en kolay sürüngenlerden biridir fakat başarıya ulaşmak için olmazsa olmaz adımlar takip edilmelidir. (Seçici üretimin en güzel örneklerinden Highway Pastel Ball Python ve Killer Leopard Clown Ball Python) Fiziksel Gereklilikler Ball python erkekleri 400 gram’a, dişileri ise 1500 gram’a ulaştıklarında olgunluğa erişirler. Bu süre zarfı erkekler için ortalama 6 ay, dişiler için ise ortalama 18 ay kadardır. Ne kadar olgunluğa erişseler de, erkeklerin ikinci kışlarına, dişilerin ise üçüncü kışlarına girmesini beklemek hem yumurta sayısını arttırır hem de yumurtaların döllenme oranını arttırır. (Yetişkin Dişi Pinstripe Ball Python) Cinsiyet Belirleme Ball python’ların cinsiyetlerini belirlemek, doğru teknikleri öğrendiğinizde çok kolaydır. En güvenilir iki yöntem popping ve probing yöntemleridir. Popping yöntemini uygularken erkeklerin hemipenisi, dişilerin ise musk gland’i dışarı çıkarmaya çalışılır. Bu yöntem tecrübesiz biri tarafından yanlış uygulanırsa yılanda ciddi zararlar oluşabilir. Bu işlem cloaca bölgesinden yılanların cinsel organlarını dışarı çıkarmaya yarar. Bu işlemi yavrularda uygulamak daha kolaydır çünkü kuyrukları daha güçsüzdür. Probing yöntemi ise yılanın cloaca bölgesinden kuyruk yönüne ince metal bir çubuk sokularak yapılır. Yılanın cinsiyeti, metal çubuğun ulaştığı derinlik ile hesaplanır. (Popping yöntemi, Erkek Ball Python) Üretime Hazırlık Üremeye hazırlanan ball python’ların ortam ısısı düşürülür. Ball python’ların soğutma işlemine girmeden önce sağlıklı ve problemsiz olmalarına dikkat edilir. Soğutma işlemine Ekim ayı ortası gibi başlanabilir. Gece zamanı ortam sıcaklığı 24-26°C, gündüz ise 29-31°C arası olmalıdır. Bu zaman içerisinde yılanlar beslenmeye devam edilebilir fakat daha az sıklıkla olmalıdır. Ortam temizliğine her zaman olduğu gibi devam edilir. Çiftleşme 3-4 Hafta ortam soğutması sonrasında, erkekler dişilerin ortamına bırakılır. Bu süre içinde erkekler düzenli 3 günlük aralıklarla dişilerlerle birlikte kalır. Çiftleşme sezonu boyunca bir erkek yaklaşık 12 dişi ile çiftleştirilebilir. Üreme şansını arttırmak için en sağlıklısı bir erkeği 8 veya daha az dişi ile çiftleştirmektir. Yumurtlama Mart ayı ortasında ortam ısısı tekrardan yükseltilir. Çiftleşmeleri başarılı geçen dişiler yumurtlama belirtilerini gösterirler ve soğuk alanlar aramaya başlarlar. Su kaplarının etraflarına sarılırlar ve sıklıkla yemekten kesilirler. Yumurtlamadan hemen önce dişilerin renkleri yoğunlaşır, koyu bölgelerin rengi açılır, bu olaya yılanın parlaması adı verilir ve genellikle yumurtlamadan 4-8 hafta önce başlar. Dişiler hamileyken vücutları şişer, büyük bir yem yemiş gibi gözükürler. Dişiler çiftleştikten 2-3 hafta sonra deri değiştirirler, 4-5 hafta sonra da yumurtlarlar. Ball python dişileri bir sezonda bir kez yumurtlarlar ve ortalama 6 yumurta çıkar. İnkübasyon Dişiler, yumurtlama işlemini tamamen bitirdikten sonra yumurtalar ortamdan alınır ve yumurtalar, inkübasyon için hazırlanmış, içinde 7 cm derinliğinde vermikülit bulunan bir kaba konulur. Nem kaybı yaşanmaması için kabın kapağı sıkıca kapatılmalıdır. Yumurtalar için ideal inkübasyon sıcaklığı 31.6°C’dir. Yumurtalar her gün düzenli olarak kontrol edilmelidir. Kabın içinde ve kapakta oluşan buğulaşma silinmelidir. Yumurtaların üstüne su gelmemesine dikkat edilir, aksi taktirde küflenebilirler. Yavrular, 53-55 günlük bir bekleyişten sonra yumurtadan çıkmaya başlarlar. Bunun bir habercisi ise yumurtalarda çukurlaşmaların başlamasıdır. Yumurtadan Çıkış Tüm yavru pitonlar, yumurtayı kesmek için kullandıkları dişlere sahiptirler. Bir yavru, yumurtayı kestiğinde, bu demektir ki diğerleri de çıkmaya hazırdır. Bazı yavrular, yumurtaları diğer yumurtalara yapışık olduğu için yumurtadan çıkmakta zorlanabilir. Bu durumda zorda kalan yumurta diğerinden ayırılıp farklı bir alana alınır. Fakat bunu yaparken yumurtanın döndürülmemesine dikkat edilmelidir, yavrunun boğulmasına neden olunabilir. Yavrular asla yumurtanın içinden çekilmemelidir, göbek bağı hala bağlıysa kan kaybına neden olabilir. (Yumurtadan çıkmakta olan Sterling Ghost Ball Python) Yumurtadan yeni çıkan yavrular, su kabı ve tabanında kağıt havlu bulunan saklama kaplarına alınırlar. Yavrular ilk derilerini değiştirdiklerinde (yumurtadan çıktıktan yaklaşık 7-10 gün sonra) ilk öğünleri sunulur. Çoğu ball yavrusu, canlı veya donmuş pinky’leri kabul eder. Yem kabul etmeyen yavrulara özel bakım uygulanmalıdır. Çeviri Reptula'ya aittir. Lütfen izinsiz paylaşım yapmayınız.
  5. 1 point
    Eger yavru bakacaksan 3 aylık civarı 30x30x30 dan buyuk teraryum önerilmez çünkü yemek bulmaları zorlasır. ama yetişkin bir gecko bakacaksan 30x45x30 yeterli olacaktır. Kalsiyum ve multivitamini forumda satılık bölümünde satan kişilerden temin edebilirsin.
  6. 1 point
    Yatay bir akvaryumda da dikey çok daha iyi olur. Kaan abi den alabilirsin.
  7. 1 point
    Stoktaki Lab fazlalığından indirimli satışlar başlamıştır. Hopper Lab 8 Tl. İstanbul elden veya Video ile kutu açılımı yapanlara CANLI GARANTİLİ minimum 5 adet olmak üzere kargolanır.
  8. 1 point
    Kaplumbağa beslemek istiyorsan mutlaka UVB lamba , kuru bölge , su düzenleyici , 2-3 çeşit yem ,ısıtıcı, kabuk sertleştirici jel vs.. almak zorundasın. Petshoptan alma hele ki bu mevsimde kesinlikle hasta olacaktır Genelde ısıtıcı kullanmıyor petshop sahipleri soğuktan çabuk etkileniyorlar özellikle yavrular.
  9. 1 point
    Bana da messor gibi geldi ama yanılma ihtimalimizde var.Googledan messor kraliçelerine bakıp elinizdeki canlıyla karşılaştırırsanız daha sağlıklı olacağı düşüncesindeyim.
  10. 1 point
  11. 1 point
  12. 1 point
    Gayet normal zarar vermemişsindir
  13. 1 point
    2 - 3 güne değiştirir
  14. 1 point
    Ceratogyrus Darlingi ye benziyor abdomen desenlerinden.ama emin değilim daha önce tarantula beslemedim
  15. 1 point
    Teşekkürler. Normal şartlarda snake bedding kullanmıyorum ancak yerli üretime destek amaçlı deneyebilirim. Hobide yurtdışı ürünlere muhtaç kalıyoruz maalesef ve böyle girişimlerin çoğalmasını ümit ediyorum başarılar
  16. 1 point
    Ana Bakım Konusu; Beslenme Videosu;  Kabuk Atma Süreci;  Çiftleşme Videosu;
  17. 1 point
    Ana Bakım Konusu; Beslenme Videosu;  Kabuk Atma Süreci;  Çiftleşme Videosu;
  18. 1 point
    Ana Bakım Konusu; Beslenme Videosu; Kabuk Atma Süreci; Çiftleşme Videosu;
  19. 1 point
    Varanus Niloticus Hobide görülen bir tür olmasına rağmen çoğunlukla tecrübesizler için haklı olarak tavsiye edilmezler. Çok büyük boyları ve çeviklikleri ile ani hareketler ile sizde unutulmayacak hatıralar bırakabilirler😃 . Bunların yanında tırmanma ve yüzme becerileri ile çoğu hobiciyi kendilerine hayran bırakıyorlar. *Boyları maksimum 2.50 metre civarı ancak ortalama 1.80 metre oluyorlar. *Yaşama süreleri 10-20 yıl arasında değişiyor. Davranış Biçimi Bu arkadaşlar esaret altında gelişebilseler de her zaman en dost canlısı bir hayvan olmuyorlar. Yavruluktan beri elinizde büyüdüyse ve düzenli şekilde "handling" olayını yapıyorsanız daha güvenebileceğiniz bir monitorünüz olur tabii ama bir yerden sonra koruyucu eldivenler çok yararlı olabilir, özellikle evcilleştirme anındaki ani kuyruk vurmaları ve tırnakları ciddi sıkıntılar çıkarabiliyor. Besleme Monitorlerin obur bir iştahları vardır. Doğal ortamlarında, balık, böcek, kemirgen, yumurtalar, kuşlar ve yılan gibi bazı sürüngenler ile beslenmektedirler. Esaret altında sahiplerin tercih ettiği yemler ise yavru iken böcekler ve gelişmeye başladıkça ölü fareler olmaktadır, ölü olmaları beslenme anında ısırma gerçekleşmemesi açısından önemlidir. Yem vermeden önce yemi kalsiyum tozlarına bulamak kertenkelenizin gelişimi açısından hayati önem taşır, fare veriliyorsa buna gerek yoktur. Sıklık olayına değinirsek genç monitorler günlük beslenmelidirler, yetişkinlere ise haftada birkaç kere yemi sunmak yeterli olacaktır. Beslenme konusundan doğabilecek bir sorun ise obezitedir, esaret altındaki monitorler yeterince egzersiz yapamadıklarında ciddi problemler ortaya çıkabiliyor o yüzden aşırı beslemediğinizden emin olun. Yaşam Alanı Monitorler'de daha büyük daha iyi kuralı yüzme, tırmanma, saklanma ve büyüklüklerine bağlı olarak geçerlidir. Yurtdışında kullanılan bir taktik şudur minimum alan büyüklüğü için monitorün 2 katı yapılmalı atıyorum 1 metre monitorunuz var ise 2 metre alan tabii daha büyük her zaman daha iyi. Alanda kesinlikle kaçacak yeri olmamalı, hızlarından dolayı ciddi sıkıntılar oluşturabilirler. Büyük bir su kabı kesin koyulması gereken şeylerden biridir hatta içinde yüzebileceği bir şey olursa tadından yenmez. Isı ve Işıklandırma Türün ana vatanı Africa olduğu için sıcaklık yüksek olmalıdır. Bir ısıtma lambası kurulduktan sonra ortalama 45 derece ısı vermelidir akşamları da 26 altına düşmemelidir. Bir diğer ihtiyaç ise UVB lambalar, bu lambalar günde ortalama 12 saat çalışmalıdırlar ve 6 ayda bir değiştirilmelidirler, dışarıda bir alan varsa ve güneş alıyorsa UVB olayına ihtiyaç yoktur. Nilinizi Seçme Dostunuzun ihtiyaçlarını karşılayabileceğinizi düşünüyorsunuz, evinizde güzel, çevik, agresif bir kertenkele istiyorsunuz, sizi anlıyorum ama hiç aceleye gerek yok emin olun birkaç adım hayatınızı emin olun kolaylaştıracaktır nedir bunlar, ilk olarak yem üreticileri ile konuşun, tanışın ki elinizin altında hemen yem ayarlayabileceğiniz birileri olsun bundan sonra gelir gider tablonuza bakarak bu arkadaşlara bütçe ayırabilir misiniz bir düşünün o da olduysa tek eksiğimiz bir alan, güzel, büyük ve güvenli bir alanı da yaptığınızda önünüzde bir engel olmuyor tebrik ederim. Hastalıklar * Metabolic Bone Disease(Metabolizmaya bağlı kemik rahatsızlığı), eğer monitorünüz yeterli kalsiyumu almıyor ise bu hastalık gerçekleşebiliyor ayrıca yetersiz UVB de bir diğer nedeni. * Bu arkadaşlar Parazite bağlı enfeksiyonlara karşı diğer türlerden daha az eğimli ancak kabızlık yine oluşabiliyor çünkü çok yiyorlar arada kum gibi sindiremeyecekleri şeyler de gidiyor bazen. Umarım aklınızdaki soruları az da olsa cevaplamışımdır bir sorunuz olursa yorum olarak bildirirseniz yardım etmeye çalışırım okuduğunuz için teşekkürler 😃 (Kaan Abiye de fotoğraflar için teşekkürler)
  20. 1 point
    Merhabalar, Son bir kaç aydır tarantula türleri ile ilgili çeşitli gözlem ve araştırmalar söz konusu, ama tabii ki hala tecrübe eksikliğimin olduğunu kabul ederek başlayayım. Öncelikle bu maceraya başlangıç olarak sizlere Brachypelma Hamorii ile başlayacağımı bildirmek isterim. Sonrasında canlıyı satın alacağım kişi ile konuştuğumuzda aramızda geçen sohbet esnasında "brachypelma smithi ile brachypelma hamorii aynı, şuan isim değiştirdiler." şeklinde bir cümle okudum kendisinden ve hemen araştırmam gerektiğini düşündüm. Bir kaç internet sitesi, youtube linkinden ve forumlardan araştırdığım şekilde size aktarmaya çalışacağım ve çeşitli kaynaklar sunacağım. Brachypelma Smithi ile Brachypelma Hamorii türlerinin yaşadığı yerler birbirlerine çok yakın yerler olmakta ve bu iki türün yaşadığı bölümleri bir sınır şeklinde ikiye bölen bir alan gözünüzün önüne getirin. Sonrasında bu canlıların satış ve ithalatı esnasında evrak işlemleri sırasında bu iki tür aynı tür gibi isimlendirilip yollandığını varsayın, en az 10 yıl bu şekilde işleyen bir döngüden bahsediyoruz. Sonrasında bu türleri birbirlerinden ayırıp aslında aynı değiller diyerek belgelerindeki isimleri tekrardan değişime uğradığını varsayın. Kimi kaynakta diyorlar ki tarantulanızın üst bölgesindeki carapace adı verilen yere bakarsanız eğer koyu renk ise bu Hamorii'dir, eğer açık renk ise smithi'dir diyenler var, bu düşüncenin yanlış olduğu, kabuktan kabuğa ve yaştan yaşa bunun değişebileceği söylenmiştir. Yani carapace bölümündeki renk koyuluğu veya açıklığı bu farkı anlamamızda ki baş etken değildir! Post'un sonunda da kaynak olarak vereceğim bu video'da bahsedilen en mantıklı iki tür arasındaki farkı anlama yolu ise; Tarantulanızın Tarsus, Metatarsus, Tibia ve Patella kısımlarına bakarak anlaşılabileceği söylenmekte. Eğer bu saydığım bölümlerin her bölümü beyaz tüyler ile başlayıp aşağı doğru iniyorsa tarantulanız bir brachypelma hamorii! Fakat brachypelma smithi türüne sahipseniz, Patella bölümünde beyazlık görmezsiniz, keskin bir renk görürsünüz. Diğer saydığımız tibia, metatarsus ve tarsus bölümlerinde beyazlıklar görmeye başlarsınız. Bir diğer gördüğüm kaynakta ise hiçbir açıklama vs. yapmadan brachypelma smithi tarantulaya sahip kişi tarantulanın bulunduğu kabın üstünde yazan brachypelma smithi üstüne brachypelma hamorii yapıştırıyor, artık ismi değişti diye yüzeysel bir açıklama yapıyor. Videoda farklı olduklarını söyleyen kişi ise bu hatayı bir çok kişinin yaptığını ve bir açıklama gerektirdiğini söylemekte. Karar sizin tabii ki, inanıp inanmamak sizlere kalmış. Sizin düşüncelerinizi merak ediyor, konu hakkında bilgi sahibi olan, kesin bilgi verebilecek deneyim sahibi arkadaşları da konuya davet ediyorum. Links: https://www.youtube.com/watch?v=l1TMYbCkvH4&t=2s https://www.youtube.com/watch?v=u9vkgUWIYp4 Teşekkürler.
  21. 1 point
    Arkadaşlar herkese merhabalar bu konuyu yıllardır bizi kandırdıklarını fark ettiğim için oluşturma kararı aldım, bize senelerdir leopard geckolar hakkında yanlış bilgi vermişler uzun araştırmalarım sonucu gerçeklere ulaştım ve sizlerle paylaşmak istedim gerçek leopard geckolar sanıldığının aksine daha farklı bir görünüme sahipler yağmur ormanlarında bir tanesinin fotoğrafını zor koşullar altında da olsa çekmeyi başardım ve bunu hepinizle paylaşmak istedim gerçekleri bilmek hepinizin hakkı. Arkadaşlar forumda bir süredir aktif olamadım ve şimdi bakıyorum da biraz cansızlaşmış gibi umarım bu gönderi hepinizi eğlendirir yaptığım bu tarz tasarımları sizlerle daha sık paylaşmaya çalışacağım hepinize iyi forumlar.
  22. 1 point
    Son günlerde özellikle geçen ay yem almama sorunu nedeniyle arayan arkadaşların sayısında patlama oldu. Bu sebeple bir başlık açıp yardımcı olabilecek bilgileri paylaşmak istedim. Yılanlarda ki iştahsızlık ve yeme karşı ilgisizlik pek çok sebepten olabilir. Bununla birlikte bu iştahsızlık hemen hastalıklarla ilişkilendirilmemelidir. Özellikle bahar ve yaz ortasındaki aylarda erkek yılanlardaki iştahsızlık çoğunlukla üreme dürtülerinden kaynaklı ve normaldir. Ancak her erkekte durum bu değildir yani üreme dönemlerinde bazı erkekler yemi reddederken bazıları normal beslenme prosedürünü takip edebilir. Yem reddetme ile ilgili en çok karşılaşılan durumlar ise ne yazık ki hobicinin yeterli araştırmayı yapmadan bir heyecanla canlı edinmesi ve gerek bilgi düzeyinin gerekse malzemelerinin yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Beni iştahsızlıklarla ilgili yardım amaçlı arayan hobicilere sorduğum ilk sorduğum sorular " yılanınızın davranış ve hareketleri normal mi? " ikinci soru " teraryumun içi ve teraryumun bulunduğu ortam kaç derece?" üçüncü soru "en son ne zaman deri değiştirdi deri döneminde olabilir mi?" ve son olarak "herhangi bir sebeple yem değişikliği yaptınız mı?" Yılanınızda herhangi bir stres ya da hastalık durumu varsa bu mutlaka hareketlerine yansımaktadır. Bu durum canlısına gerekli özeni gösteren hobici tarafından hemen fark edilirken ne yazık ki uzaktan uzağa bakan, hiç handling yapmayan, beslenme , deri değişimi takibi yapmayan ve kaydı tutmayan, dışkı kontrolü yapmayan hobiciler tarafından ya fark edilmemekte ya da çok geç fark edilebilmektedir. Böyle bir durum fark etmiş ve hastalık belirtisi tespit edebilmişseniz en kısa sürede deneyimli bir veterinere müracaat etmeniz gerekir. Canlınızda herhangi bir hastalık belirtisi tespit edemediyseniz ancak davranışlarında aşırı hareketlilik, korku, terraryumunda sürekli kaçmak için yer arama çabası, agresiflik gibi bozukluklar ya da sizin yaklaşımlarınıza karşı saldırganlık, panik halinde kaçmaya çalışma gibi daha önce hiç yapmadığı şekilde tepkiler veriyorsa yılanınız stres altında demektir. Bu durumlarda canlıda stres yapan ve davranış farklılıklarına sebep olan neden bulunmalı ve ortadan kaldırılmalıdır. Strese neden olan şeyler tespiti kolay çok çeşitli şeyler olabileceği gibi aklınızın ucundan geçmeyecek bir şey de çıkabilir. En genel stres sebepleri; yolculuk, ortam değişikliği, sıcaklık düşüş-artışı ya da iniş çıkışlar yapan düzensiz ısı değişimleri, hava basıncı değişikliği ( deniz kenarından , daha yüksek bir yerleşim yerine yollanması gibi), teraryumunun bir anda ya çok daha küçük ya da çok daha büyük biriyle değiştirilmesi, verilen suyunda klor -flor kokusu olması, ışık düzeninin değişmesi, teraryum temizliğinin parfümlü ya da doğal kokusu yılanınıza ağır gelen bir temizlik maddesiyle yapılması, canlı yemle besleniyorsa ısırılma, vs. vs. vs. dir. Strese sebep olan akla gelmeyecek şeyler ise; sizin veya aşağıdaki ya da yukarıdaki komşunuzun koşu bandı alması ve koşu antrenmanlarını evde yapması, sokağınızda ya da çevre sokakların birisinde asfalt çalışması yapılması, eve yeni bir canlı gelmesi kedi gibi köpek gibi, evinizin herhangi bir yerinde parfüm kullanılmaya başlaması ya da kullanılan parfümüm marka-modelinin değiştirilmesi, aynı şekilde handling yapan kişilerin parfüm kullanması ya da kullandığı parfümü değiştirmesi ya da mutfak kokularının kolaylıkla yılanınıza ulaşması vs. vs. vs. Unutmayınız ki yılanınızın çevresini algılamadaki en etkin ve en önemli 3 duyusu koku alma, titreşimleri algılama ve ısıyı algılama yetileridir. Yılanınız bu dış etkilere elbette zamanla alışabilir ancak kimisi 1 günde kimisi 1 ayda her canlının tepki ve alışma süreci ayrı olacaktır. Bu durumlarda öncelikle tespit edilen stres kaynağı mümkünse ortadan kaldırılmalıdır. Mümkün değilse etkileri azaltılmaya çalışılmalı ve yılanınıza zaman tanınmalı ve stresini daha da artırabilecek davranışlardan kaçınılmalıdır. Birinci sorunun cevabını aldık. Yılanınızın davranışları normal, hasta değil, tespit ettiğiniz bir stres davranışı da yok. Her şey normal gözüküyor. O zaman gelelim ikinci soruya; " teraryumun içi ve teraryumun bulunduğu ortam kaç derece?" En uyuz olduğum cevap " oda sıcaklığında abi" odan kaç derece kardeşim? cevap: " abi normal işte ben üşümüyorum" bu durumda hobicinin ilgisizliğini belirttiğimizde ise gelen cevap daha vahim: "ısıtıcı kablosu, mat ı vs. vs. vs. si var" ya da "kaloriferin üzerinde - sobanın yanında" yani arkadaş bir de ısı kaynağı kullanıyor ancak sıcaklığı ölçmüyor. Sonuç: Mutlaka bir tane teraryumun iç sıcaklığını bir tanede teraryumun bulunduğu odanın sıcaklığını sürekli görebileceğiniz ve sık sık kontrol edebileceğiniz güvenilir ve test edilmiş tercihen aynı marka ve model 2 adet termometre almalı ve bunları uygun şekilde yerleştirmelisiniz. Yılanlarda bence en iyi şekil teraryumun bulunduğu ortamın ısıtılması ve uygun bir tank altı film ısıtıcı ile desteklenmesidir. Örneğin corn snake lerde 25 derecenin altında beslenme isteksizliği başlayabileceği gibi 25 derecede yem alan bir ball python sindirim yapamayacağı için midesinde bozulan ve çürüyen yem yüzünden zehirlenip ölebilir. Corn için sindirim sıcaklığı 26-27 derece kurtarırken ve sıcak bölgeye ihtiyaç olmazken yani ekstra ısıtıcı istemezken , ball pyhton için min 28-29 derece olmalı ve ayrıca teraryumda 32 derece civarında daha sıcak bir bölge de oluşturulmalıdır. Beslediğiniz yılanınızın türüne göre uygun ısı aralığını öğrenip ona göre tedbir alırsanız iştahsızlık sebeplerinde hatırı sayılır bir sorunu ortadan kaldırmış olursunuz. Başka bir tehlikede aslında ölçülmeyen sıcaklıkta bir de yılanınızın aşırı ısınması ve soğuyamaması sonucu ölüme kadar giden bir yol olduğunun bilinmemesidir. Yani yılanınız üşümüş ya da çok ısınmış olabilir, açlık ve beslenme derdi artık ikincildir. Üçüncü sorunun "en son ne zaman deri değiştirdi deri döneminde olabilir mi?" cevabı "şu tarihte değiştirdi", "olabilir", "belki de" ya da "evet" ise zaten durum ortadadır. Pek çok yılan deri döneminde beslenmezler. Şimdi sıra son soruda "herhangi bir sebeple yem değişikliği yaptınız mı?" Yem değişikliği yapılmışsa ya da aynı yem tercih edilmişse de yemdeki koku, donmuş şekildeki bekleme koşullarında ki değişiklik, bekleme süreleri ya da diğer yemlerle teması (lab tercih ediliyorsa, bu yemin bekleme sırasında, hamster gibi başka bir yemle teması ve koku transferi olması) da yılanınızın bu yemi ayırması ve reddetmesine sebep olabilir. Hatta yem üretiminde ve beslenmesinde kullanılan yem rasyonunun, vitaminlerin ve katkıların değiştirilmiş olması bile ball python gibi yem konusunda daha müşkülpesent yılanlarda yemin kabul edilmemesine sebep olabilir. Yılanınız yemi koku sebebiyle reddettiyse, klorsuz bir su ile sabun ya da deterjan kullanmadan yıkayıp kurulayıp uygun sıcaklığa getirdikten sonra tekrar verdiğinizde bu kez kabul edecektir. Son soruya da cevabınız "hayır böyle bir durumda yok" ise , belki de yılanınızın canı yemek istememiştir Zaman zaman bu gibi durumlarda olabilir. Acele etmeyin ve onu zorlamayın. 3-5 denemeden sonra da durum devam ediyorsa o zaman diğer soruları daha ciddi olarak gözden geçirin.
  23. 1 point
    Türlerin isimlendirilmesi binomial nomenclature yani ikili isimlendirme kuralları ile yapılır. Bu sisteme göre her yeni türe Latince bir cins bir de tür adı verilir. Bu adlardan ilki tanımlanan türe akraba olan öbür türleri de içeren cinsi (Genus) belirtir; ikincisi yani tür epiteti yalnızca bu türe özgü bir addır. Bir türün tam ismi için cins ve tür epiteti birlikte yazılır, epitetler tek başlarına kullanılmazlar. Bu kullanım küçük birkaç fark ile insanların ad ve soyad kullanımına benzer; ters olarak cinsi soyadı, tür epitetini de ad olarak düşünün. Örneğin; Mavi ladinin bilimsel adı Picea pungens'tir. Böylece yeryüzünün herhangi bir yerindeki bir biliminsanı bu türün Türkiye'de bulunan Picea orientalis (Doğu ladini) ile yakın akraba olduğunu kolayca anlayabilir. Latince tür isimleri kural olarak italik olarak yazılırlar ve cinsi belirten kelimenin ilk harfi büyük, geri kalan bütün harfler küçük yazılmak zorundadır. Eğer kısaltılmış halde yazılmak istenirse cins adının büyük yazıyla yalnız ilk harfi, bitişik nokta, noktadan sonra boşluk bıraktıktan sonra tür epiteti yazılır. Örnek vermek gerekirse; - Homo sapiens, Canis lupus, Felis catus, Python regius, Correlophus ciliatus, Altolamprologus compressiceps, Chromatopelma cyaneopubescens, Phyllocrania paradoxa ... veya - H. sapiens, C. lupus, F. catus, P. regius, C. ciliatus, A. compressiceps, C. cyaneopubescens, P. paradoxa ... İsimler latinceye uyarlanmış şekilde olmalıdır. İsimlerin çeşitli kaynakları olabilir, türün renk-boyut-özelliğini belirtebilir, başka dillerden, yer isimlerinden veya özel isimlerden de alıntılanmış olabilirler. Yaptıkları araştırmalar ve katkılarından dolayı türü tanımlayan kişiler türlere katkısı olan biliminsanlarının isimlerini verebilir; - Leiurus abdullahbayrami, Chaetopelma altugkadirorum, Gylippus bayrami Bulundukları coğrafyanın ismi türlere verilebilir; - Halcyon smyrnensis, Crocus antalyensis, Dianthus anatolicus ##### Canlıları belli gruplara ayıran temel Alem, Şube, Sınıf, Takım, Familya, Cins, Tür gibi sınıflandırma kategorilerinin her birine "Takson" denilir. Wikipedia üzerinde tüm canlıların sınıflandırmalarına ait tüm veya çoğu taksonlarını da içeren künyesi bulunmaktadır. Fakat taksonların uluslararası geçerli kullanımları ikinci künyede olduğu gibi İngilizce ve latincedir, Türkçe olan ilk künyedeki veya diğer dillerdeki takson isimlendirmeleri yalnızca o dili konuşan insanlar arasında günlük olarak kullanılır. https://tr.wikipedia.org/wiki/Kedi https://en.wikipedia.org/wiki/Cat Biraz daha detaylandırmak gerekirse... Sınıflandırmada bu taksonların da yetersiz kaldığı kısımlarda super- , sub- , infra- gibi ön ekler taksonların başlarına eklenerek veya "kabile" (Tribe) gibi başlı başına yeni isimler kullanılarak ara kategoriler oluşturulur. Sınıflandırma için daha fazla detaya olanak sağlayan düzenlemelerdir. Aile (Family) ile cins (Genus) arasındaki bazı taksonomik kategoriler; # Family Subfamily Tribe Subtribe Genus # Antillena (1) , Avicularia (12) , Caribena (2) , Ephebopus (5) , Iridopelma (8) , Pachistopelma (2) , Psalmopoeus (11) , Tapinauchenius (10) , Typhochlaena (5) , Ybyrapora (3) cinslerini altında barındıran Aviculariinae altailesi (subfamily) tarantulalar (Theraphosidae) ailesi altındaki 12 altaileden biri ve bu ara taksonlardan birine örnektir. (Parantez içinde yazılmış sayılar her bir cinsin altında kaç adet tür olduğunu belirtiyor, Kaynak ) Tür (Species) altındaki taksonomik kategoriler subspecies - önerilen kısaltması: subsp. (geçerli kabul edilmese de "ssp." şeklinde de kullanıldığı görülür) variety - önerilen kısaltması: var. subvariety - önerilen kısaltması: subvar. form - önerilen kısaltması: f. subform - önerilen kısaltması: subf. bu ara taksonomik kategorilere örnekler; Acanthocalycium klimpelianum var. macranthum Genus name = Acanthocalycium, specific epithet = klimpelianum, connecting term = var. (short for "varietas" or variety), infraspecific epithet = macranthum Astrophytum myriostigma subvar. glabrum genus name = Astrophytum, specific epithet = myriostigma, connecting term = subvar. (short for "subvarietas" or subvariety), infraspecific epithet = glabrum Tarantulalarda nadir görülen birkaç alttür (subspecies) örneği; Heteroscodra crassipes latithorax Selenocosmia javanensis brachyplectra Selenocosmia javanensis dolichoplectra Son olarak sık yapılan bir yanlıştan da bahsetmek istiyorum. Tarantula türlerinden çoğul olarak söz ederken aynı cinse (Genus) ait türler aynı aileden (Familya) olarak söyleniyor veya yazılıyor. Tarantulaların hepsi aynı aile (Familya) içerisinde yer alırlar, aile adı Theraphosidae'dir. Fazla sayıda tür içeren cinslerden Brachypelma, Grammostola, Pamphobeteus, Poecilotheria her biri Theraphosidae ailesi içinde yer alır. Aile, güncel olarak 12 altaile'ye (Subfamilya) ayrılmıştır ve 144 cins, 964 tür içerir. http://www.tarantupedia.com/theraphosidae Tam tür listesi; http://www.tarantupedia.com/list Derleyen: Onur ULUGÖL İznim dışında reptula.com forumu dışında paylaşılamaz.
  24. 1 point
    Aynen öyle Bahri, pleksi veya becerilebiliyorsa cama cam görüntü açısından rakipsiz. Kloroform, demirde kaynak neyse plekside de odur. Havasız ortamda iki polimeri eritip, birbirine bağlar. Fazla koklanmaması gerekir, hem kanserojen hem de bayıltıcı etkisi vardır. Kloroform diye aratıp internetten alabileceğiniz gibi pleksi kesim üretim yapan yerlerde de bulabilirsiniz, 2L şişesi 20-30TL aralığındadır. Alırken/isterken pleksi için kullanacağınızı belirtin, kız mı kaçırıcan diye soran çok olmuştu bana Bknz: Kloroform ile kız kaçırmak :hücum: :hücum:
  25. 1 point
    Latince ismi: Furcifer pardalis Bilinen ad: Panter Bukalemunu Öncelikle bukalemunlar genel olarak sürüngenler için başlangıç bir tür değildir. Bir bukalemunun bakımı zordur, uğraştırır ve bir hayli masraflıdır. Genelde gerekmedikçe(yem ve su ihtiyacı dışında) çok hareket etmezler. Günün büyük bölümünü vücutlarını teraryumdaki ısıtıcınıza doğru çevirerek geçirirler. Yeterli sıcaklığı alınca biraz daha serin bölgede beklerler. Teraryum hem sıcak hemde nemli olacağı için bakterilere zemin hazırlamış oluruz. Hergün bıkmadan usanmadan pisliğini terrayumdan uzaklaştırmamız gerekir. Yoksa ciddi mite problemleriyle karşılaşabiliriz. (tecrübeyle sabittir) Bukalemunlar kesinlikle ortama göre renk değiştirmezler. Bu nedense halk arasında bilinen tek ve yanlış bir özelliktir. Her bukalemunun kendi ana renkleri vardır. Bunlar çeşitli nedenlerle genelde duygularla (sıcaklık,üreme zamanları,açlık vb.) gibi durumlarda açılır ve parlaklaşır. Bukalemun almak istiyorsanız kesinlikle maddi açıdan ödün vermemeniz gerekir. Ne gerekiyorsa almalısınız. Ucuz olsun diye iyi ortamlar sağlanmadığı takdirde sonuç kaçınılmazdır. Fakat ihtiyaçları karşılanırsa 10 yıla kadar yaşayabilirler. Gelelim Panter Bukalemuna: yetişkin bir erkek panter bukalemun 40 ila 52 cm arasında olur. Dişiler ise daha ufak olurlar. En fazla renk çeşitliliği Panter Bukalemunlarda vardır. Erkekler sarı,kırmızı,yeşil,mavi,turuncu,beyaz ve hatta mor renkte bile olabilirler. Dişiler ise genel olarak pembe olurlar. Pembe ve pembenin tonlarında. Panter Bukalemunlar morph isimlerini Madagascar adasındaki bölgelerden ve çevre adalardan almışlardır. Yeni doğan ve genç panter bukalemunlar ise beyaz kahverengi ve gri renkte olurlar. Bir Panter Bukalemunun tüm renklerini alması için tam 18 ay geçmesi gerekir. Renkleri siyah olan Panter bukalemunda birşeyler ters gidiyordur!! Ağaçlarda yaşarlar ve ağaçlarda ölürler. O yüzden teraryumun yüksekliğinin en ve bot-yundan daha fazla olması gerekmektedir. Tırmanıcıdırlar. Bol dallı ve kendini güvende hissetmeleri için bol yapraklı bitkilerle donatılmadlır. Bitkilerin yapraklarının geniş olması su içmesini kolaylaştıracaktır. Panter Bukalemunlar sosyal hayvanlar değildirler. Teraryumda tek olarak bakılmaları gerekir. Aksi takdirde birbirlerine saldırmaları ve yaralanmaları kaçınılmazdır. Handling: Aldığınız hayvanın yapısıyla alakalıdır. Bir panter sizi umursamayabilir elinize gelmek onun için sorun olmayabilir fakat diğerleride öyle olacak diye bir kaide yok. Bir diğer Panter bukalemun sizi tehlike sanıp kendini savunmak için ağzını açıp tıslamaya başlayabilir. GENEL BAKIM Sıcaklık: Bebek/Genç(9 aydan küçükler): Teraryum 22-26 dereceler arası. Basking alan ise en fazla 28 derece olmalıdır. Yetişkin erkekler: Teraryum 23-26 dereceler arası. Basking alan ise 32 dereceye kadar çıkabilir. Yetişkin dişiler: 23-26dereceler arası. Basking alan en fazla 29 derece olmalıdır. Teraryum yukarıdan aşağı inildikçe soğumalıdır. Yani basking alan teraryumun tepesinde olmalıdır. Böyleki bukalemun yeterli sıcaklığı sağladığında aşağı inerek vücudunu soğutabilir. Bu şekilde denge ayarlanabilir. NEM: Nem %70 ve/veya yukarısı olmalıdır. Nem bukalemunlar için çok önemlidir. Panter bukalemun yeterli nemi alamaazsa burnu kuru ve nefes alması güçleşir. Canlı bitkiler ve yağmurlandırma sistemleri nemi arttırır. Taban malzemeside nemi tutmayı sağlar. TERARYUM BOYUTU: Bu ölçüler olması gereken en az ölçülerdir. Daha büyüğü olursa daha iyi olur (Uzunluk*En*Yükseklik) Bebekler/gençler:40*40*76cm Yetişkinler:60*60*120cm IŞIKLANDIRMA: Bütün ışıklandırma sistemi teraryum dışında ve üstünde olmalıdır. Aksi takdirde yanıklar meydana gelebilir. 12 saatlik UVB ışık ve 12 saatlik gece olamlıdır. UVB ışığı d3 vitamin sentezi için gereklidir. Ayrıca kalsiyum tozunun bukalemuna etki etmesi içinde zorunludur. En az %5 en fazla %10 UVB ışık veren bir ışıklandırma olmalıdır. UVB ışıklar 6 aydan sonra etkisini yitirir. Yılda 2 kez değiştirilmlidir. Basking için herhangi bir elektrikçiden 40 wattlık spot ampuller işinizi görecektir. Basking alandaki dal spot ampule göre ayarlanmalıdır. Çok sıcak olmaması için 10 cm aşağısında olmalıdır. BESLENME: Sadece hareketli yemleri yerler. Yani sadece canlı yemle beslenirler. Cırcırlar-çekirgeler-unkurtları-morio kurtları ve zehirsiz her böceği yiyebilirler. Dikkat etmemiz gereken şey verilen yem kafasından daha büyük olmamalıdır. Ayrıca unkurtlarının kabukları serttir ve sindirmesi zordur. Ana öğün unkurdu olamaz olmamalıdır. Ancak tatlı niyetine yenebilir haftada 2 defadan fazla unkurdu verilmemesi tavsiye edilir. Bebeklere ilk 7 ay unkurdu kesinlikle verilmemelidir. Bebekler/gençler(7 aydan küçükler): günde en az 10-15 tane küçük boy çekirge ile beslenmelidir. Yiyebiliyorsa daha fazlası verilmesi çabuk büyümesi konusunda yardımcı olur. Gençler(6-12 aylar arasında olanlar): günde 7 yada yiyebiliyorsa daha fazla orta boy çekirge ile beslenmelidir. Yetişkinler(12 aydan büyükler): günde 2-3 adet büyük boy çekirge ile beslenmelidir. EK BESİNLER: Kalssiyum ve diğer vitaminler çok önemlidir. Kemik gelişimi için kalsiyum zorunludur. Aksi takdirde ölümcül hastalıklara yakalanabilirler. Çekirgeler yada diğer yemler düzgünce kalsiyum tozuna batırılmış olmalıdır. d3 ten yoksun kalsiyum hergün verilebilir fakat d3 lü kalsiyum 2 haftada bir verilmelidir.(bu konu tartışmaya açıktır d3 lü kalsiyumu her beslenmede kullananlar ve olumsuz sonuç almayanlarda vardır) Multivitamin kesinlikle en fazla 2 haftada 1 verilmelidir. Aksi takdirde zehirlenme yaşanabilir. HİDRASYON VE SİSLEME/SULAMA Günde en az iki kez tüm teraryum ıslanacak şekilde su fısfıslanmalıdır. Özelikle geniş yapraklara ve arka/yan camlara da fısfıslanmalıdır. Hem nemi dengeler hemde bukalemunun yapraklardan akan hareketli suyu içmelerini sağlar. Bukalemunlar sadece hareketli suları farkedip içebilirler. Bunun yanı sıra teraryumun tepesinden damlatma yöntemide su ihtiyacı için gereklidir. Eğer damlatma sistemi yoksa misting sistem kullanılmalıdır. DİŞİ PANTER BUKALEMUNLAR Dişilerin yumurtlaması için çiftleşmeleri gerekmez. Adult olduktan sonra döllenmemiş boş yumurtalar bırakırlar. Bu yüzden teraryumun tabanı yumuşak toprak benzeri olmalıdır. En az 10 cm lik bir derinlik olmalıdır. 6-7 aylıkken yumurta üretmeye başlarlar. 1 yaşından önce çiftleştirilmemeleri öngörülür. En az 65 gram olmalıdırlar. Hamile bukalemunlar genelde siyah renkte olurlar ve agresif olurlar. 20-70 arası yumurta bırakırlar. Yılda en fazla 3 kez çiftleştirilmeleri öngörülür. Her 4 ayda bir olması dengeyi sağlayacaktır. Her yumurtlama dişi bukalemunun ömrünü kısaltır. Tabanın torf yada benzeri yumuşak ve nemli toprak olması esastır. Çiftleşme renkleri açık pembedir. Bu renkler gözüküyorsa dişinizi alıp erkeğinize gösterebilir ve tepkisini anlayabilirsiniz. Eğer kabarıp kararırsa bir hafta sonra yeniden denemelisiniz. Fakat arkasını dönüp yavaş hareket ederse erkeğin yanına koyabilirsiniz demektir. Herzaman dişiyi erkeğin bölgesine koyun. Başarı için erkeğin baskın olduğu ortamda olması gerekmektedir. Hamilelik öncesi iştahları kaçar.Çiftleşmeden sonra 25-35 gün arasında yumurtlarlar. Yumurtalar 20-27 dereceler arasında inkübe olmalıdır. Nem %100 e yakın olmalıdır. Sıcaklık arttıkça yumurtadan çıkma süresi kısalır. 6-12 ay arasında yumurtadan çıkarlar.

Copyright © 2013 Reptula.com Tüm hakları saklıdır.


5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Şikayet; info@reptula.com Adresine mail atıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır.

×