Jump to content

Leaderboard


Popular Content

Showing content with the highest reputation since 04/16/2020 in all areas

  1. 39 points
    Hepinize selam arkadaşlar bir kaç gündür hakkımda dönen haberler söylentiler maalesef gerçek. Hala daha haberi olmayan ve konunun ne olduğunu bilmeyenler için baskın yedim ve canlılarıma el konuldu. Bundan keyif alacaklar eminim ki var ve onlara tek lafım beni bu hobiden alıkoyacak tek gücün ölüm olduğunu bilmeleridir. Canlıların gittiği ve yaşayacakları şeylerin üzüntüsü dışında bu hayvanlara malum yaratıklar gibi "para" gözüyle bakmadığım için beni hiçbir şekilde maddi olarak etkilemediğini üzmediğini belirtmek isterim amaçları bana maddi zarar vererek bu hobiden uzaklaştırma düşüncesiydi . Baskın meselesini zaten uzun zamandır bekliyordum ve bütün soğukkanlılığım ile canlıları evime gelen 25 kişilik ekibe "kendim" teslim ettim. Bu hobide bir kaç başarı elde ederseniz bu hayatta hiçbir şey başaramamış ezilmiş bastırılmış haset namussuz insanlar tarafından şikayet ediliyorsunuz. Bu hobiye 11 seneden fazla emek vermiş biri olarak hobiye şimdilik yazar/editörlük ve araştırma amaçlı devam edeceğimi, sizlere bir şeyler katmak adına bu bilgileri sizlere aktarmaya devam edeceğimi beyan ederim. Hukuksal süreçleri merak edenler oluyor onunda cevabını vereyim... bu hobi artık çok ciddi makamların ele aldığı bir problem(!) olduğu için, bir kaç canlıdan fazla canlınız var ise karakolda ifadeniz alınıp 1 gün nezarethanede tutuluyorsunuz duruma göre ya gerekli işlemleri yapıyorlar yada salınıp savcıdan haber bekliyorsunuz fakat bu baskın işleri birkaç canlısı olanlar için bir sorun teşkil etmiyor o yüzden küçük kardeşlerim abilerim kendi çapında hobisini yapan hobicilerin korkmasına hiç gerek yok. Onların dertleri benim gibi hayvan kaçakçılarıyla(!). Sadece hepinize tavsiyem hiç bir grupta bulunmamanız ve illa sohbet muhabbetini yapacak iseniz sadece arkadaşlarınız ile birebir şekilde hobinizi yapmanızdır. Herkesten her şeyden haberleri var. İkamet açıklarıda yakında kurtarmayacak, bunun üzerinde de çalışmaları var. Bu süreçte beni yalnız bırakmayarak destek ve geçmiş olsun mesajlarını ileten bütün dost arkadaş kardeş ve abilerime ve beni düşünen herkese can-ı gönülden teşekkürler ediyorum çok iyi insanlar kazanmışım . Bütün bunları buraya bir forumda yazmamın sebebi daha önce hiçbir şekilde böyle bir açıklama yapılmamış olması kimsenin elini taşın altına sokmaması doğru düzgün uyarıların yapılmamasıdır. Kendi canlılarım artık olmadığı için çeşitli kaynaklar ve argümanlar ile hatta çok yabancı ciddi üretici ve büyük koleksiyoner dostlarımın bana özel hazırlayacakları video ve kaynaklar ile yaratacağım bilgi ve makaleleri sizlerle paylaşacağım çok yakında tekrar sizlerleyim, sevgi ve güvenle kalın 🤘
  2. 21 points
    Merhaba 👀,öncelikle dişi ve erkek farklarından ve cinsiyet ayrımından bahsetmek istiyorum: - Dişi mantisler erkek mantislere göre daha büyük olurlar bu boyut farkı türden türe değişebilir. Bazı türlerde ciddi boyut farkları olabilir, mesela hymenopus coronatus (orchid mantis) dişisi ve erkeği ile idolomantis diabolica (devil flower mantis) dişi ve erkeğinin boyut karşılaştırması. - Erkek mantislerin kanatları abdomenin dışına doğru uzanır. Dişilerin ise abdomenin sonuna kadar. Erkeklerin kanatları daha uzundur. - Mantislerin abdomenleri segmentlere ayrılır. Genel olarak bu yöntemi L4 mantislerden sonra uygulayabilirsiniz. Bazı türler oldukça küçük olduğu için bir büyüteç yardımıyla bakılabilir. Dişilerde segment sayısı 6(Baştaki segment ile beraber), erkeklerde ise 8'dir(baştaki segment ile beraber). Dişilerin son segmenti daha büyüktür, erkeklerin ise daha küçüktür. Mantisinizin Büyümesini Nasıl Yavaşlatabilirsiniz? Bazı mantis türlerinde erkekler daha çabuk olgunlaşabilir ve bu üretmek isteyenler için hoş bir şey değildir çünkü yaşlı bir erkek dişiyle düzgün bir şekilde çiftleşemez. Hatta bazı türlerde dişi olgunlaşana kadar erkek yaşlılıktan ölebilmektedir. Bu türlerde yapılması gereken şunlardır. - Dişiyi erkeğe göre daha sık beslemek, - Erkeği ölmeyeceği bir düşük bir sıcaklıkta ve dişiyi ölmeyeceği bir yüksek sıcaklıkta tutmak. Zaten genellikle erkek mantisler daha düşük sıcaklığa ihtiyaç duyarlar. Çiftleşme Hakkında Bilgiler Öncelikle bütün türlerde cinsel yamyamlık görülmez. Araştırmaların sonucunda cinsel kannibalizm olan türlerde dişinin erkeği yeme olasılığı %10-%27 arasıdır. Yani erkeğin yem olması durumu türe, dişinin açığına ve birazda şansa bağlı. Erkeğin yem olmasının kötü olduğunu düşünebilirsiniz fakat erkekleri yiyen dişilerde ortalama yumurtanın iki katı üretim olduğu görülmüştür. Hatta bazı araştırmacılar erkeğin yumurta gelişimi için kendini bilerek feda ettiğini düşünmekte. - Her iki mantis son kabuktan minimum 2 hafta olgun olmalıdır. - İki mantiste iyice beslenmelidir, özellikle dişinin iyice beslenmesi lazımdır. - Çiftleşmeyi geniş bir kutuda yapmalısınız çünkü: Sizin müdahale edemeyeceğiniz durumlarda erkek canını kurtarmak için kendisi kaçmak zorundadır. Hatta çiftleşmeyi odanızda teraryumlarının dışında yapabilirsiniz. - Dişinin erkeği en geç göreceği şekilde yerleştirin, bu sırada dişiyi bir yemle meşgul edebilirsiniz. - Dişinin agresif bir davranış sergileyip sergilendiğini izleyin. - İkisininde stressiz olduğuna emin olun. Erkek uçup kaçmaya çalışıyorsa erkeği alın ve başka bir gün deneyin. - Erkek mantis dişinin üzerine çıktığında çiftleşmenin başlaması saatler sürebilir, bu sırada dişi erkeğe saldırabilir eğer böyle bir durumla karşı karşıya kalırsanız dişiye yem vermeyi deneyebilirsiniz. - Erkek dişinin üzerinden indiğinde onu uzaklaştırın. - Eğer çiftleşme sırasında erkek dişi tarafından yenmeye başlansa bile çiftleşme özelliğini kaybetmez. - Erkeği akşam tanıtmak, sabah veya öğlen tanıtmaktan daha iyi olacaktır. Ootheca Öncelikle oothecanın tanımını yapalım: Bir mantisin yumurtaları, ootheca adı verilen köpüklü bir kese içine alınır. Dişi ootechayı ürettiğinde yumuşaktır, ancak çok çabuk kurur ve sertleşir. Ootecha yumurtaları çatlayana kadar korur. Her mantis türünün farklı bir rengi, boyutu ve şekli vardır. Bazılarının içinde sadece birkaç yumurta bulunurken, diğer türlerin tek bir yumurta çuvalının içinde yüzlerce mantis yumurtası olabilir. Ilıman bölgelerdeki çoğu mantis türü, sonbaharda ootecayı bırakır ve ardından tüm yetişkin mantisler ölür. Bazı mantis türleri diyapoza ihtiyaç duyarken, tropikal türler diğerlerinde yoktur. Diyapoz, kışın gelişimdeki duraklamadır ve mantisin sonbaharda yumurtalarını üretmesini ve ilkbaharda yavru mantislerin yumurtadan çıkmasını sağlar. Düşük sıcaklık, oothecanın gelişimini durduracaktır. Daha yüksek sıcaklıklar gelişmeyi tetikleyecektir. Doğada diyapozu olan türler, örneğin Avrupa Mantisi, esaret altında da bu duraklamayı almalıdır. Ootecayı en az 8 hafta boyunca 12-15 derece civarında daha serin tutun. Bundan sonra ootecayı anlatacağım gibi tutabilirsiniz. Tropikal mantis türleri doğada mevsimler yaşamadıkları için diyapoza ihtiyaç duymazlar.Dişi ilk oothecayı yaptıktan sonra 3-5 gün içerisinde sertleşir ve dişinin yanından alınabilir hale gelir. Oothecaları dişinin bıraktığı şekilde hava alan bir kutuya yerleştirin. Oothecaları bir bantla yapıştırabilirsiniz. Mantis yumurtalarını doğru inkübe edebilmek için nemi türe uygun tutmanız lazım tabanda peçete veya torf kullanarak uygun nemi yapabilirsiniz. Yavru mantisler Çok narindirler, dikkatli olmalısınız. Bulundukları teraryumun güvenli olduğuna yapışabilecekleri, takılabilecekleri bi yer olmadığına dikkat etmelisiniz. Yavruların yamyamlık seviyesi yetişkinlere göre daha azdır. İyice beslediğinize ve teraryumun geniş olduğuna eminseniz birlikte bakılabilir fakat risklidir. Ayrı ayrı kaplara almak daha güvenlidir. Mantislerin nem oranı ve uygun sıcaklığı türlere göre değişir. Yeni doğmuş yavruları bir kaç gün sonra besleme denemeleri yapabilirsiniz, meyve sinekleri oldukça uygun bir yemdir bunun dışında küçük kurtlarda deneyebilirsiniz. Uygun şartlarda sağlıklı bir şekilde büyüyeceklerdir. Okuduğunuz için teşekkürler, mantis üretim sürecini kısa bir şekilde yazmak istedim. Yanlışlarım varsa öğrenmek isterim.Deneyimleriniz varsa dinlemekten mutluluk duyarım. İlerde üretim deneyimim olursa bende bu konuya ekleme yapacağım veya yeni konu açacağım.🙂 Not: Bu yazıyı benden izinsiz paylaşmazsanız sevinirim.
  3. 20 points
    Şimdi yazacağım tekrar savunuyorsun diyenler gelecek ama ben her zamanki gibi tekrar yazacağım, genel anlamda söylüyorum sert tavırlarla yaklaşırsanız karşı taraf çoğunlukla cevap vermez sinirlenir tartışma boyutuna gider sonrada canlıyı kurtaralım derken tam anlamıyla ölüme terketmiş olursunuz eğer doğadan alınma durumu varsa düzgünce izah etmek ve bilgilendirmek en doğrusu tamam alınmaması gerek buna bende karşıyım ama toplu bir şekilde yüklenmeyi uygun bulmuyorum tekrar tekrar yazmanın bir anlamı yok yıllardır bu şekilde üstlerine gidilince bir daha cevap alamazsınız. Herkes anlıyor diyede birşey yok ülkemizde hobinin durumu belli son zamanlarda sosyal medyada azda olsa bilgi bakımından gelişti ancak bilmeyerek petshop veya doğadan toplayan kişilerden alanlarda var yani herkes bile bile dışardan topluyor diye birşey yok araştırmamak tabiki hataları ancak burdan yardım aldığındada sert tavırlarla veya yüklenerek yaklaşıldığında bu kişileride kaybetmiş oluyoruz mantık hobiye kazandırmak kısacası taşlarcasına yüklenmek değil umarım açıklayıcı olmuştur. Kimseyi savunduğum yok gelip tekrar savunuyorsun yazmayın okuduğunuzu anlayın önce, genel olarak yazılmıştır. Herkese iyi forumlar.
  4. 14 points
    Herkese mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir yeni yıl diliyorum. Herkese iyi günler, iyi hobiler. Bu yıl içinde alabileceğimi hiç düşünmüyorum fakat bir gün benim olacak...
  5. 14 points
    Canlı yemlerinizdeki maytlardan (akar) kurtulmanız (ve bir daha oluşmalarını önlemeniz) için yedi adım: 1. Kabı Temizleyin Canlı yemlerin bulunduğu kabı, mümkün olduğunca çok mayt ve mayt yumurtasını uzaklaştırmak için temizleyin. Temizliğe, canlı yemlerin bulunduğu kaptaki tüm öğeleri kaldırarak başlayın. Buna yiyecek ve su kapları, saklanma alanları, kullanılıyorsa taban malzemesi ve yiyecekler dahildir. Canlı yemlerinizi, temiz, daha önce kullanılmamış, boş bir kaba yerleştirin. Yeni boşalttığınız kabı önce bol suyla yıkayın. Kabı ve normal şartlarda bu kapta yer alan diğer öğeleri, zayıf bir çamaşır suyu çözeltisi ile temizleyin. Bunun, maytları ve yumurtalarını öldürdüğü düşünülmektedir. Çamaşır suyu kullanmıyorsanız, sabun kullanın. Temiz şeyleri, henüz yıkanmamış şeylerden ayrı tutmanız önemlidir. Bu, kontaminasyonu önlemeye yardımcı olacaktır. Bulaşık makinesinde yıkanabilecek öğeler varsa, bunları makinede yıkayın. Sıcaklık, mayt ve yumurtalarını öldürecektir. Makinede yıkanamayacak (aşırı sıcaktan deforme olabilecek) öğeleri, sabun ve suyla iyice ovalayın, ardından kurumaya bırakın. Maytlar, güneş ışığından hoşlanmaz (siz de onları evinize yaymak istemezsiniz), bu nedenle yıkama işlemini güneşte, dışarıda yapmanız daha iyi olur. Ardından, yıkanamayacak, ancak kontamine olmuş olan her şeyi (taban malzemesi, yumuşak plastik malzemeler gibi) atın. Gerektiğinde kolaylıkla kapatıp açabileceğiniz, büyük bir plastik çöp torbası kullanın. Dondurarak, sadece bazı mayt türlerini öldürebileceğinizi unutmayın, bu nedenle canlı yemlerinize hangi tür maytın bulaştığını bilmediğiniz sürece, malzemelerinizin dondurulması bir seçenek değildir. Neredeyse 50.000 mayt türü olduğu göz önüne alındığında, tanımlama olası görünmemektedir, bu nedenle bir eradikasyon yöntemi olarak dondurma seçeneği kullanılmamalıdır. Diğer taraftan sıcaklık, tüm mayt türlerini ve yumurtaları öldürür. Sadece 50º C sıcaklık, maytların %100'ünü 20 dakikada öldürebilir (https://www.researchgate.net/publication/12081875_Killing_mites_with_heat). Bu, bulaşık makinesi, mikrodalga ve fırından gelen sıcaklığın, maytları ortadan kaldıracağı anlamına gelir. Açıkçası, sonuncusunu yapmayı düşünürseniz çok dikkatli olun. Güvende olmanız adına, fırına herhangi bir şey koymanızı önermiyorum. Bir seçenek olsa da en kolay ve en güvenli şey, yıkanabilecek malzemeleri yıkamak ve tek kullanımlık kâğıt bazlı malzemeleri atmak ve yeni malzeme kullanmaktır. 2. Canlı Yemleri Yıkayın Evet, canlı yemleri “yıkayacaksınız”. Elek, kâse, un ve poşet torbaya ihtiyacınız olacak. Torbaya çeyrek bardak un koyun. Bir avuç canlı yemi içine ekleyin. 10 veya 20 saniye boyunca veya canlı yemler unla kaplanana kadar çalkalayın. Eleği kâsenin üzerine yerleştirin, torbayı elek içine boşaltın ve un, canlı yemlerden mümkün olduğunca uzaklaşana kadar sallayın. Un kaplı canlı yemleri temiz bir kaba yerleştirin ve tüm canlı yemler “temizlenene” kadar bu işlemi tekrarlayın. Bu işlem garip görünse de un iki şey için gereklidir. İlk olarak, maytları kaplar ve canlı yemlere tutunmalarını önleme eğilimindedir. İkincisi, nemi emer ve çevreyi onlar için daha az misafirperver hale getirir. Canlı yemler, sallanmak ve un ile kaplanmaktan hoşlanmazlar, ancak bunun üstesinden geleceklerdir, merak etmeyin. Unla kaplı maytlar, hayatta kalmak için yapmaları gereken şeyleri yapamayacaklardır; un kullanmamızın da sebebi budur. NOT: Hamamböcekleri (tartara ve dubia gibi), karna yakın, ventral tarafta, vücutlarının uzunluğu boyunca bulunan küçük valflerden nefes alır. Onları un ile kapladığınızda, bu valfleri tıkama ve hamam böceklerini öldürme riskiyle karşı karşıya kalırsınız. Hamamböceği ne kadar küçük olursa, bu risk o kadar büyük olur. Yukarıda bahsedilen işlemi kısa- 10 ila 20 saniye yeterlidir- süreli yaparak ve bitirdiğinizde mümkün olduğunca çok unu uzaklaştırarak zarar riskini azaltabilirsiniz. Elek kenarına sağlam bir cisimle (kaşık veya benzeri) vurmak bu konuda yardımcı olacaktır. Bunu tecrübe etmek için önce 1-2 hamamböceğiyle test yapabilirsiniz. Hamamböcekleri 5 ila 10 dakika sonrasında hayatta kalmaya devam ettiği sürece, yönteminiz doğru demektir. Elek ile ilgili olarak, metal veya plastik, kenarları yüksek olan bir taneye sahip olmanız tavsiye edilir, böylece salladığınız canlı yemler tırmanamaz. Canlı yemler, elekten çıkmak için ellerinden geleni yapacaktır. Buna hazırlıklı olun. Tabanı delinip, çok küçük delikler açılmış olan bir kova veya kâse, eleğe alternatif olabilir. Deliklerin unun geçebileceği kadar büyük, canlı yemin geçemeyeceği kadar küçük olması gerekir. Detay vermek gerekirse, (delik boyutu için) 1.5 mm iyi bir boyuttur. Un ve maytları canlı yemlerden ayırmanıza yardımcı olabilecek muhtemelen birçok farklı ev tabanlı fikir mevcuttur. Bir kovanın tabanını kesip, ince gözenekli kumaş kullanmak buna bir örnek olsa da en verimli yöntem elek kullanmaktır. İşlem sonunda, kullanılmış unu ve poşet torbayı, bir çöp torbasına atın ve ağzını sıkıca kapatın. Canlı yemleri yeni, temiz bir kaba alın. Şimdilik bir kenara koyun. 3. Nemi Azaltın Nem, mayt istilalarında en büyük katkıda bulunan faktörlerden biridir. Maytlar, yiyecek ve barınağa ihtiyaç duyarlar ve sıcaklığa karşı olumlu tepki verirler, ancak yüksek nem, bir zorunluluktur. Alternatif olarak, maytlar düşük nemde ya daha az problemlidir veya hiç problem oluşturmaz. Nemi azaltmak, onları ortadan kaldırmaya ve geri dönüşlerini önlemeye yardımcı olabilir. Canlı yemlerin aşırı yüksek neme ve hatta sıcaklığa ihtiyacı yoktur (üreme haricinde). Düşük nemli bir alanda haftalar veya aylar boyunca oda sıcaklığında tutulabilirler. Nemi %50'nin altında tutarken, sıcaklığı 25-32 derece arasında yükseltmek, mayt problemlerinden kaçınmanıza yardımcı olabilir. Mayt mücadelesinde, başlangıç olarak nemi %40'ın altında tutmayı düşünün ve gidişatı takip edin. %40 nem, mayt istilasına karşı koruyucudur. %50 nem de güvenli görünebilir, ancak aynı zamanda sınırı zorluyor da olabilir. Maytlar, yaklaşık %60 nem ve üzerinde tutulan, özellikle hamamböceği kolonilerinde daha yaygın görülmektedir ve nem ne kadar yüksek olursa, maytlar da o kadar fazla faktör haline gelir. Ayrıca coğrafyanın da canlı yem kolonilerinde mayt istilası olasılığını etkilediğini unutmayın. Maytlar, nemli bölgelerde daha çok sorun teşkil eder ve daha kurak iklimlere geçtiğinizde durumun değiştiği gözlemlenir. Maytların yaygın olduğu nemli bir bölgede yaşıyorsanız, başlamak için en iyi nokta, %40'lık bir nem hedefi olabilir. Güvenli bir temel oluşturduktan sonra, nemi her zaman bu noktadan yükseltebilirsiniz. Koloni nemini %50'nin altında tutmak mümkün değilse, ısı kaynağını kapatarak ve canlı yemlerinizin bulunduğu odayı belli bir süre havalandırarak maytları ortadan kaldırabilir ve geri dönmelerini engelleyebilirsiniz. Bunun için bir gün boyunca yapılan havalandırma yeterli olacaktır, ancak yeterli gelmezse, daha sık da deneyebilirsiniz. Bunu haftada bir veya iki kez tekrarlayın. Buradaki mantık, yüksek sıcaklık ve neme, daha düşük sıcaklık ve nem dönemleriyle karşı koymaktır. Bu, göreceli olarak, her şeyin kurumasını sağlar. Sıcaklık ve nemi aralıklı olarak azaltmak bazı durumlarda işe yarayabilir, ancak mayt istilası riskini azaltmanın en güvenilir yolu, nemi maytların tutunamayacağı ve çoğalamayacağı bir seviyeye düşürmektir. 4. Tüm Yüzeyleri Temizleyin Yukarıdakilerin hepsini yaptıktan sonra, canlı yem koloninizin bulunduğu odayı temizleyin. Tüm yüzeyleri bir sünger ve hafif (bir litre suya iki damla çamaşır suyu gibi) bir çamaşır suyu çözeltisiyle temizleyin. İsterseniz sabun kullanabilirsiniz. Her şeyi havlu ile kurulayın. Dilerseniz yüzeyleri %70 alkol veya seyreltilmiş bir Lysol karışımı (her ikisi de su ile seyreltilmek üzere) ile de silebilirsiniz. Her ikisi de maytları ve yumurtalarını öldürebilir ve kuruduktan sonra canlı yemlerinize zarar vermez. İşiniz bittiğinde, temizlik yaptığınız süngerleri en az bir dakika boyunca mikrodalgada fırınlayın (tekrar kullanılacaksa). 5. Vakum Uygulayın Maytlar, halıya ve diğer kumaşlara sığınırlar ve bunu yaptıktan sonra yerlerinden çıkarılmaları zordur. Halı, nemli ortamlar için çok uygun değildir. Nem, halı altında veya halı iç boşluğunda birikebilir, buna ek olarak, halı içindeki maddeler küfe neden olabilir. Küf, maytlar için hem yiyecek hem de üreme alanı sağlar. Odada halı varsa, (elektrik süpürgesi ile) iyice vakumlayın ve koloninizi halı bulunmayan bir odaya taşıyın. Kilim ve yolluklarınızı da temizleyip (özellikle güneşte) kurutun. Tamamen kurumadan yerlerine tekrar yerleştirmeyin. 6. Her Şeyi Yıkayın Giydiğiniz, kullandığınız ve hatta yanından geçtiğiniz her giyeceği çamaşır sepetine atın. Canlı yemlerinize dokunmadan önce, duş almak, kıyafetlerinizi değiştirmek ve odayı son bir kez hızlı bir şekilde silmek iyi bir fikir olabilir. Hatta temizlerken başka yerlere atlamış olabilecek bazı maytları almak için yan odaları elektrikli süpürge ile temizlemeniz iyi olacaktır. Bu aslında gerekli olmayabilir, ancak yine de dikkate alınması gereken bir şeydir. Tüm maytları ve yumurtaları uzaklaştırmak/yok etmek gerekli değildir, çünkü canlı yem koloninizdeki koşulları onlara karşı zaten elverişsiz hale getirdiniz (ve bunu sürdüreceksiniz). Maytlar, ne olursa olsun birkaç gün içinde ölecek ve biraz şans ve planlama ile asla geri dönmeyecekler. 7. Tekrar Kontaminasyondan Kaçının Maytlar, koloninizi nasıl istila ettiler? Bu, iyi bir soru. Cevabı bilmek, gelecekte mayt problemlerinden kaçınmanıza yardımcı olabilir. Maytlar için anahtar konu nemdir. Mümkün olduğunca durgun su kullanmaktan kaçının. Hidrasyon için su kristalleri veya süngerler kullanıyorsanız, tazeleme/kap temizliği yaparken bu malzemeleri kurutun. Kuru malzemeler, maytları barındıramazlar. Sadece kurutmakla kalmayın; sık sık potansiyel patojenleri öldürecek bir yöntemle yıkamayı planlayın. Daha da iyisi, bu malzemeleri rotasyonlu olarak kullanın. Bu içerik, Reptula.com için üretilmiştir, başka bir platformda kullanılamaz.
  6. 13 points
    Bende en sevdiğim hayvanlarımdan birtanesini atayım en sevdiğim hayvanım bile olabilir benim için bir dosttan öte bir hayvan ve bence kimsenin beklemediği bir hayvan
  7. 13 points
    Herkese güzel bir yeni yıl dilerim. Benim canlılar küçük olunca bu kadar oldu :d
  8. 13 points
  9. 13 points
    Sevgili @Hefe, Heyecanını çok iyi anlıyorum. İyi niyetini de. Elindeki canlının yumurtlaması, gözlerinin önünde çoğalması hepimiz için mucizevi ve haliyle bu keyfi tatmak istiyoruz. Buraya kadar seni anlıyor ve hak veriyorum. Ancak, bir çok arkadaşın da belirttiği gibi, doğadan bir canlıyı koparmak, doğru ya da yanlıştan ziyade, etik değil. Seni iki tane kırkayağın kaçırdığını, ailenden alıp, yuvalarına götürdüğünü, bu kırkayakların senden onlarca kat büyük olduğunu ve dillerini de anlamadığını düşün. Orda olmaman gerekiyor, çünkü dünyan orası değil. Muhtemelen açlıktan, susuzluktan, sıcaklıktan, nemden vb. öleceksin. Bunu bile bile bu canlıların seni kaçırması kısmı; işte etik olmayan kısım burası. Yaşının çok genç olduğunu düşünerek bu örnek üzerinden açıklamak istedim. Sana ceza puanı versek, banlasak, atsak, uzaklaştırsak... Ne yaparsak yapalım, bunun nedenini bilmemen sadece bu hobiden soğumana sebebiyet verir, biliyorum. Seni kazanmak için bu kadar yazıyorum, lütfen bunun senin için olduğunu bil. Karınca gibi istalacı türler dışında, doğadan herhangi bir canlıyı koparmamalısın. Arkadaşın koparıp sana vermiş olsa da, bunu kabul etmemelisin. Nedenini yukarıda açıkladım, bir daha örneklendirmeye gerek yoktur diye düşünüyorum. Yani "doğadan ben koparmadım, arkadaşım kopardı bana verdi" argümanın tamamen geçersiz. Sen de suça ortak olmuş oluyorsun bu durumda çünkü. Öncelikle, elindeki canlıyı (anneyi) kesinlikle doğa geri kazandırman, yani onu en sakin, kalabalık olmayan bir yere bırakman en doğrusu olacaktır. Yumurtaları da aynı şekilde insanların geçmediği, kedinin köpeğin pek olmadığı bir yere bırakabilirsin. Bırak, doğa ana karar versin gerisine. Daha önce mantis yumurtası inkübasyonu tecrüben yoksa, bu yumurtaların sende çatlama ihtimali zaten doğadakinden daha düşük. Umarım beni anlıyorsundur. Bu canlıları doğaya kavuşturmanı, bir daha da doğadan sen, arkadaşın, tanıdığın, akraban vb. kimseden de yerli tür almamanı rica ediyorum. Bunun yasadışı olduğunu da belirtmek isterim. Yerli türlere sahip olmak, yasal değil. Bu konuda "gerekeni" yapacağını söylemişsin, gereken şey, elindekileri doğaya bırakman. Bunu yapacağından, diğer bir deyişle, bu kadar doğa sever olduğundan hiç bir kuşkum yok. Güzel haberleri bekliyorum. ve sevgili @Blank, Hiç bir canlı "üretim" değil, doğru. Ya yaratıldılar, ya da evrildiler, hangisini seviyorsan... Ancak wild type (vahşi tür) ve farm production (çiftlik üretimi) olanlar diye bir ayrım var. Şimdi de muhtemelen "vahşi tür nasıl çiftlik üretimi olmuş o zaman?? Doğadan illaki koparılmış ilk etapta" diyeceksin. Doğru. Ancak bu, @Hefe gibi doğadan "arkadaşının hediye ettiği" bir mantisi koparıp, yumurtalarını inkübe etmeye çalışmakla olmadı. Örneğin Leopard Gecko'yu pet haline getirmek istediler. Üniversiteler iş birliği yaptı, çalışmalar yapıldı, finansörler bulundu. Bu wild type geckolar o kadar korkak, hızlı, utangaç, ürkeklerdi ki, yakalayıp, bir teraryuma kapatıldıklarında yemek yemiyor, strese giriyor, bırak üremeyi ve "sonuçta üretim değil yani!!" denmesini, bir kaç hafta sonra hiç bir şey yemeyip, içmeyip, kendilerini sağa sola vurup ölüyorlardı. Bu nedenle büyük çalışmalar, incelemeler, denemeler yapılıp, "özellikle seçilen" bireylerin oluşturduğu bir habitatı çevrelediler. Bu alan, oldukça büyük bir alandı. Araştırmacılar, sadece dışarıdan ufak müdahalelerde (ortama biraz canlı yem salmak, bu hayvanları avlayabilecek canlıları uzak tutmak gibi) bulundular. Belirli bir süre sonra, yumurtlamalar başladı haliyle. Özetle, "kendi ortamlarında" ve gittiğin herhangi bir alış veriş merkezinden (yatay olarak) daha geniş bir bölgede bulunan ve koruma altına alınan bu geckoların yumurtaları, onları rahatsız etmeden toplandı ve kuluçkalandı. Yasalar ve etik gereği, bu yumurtalardan çıkan canlıların 2/3'ü, doğaya geri bırakıldı, geri kalanlar, artık avmden daha büyük değil, avm kadar bir alanda tutuldu. Yine doğal ortamında... Onların da rahat rahat kendi ortamlarında üremeleri izlendi, yumurtalar kuluçkalandı, çıkan calıların 2/3'ü doğaya kavuşturuldu, geri kalanı, bir önceki alandan daha küçük alanda üremeleri için gözlem altında alındı. Bilmem kaç jenerasyon sonra, bu alan bir teraryuma sığacak kadar küçüktüldü, yavaş yavaş, 2/3 kuralına uyarak, strese girmeleri önlenerek. Yani, @Hefe mantis üretecek, sonra da @Blank "e hiç bir canlı da üretim değil ama" diyecek diye yapılmadı bunlar. Umarım yeterince açıklayıcı olmuştur. Lütfen bir şey yapmaya kalkmadan, bir yorum yapmadan önce, ilgili araştırmaları yapın. Hobinin ve sizlerin gelişimi buna bağlı. Yoksa ben de inanın Hemidactylus turcicus'un neslinin devamını sağlamak adına üretmek isterdim. Ama yukarıdaki örnekte anlattığım hiç bir olanağa malesef sahip değilim. Konunun uzamamasını rica ediyorum. Böyle başlıkların da bilinçlendirme yapabilmek adına faydalı olduğunu düşünüyorum. Herkese iyi hobiler.
  10. 13 points
    siz üretin bedava daağıtın o zaman. bekliyorum @PatoK
  11. 12 points
    Seni öldürmek istiyor olabilir
  12. 12 points
    İlk yavru yumurtadan çıktı 😀
  13. 11 points
    Selamlar, iyi akşamlar! Umarım gününüz iyi geçiyordur. Herkese iyi, mutlu ve sağlıklı seneler diliyorum. Yeni yılınız kutlu olsun! 🥳 2021'in 2020'den daha güzel geçmesi dileğiyle.. Yeni yıl için ufak bir etkinlik yapmak ve herkesin yeni yılını kutlamak istedim. Bu gönderinin altında yılbaşı konseptli canlılarınızın resimlerini paylaşabilir ve bununla birlikte yeni yıl için hedeflerinizi, beklentilerinizi, iyi dileklerinizi ve hayalinizdeki canlıyı bir umut bu yıl edinme dileğiyle yazabilir/paylaşabilirsiniz. En çok emoji alan görsel kazanan ilan edilecektir! Yarışma bir kaç gün boyunca geçerli olacaktır. Tekrardan Yeni yılınızı kutlar ve iyi akşamlar dilerim. 🎉🎊🥳 VID_478360327_232511_349(0).mp4
  14. 11 points
    2020 nin tüm olumsuzluklarının geride bıraktığımız bir yıl dilerim
  15. 11 points
    Bilinen Adı: Pink Dragon Millipede Latince Adı: Desmoxytes Planata Boyutları: Yaklaşık 4 cm'e kadar uzayabilirler. Cinsiyet Ayrımı: Dişiler erkeklere göre daha büyüktür, buradan ayırt edebiliriz. Teraryum: Teraryumun büyük olması gerekmemektedir. Canlı sayısına göre teraryum boyutunu arttırmanız gerekir. Havalandırma için teraryumun üst yüzeyi yerine yanlarda sineklik kullanabilirsiniz, ancak ortamdaki nemi yüksek tutmaya çalışın. Teraryumu direkt yakıcı güneş ışığı görmeyen, çok da karanlık olmayan bir yere koyun. Fıs fıs yaparken çeşme suyu kullanmayın arıtılmış su kullanın. Işıklandırma, Isı ve Nem: Ekstra ışıklandırma gerekmez. Isı ortalama 22-25 derece arasında olmalıdır. Nem ise %80-%90 arasında olmalıdır. Taban Malzemesi: En az 7 cm derinliğinde cocopeat veya doğal çiçek torfu içine kuru yaprak parçaları, çürümekte olan beyaz odun parçaları ve nemli sphagnum yosunu karıştırın. Ortamın nemli olmasına dikkat edin. Düzenli olarak fısfıs yapın. Canlının saklanabilmesi ve aynı zamanda dekorasyon için taban malzemesinin üstüne kuru odun parçaları koyabilirsiniz. Beslenme ve Diyet: Meye ve Sebze le beslenirler. Özellikle elma, salatalık ve kabak yemeye bayılırlar. Kalsiyum takviyesi için mürekkep balığı kemiği kullanılabilir veya besinlerinim üstüne haftada 2 kez olmak şartıyla kalsiyum tozu serpebilirsiniz. Protein takviyesi için ise balık pulu(özellikle bitki bazlı olanları severler), gammarus kullanabilirsiniz veya çok az bir miktarda köpek maması(vermeden önce içme suyunda bekletin) verebilirsiniz. Haftada bir veya iki kez balık pulu ve kireç taşı (kuşlar için satılan gaga taşları) tozuyla diyet yapabilirsiniz. Su: Nemden alırlar su ihtiyaçlarını. Handling: Zehirsiz ve zararı olmayan canlılardır. Korktuklarında Hidrosiyanik Asit salgılarlar. İnsana zararlı değildir fakat yine de canlıyı elledikten sonra ellerinizi güzelce yıkamakta fayda var. Üreme: Canlıları aynı teraryum da tutabilirsiniz ancak farklı türlerle birlikte bakılmamalıdır. Bakım koşullarını sağladığınız zaman yavrulayacaklardır. Ömürleri kısadır yavruladıkları zaman ölürler. Ek Bilgiler: Yavrular renksizdir büyüdükçe renkleri pembeleşmeye başlar. Milipedelerin aslında bin bacağı yoktur, genellikle 100-400 arasındadır (her vücut segmenti başına 2 set bacak). Her kabuk değişimi ile daha fazla segment ve yeni bacak ekliyorlar. Bu işaretlerden birini fark ederseniz su kalitesini test edin ve gerektiği şekilde iyileştirin: İştahsızlık Uyuşukluk Mantar Donuk kabuk Sağlıklı bir Pink Dragon Belirtileri: Düzenli yemek yerler Gövde yuvarlak ve dolu olur Aktif ve uyanık olurlar Sağlıklı bir şekilde dış iskelet çıkarırlar Teraryum temizliği için isopod ve springtail kullanılabilir. Bu konuyu hazırladıkları için; Mantis_(A.K.A), eylüülll, Kutlay, Ciddi Bir Öküz ve Hypoiodous'a Teşekkür ederiz. Bu Çeviri/Derleme Reptula.com'a aittir. Lütfen kaynak belirtmeden paylaşım yapmayınız.
  16. 11 points
    Kişi forumdan uzaklaştırılmıştır.. Bu ve bunun gibi tipler bu forumda ve diğer hobi platformlarında barındırılmamalı. Umarım en kısa sürede canlıları rahat bırakıp, bu hobiden uzaklaşması dileğiyle.. Herkese iyi forumlar ve iyi hobiler diliyorum.
  17. 11 points
    gecen yaz bermuda ya gitme şansım olmustu orada gördüğüm inanılmaz sürüngenler:)
  18. 10 points
    Cins Tespitini Kolaylaştıracak İpuçları: Öncelikle bu konuya alt familyalar ile başlamak istiyorum çünkü cins tespitlerinde en çok işinize yarayacak faktör alt familyalardır bana göre. Alt familyalar arasındaki farklara hakim olan bir hobici cinsi tespit edemese bile ihtimaller arasında çok sağlam bir eleme yapabilir ve ihtimalleri en aza çekebilir. Bundan dolayı ilk tavsiyem alt familyaları öğrenmeniz olacaktır. Alt Familyalar Hakkında İpuçları: Görmüş olduğunuz görselde bilmeniz gereken alt familyaların hepsi mevcut, tabi tüm alt familyalar bunlardan ibaret değil ancak bunları bilmeniz Türkiye'de mevcut olan cinsler için yeterli. Aslında görsel oldukça açıklayıcı bir görsel ama ben yine de anlatmak istiyorum: Alt familyalarda en fazla dikkat edeceğiniz nokta PETİOLE kısmıdır. Petiole kısmı cins tespiti için en ama en önemli noktadır. Bazen fark edeceksiniz ki sadece petiole kısmına bakarak cins tespiti yapabilirsiniz. Bundan dolayı ben bulduğum bir kraliçenin cinsini nasıl tespit edeceğim diyorsanız her şeyden önce petiole kısmına bakmalısınız ve öğrenmelisiniz. Bu tavsiyem en önemli tavsiyemdir bunu kesinlikle öğrenin derim. Şimdi alt familyalar arasındaki farklara geçelim. 1. PONERİNAE: Bu alt familya tüm alt familyalar arasında en rahat ayırt edeceğiniz alt familyadır, bu alt familyanın içerisindeki cinsleri çok çok rahat ayırt edebilirsiniz. Morfolojik özellikleri gayet belirgin zaten. Yumurta durumundan söz edecek olursak arkadaşlar, bu alt familya koza örer. Bunun üzerinde fazla durmak istemiyorum ve konuyu görsel ile kapatıyorum. 2. Dolichoderinae: Dolichoderinae alt familyası, formicinae alt familyasına morfolojik özellikleri itibari ile çok çok benzer. Bundan dolayı bu iki familyanın üyeleri olan cinsleri sıkça karıştıracaksınız ki ben de karıştırıyorum. Bu iki familyanın en önemli farkı, yine PETİOLE bölümüdür. Bu fark üstte paylaştığım, alt familyalar görselinde açıklayıcı bir şekilde anlatılıyor: Dolichoderinae alt familyası üyelerinin de Formicinae alt familyasının üyelerinin de 1 tane petiole'ü vardır. Burada bakacağınız petiole'ün uzunluğu olacaktır. Dolichoderinae alt familyasının petiole kısmı çok küçüktür bundan dolayı görmeniz zor olacaktır, bazen yok bile sanabilirsiniz. Formicinae alt familyasının ise petiole kısmı daha uzundur. Bu iki alt familya arasında en fazla karıştırılan iki cins Lasius ve Tapinoma'dır. En tecrübeli hobiciler bile ilk bakışta bu 2 cinsin bazı türlerini ayırt etmekte zorluk çekebilirler. Şimdi arkadaşlar; diyelim ki petiole kısmını incelediniz, araştırdınız ama yok bir türlü hangi alt familyadan olduğuna karar veremediniz. Bu noktada imdadınıza yumurtalar yetişecek. Bu arada şunu söylemekte fayda var: Bu alt familyanın ülkemizde çok fazla cinsi mevcut değil. Bu ikileme çok sık düşmezsiniz, rahat olun. Düştüğünüz zamanlarda da artık nasıl ayırt edebileceğinizi biliyorsunuz. 🤠 Dolichoderinae alt familyası üyeleri koza örmez, formicinae alt familyası üyeleri koza örerler. En önemli farklardan bir tanesi de budur. Bunu konunun sonunda detaylandırarak anlatacağım merak etmeyin. Şimdi görseller ile bu farkı belirginleştirelim: 1. görsel dolichoderinae alt familyasından Dolichoderus Quadripunctatus türüne ait bir görsel. Gördüğünüz gibi oldukça küçük bir petiole. 2. görsel Formicinae alt familyasına ait Camponotus cinsine ait bir görsel. Gördüğünüz gibi arkadaşın gayet büyük bir petile'ü var. Dediğim gibi arkadaşlar bu farktan her zaman ayırt edemezsiniz. Eğer bir kraliçe bulduysanız ve Formicinae ile Dolichoderinae alt familyalarından birine ait olduğunu düşünüyorsanız ve hangisi olduğundan emin değilseniz, YUMURTALARININ SON EVRESİNDE PUPA-KOZA DURUMUNDAN AYIRT EDEBİLİRSİNİZ. 3. Myrmicinae Ülkemizde en fazla cinsin üyesi olduğu alt familyadır. Ayırt etmesi gayet kolay, diğer alt familyalar ile karıştırdığınız taktirde yine ve yine PETİOLE kısmına bakarak çok rahat bir şekilde ayırt edebilirsiniz arkadaşlar. Bu alt familyanın 2 Petiole'ü vardır ve en ayırt edici özellikleri budur arkadaşlar. Aynı zamanda koza örmezler. Bu alt familyanın Crematogaster cinsinin bazı türleri ile, Formicinae alt familyasındaki Camponotus cinsinin bazı türleri çekim açısına göre karıştırılabilir. Bundan dolayı yine petiole kısmı sizi aydınlatacaktır. Görseller ile daha anlaşılır hale getirmek istiyorum: 1. Görsel Crematogaster 2. Görsel Camponotus cinsine ait bir görsel Şimdi "Crematogaster ile Camponotus birbirine benzemiyor ki ne alaka?" Gibi düşünebilirsiniz ancak bazı türleri biribirine benzediği oluyor arkadaşlar. Bütün türlerinden bahsetmiyorum. Örneğin Camponotus Lateralis, Crematogaster ile karıştırılabiliyor. Bu noktada petiole bilginiz ile diğer hobicilerin önüne geçerek gözünüz kapalı 2 cinsi ayırt edebilirsiniz arkadaşlar. Tabii ki sadece bu 2 familya arasında değil veya sadece bu 2 cins arasında değil bu karıştırmalar. Diğer familyalardan cinsler ile de karıştırılabiliyor Myrmicinae alt familyasının üyeleri. Bu sadece bir örnekti, dediğim gibi Petiole sizi çoğu zaman aydınlatacaktır. 4. Formicinae Yine ülkemizde çok fazla cinsi bulunan alt familyalardan bir tanesidir. Diğer alt familyalardan bahsederken büyük oranda anlattım aslında. 1 petiole var, koza örerler. Bu 2 bilgi büyük oranda sizler için yeterli olacaktır. Şimdi arkadaşlar, yumurta durumlarına şöyle bir özet geçelim tüm alt familyaların. Myrmicinae ----> Koza ÖRMEZ. Formicinae ---->Koza ÖRER. Ponerinae ----->Koza ÖRER. Dolichoderinae ----> Koza ÖRMEZ. Şimdi bir de PETİOLE durumlarının özetini geçelim. Myrmicinae ----> 2 petiole vardır. Formicinae ---->1 petiole vardır. Ponerinae -----> 1 petiole vardır. Dolichoderinae -----> 1 petiole vardır. Evet, kısaca bu şekilde özet geçebiliriz. Bu 2 bilgi sizi cins tespiti konusunda çok çok ustalaştıracaktır, Pratensis sözü 🤠. Tabii ki bu bilgiler cinsleri tespit etmenizi her zaman sağlamayacak ancak ihtimalleri çok büyük oranda düşürebilirsiniz. Şimdi alt familyalar konusunu kapatıyorum. Bundan sonra vücutlarının özelliklerine bakalım: 1. Bir Pratensis ata sözü: Vücutlarının en önemli ayırt noktası petiole'dir. Unutmayalım. 😉😘 2. Bana göre vücutlarının en önemli 2. noktası thoraxtır. 3. En önemli 3. nokta kafa yapılarıdır. 4. En önemli son ayırt noktası abdomenleridir. Bu konu biraz karışık aslında çünkü hangi vücut bölgesine bakacağınız arada kaldığınız cinse göre farklılık gösterir ama konuyu daha iyi anlamanız için biraz örneklendirmek istiyorum: Mesela bir Camponotus ile Formica arasında kaldınız diyelim( kraliçe ). İkisi de Formicinae alt familyasına ait, petiole size yardımcı olamıyor, yumurta durumu size yardımcı olamıyor çünkü ikisi de aynı. Eyvah ne yapacağım şimdi? Bakacağınız ilk yer kafa yapısı olacaktır arkadaşlar. Bir Pratensis ata sözü: Camponotus sinirli bakar, Formica düşüncesiz bakar. 😵 Ne demek bu? Görseller ile açıklayalım: 1. Camponotus 2. Formica Bakın kafa yapılarına, Camponotus ne kadar sinirli bakıyor Formica ise düşüncesizce. 🤣 arkadaşlar saçma geliyor biliyorum ama inanın biraz görsellere bakınca, inceleyince bu ayrım kafanızda yer etmeye başlayacak. Bu da sadece bir örnekti, ayrıca Formica ve Camponotus arasındaki bir fark da abdomendir. Formicalar'ın bazı türlerinde abdomenleri fosforludur, Camponotus'ta bu durum yok ama dediğim gibi kafa yapıları bence daha garanti bir yoldur. Şimdi thorax farklarına geçelim: Yine bir örnek üzerinden yola çıkmak istiyorum: Tetramorium ile Solenopsis bazı çekimlerde birbirine karıştırılabiliyor veyahut Tetramorium ile Messor bile karıştırılabiliyor. Burada thorax yapıları o kadar farklı ki bakın görseller ile anlaşılacaktır. 1. TETRAMORİUM 2. SOLENOPSİS Şimdi bakın görsellere, en belirgin farklardan bir tanesi thorax yapılarıdır. Solenopsis'in thoraxı oldukça yüksektir. Tetramorium'un thoraxı ise yüksek değil kısadır. Bu fark çok rahat ayırt etmenizi sağlayacaktır. Pratensis ata sözü: Tetramorium ev, Solenopsis gökdelen. 🤪 Evet basit örnekler ile anlatmaya çalıştım. Tabii ki bunlar yeterli olmayacak, bunlar sadece konunun biraz oturması için çok basit ve kısa örnekler. Daha bir sürü biribirine karıştırılan cins mevcut. Bunları en kolay ve kalıcı olarak tabii ki doğal olarak incelemeniz olacaktır ancak görsellerine bakarak belirttiğim bölgeleri inceleyerek farkları gözlemleyerek zamanla kafanızda belirli şeyler oturmaya başlayacaktır. Bu dediğim noktalara çalışırsanız ileride gerçekten başarılı cins tespitleri yapabilirsiniz. Ben de bir zamanlar plagiolepis'e Cataglyphis diyebilecek düzeydeydim. 🤣🤣 zamanla oturacaktır, bu dediğim ipuçlarını inceleyin. Fazla uzun olduğunun farkındayım ama gereksiz uzun değil inanın. Hatta kısa bile böyle bir konu için. Bu şekilde, yeni hobiciler veya bu konuda zorluk yaşayan hobicilere kendi tecrübelerim ve araştırmalarıma dayanarak cins tespiti hakkında elimden geldiğince ipuçları vermeye çalıştım. Gerisi tamamen sizin emeklerinize ve çalışmanıza bağlı. Umarım yararım olmuştur. Bu arada bu tarz hobiciliğinizi geliştirecek içeriklere ağırlık vermeyi düşünüyorum, bilimsel makalelerden ziyade. Bu tarz istediğiniz içerikleri yorum olarak yazınız, hazırlamaya çalışırım. Aynı zamanda sormak istediğiniz soruları da sorabilirsiniz. Yazım hataları olabilir, mazur görünüz. İyi hobiler, keyifli forumlar...👋🤠
  19. 10 points
    Merhabalar, Malum kurlardan dolayı zaten pahalı olan ürünler artık daha da pahalandı bu yüzden pişirmeye ihtiyaç duymayan hava ile kuruyan seramik killerinden exo terra benzeri ürünler yapabiliriz. Bir iki marka kullandım en memnun kaldığım marka südor kahverengi kil boya yapmasanız da gayet güzel görünüyor ve ithal markalara göre daha ucuz. * Öncelikle yanınıza bir kabın içinde su hazırlayın seramikleri şekillendirmek için ihtiyacınız olacak * Daha sonra ihtiyacınıza göre su kabı, mağara, yem kabı vb. ürünler için kilinize şekil vermeye başlayın. * Şekil verme işlemi bittikten sonra nemi az olan sıcak bir odada 24 saat kurumaya bırakın * Kuruduktan sonra artık boyamaya hazır cadence akrilik boyaları bu seramiklerde de kullanabilirsiniz. Önemli not: Eğer su ile temas edecek bir teraryumda kullanılacaksa muhakkak vernik kaplanmalı.(Canlı sağlığı için su bazlı vernikler tercih edilmeli) Das marka italyan seramik kili ile yaptığım örnekler aşağıdadır Dezavantaj - Oyun hamuru gibi bir kokuya sahip - Kuruduğunda dahi koku geçmiyor - Uzun sürede kuruyor - Pahalı Avantaj - Beyaz renkli olması boyama işlerinde tek kat ile sonuç veriyor - Aynı gramajdaki diğer markalara göre daha fazla hacimde kil - Çatlak oluşmadan şekillendirmek daha kolay Südor marka ile yaptığım örnekler Dezavantaj - Biraz yumuşak bir kil olması şekillendirirken sabitlemek gerekebiliyor - Das marka kile göre aynı gramajda daha az kil Avantaj - Kahverengi kil boyamaya ihtiyaç duymadan sonuç veriyor - Çabuk kuruma özelliği - Kokusu yok denecek kadar az ve kısa sürede tamamen yok olması - Ucuz olması
  20. 10 points
    Geçen sene aldığım palmetto poss het amel corn çift 1 yaşına gelmeden nazardan korkup paylaşmak istemedim. Maşallahınızı alırım.
  21. 10 points
    Bilimsel Adı: Poecilotheria tigrinawesseli (Smith, 2006) Hobi Adı: Wessel's Tiger Ornamental Ana Vatanı: Hindistan Habitat: Sıcak; Kurak mevsimi Tip: Ağaç türü, Eski dünya Yetişkin Boyutu: Bacak çapları ile birlikte ortalama 16-18 cm Ömür: Dişiler ortalama 11-12, Erkekler ise ortalama 2-3 yıla kadar yaşarlar Büyüme hızı: Hızlı Zehir seviyesi: Yüksek (Etkiler canlının boyutuna göre ve kişiden kişiye değişiklik gösterebilir) Karakter/Mizaç:  Savunmacı ve Saldırgan (rahatsız edildiğinde) Sıcaklık: 26-28 °C Nem: % 70-80 Ağaç türü olduğundan ötürü teraryum dikey olarak uzun olmalıdır. Taban malzemesi için 5-6 cm cocopeat yeterli olacaktır. Saklanma alanı için ise cork bark veya mantar kabuğu gibi dekor ürünleri kullanabilirsiniz. Birkaç adet yapay bitki ve su kabı da ekleyerek doğasını en iyi şekilde taklit etmiş olursunuz. L1 Communal Yavrular; L1 Besleme; Yetişkin Dişi; Eşleştirme;
  22. 10 points
    Furkan merhaba, İki adet Leopard Gecko için binlerce un kurdu almana gerek yok. Sözüm meclisten dışarı, özellikle canlı yem satıcısı bazı arkadaşlar bu sayıları şişirebiliyorlar. Onları da anlıyorum, satış yapmak istiyorlar ama bu (yanlış olmasa da) abartılı bilgi vermelerini gerektirmiyor. Bu nedenle konuya açıklık getirmek istedim. Öncelikle, Leopard Geckolarını (Leopard örneği üzerinden gittiğin için) sadece un kurduyla beslemen zaten sağlıklı değil, çünkü çok yüksek oranda yağ ihtiva ediyorlar. Un kurdu ana değil, ara öğün olarak (özellikle kış uykusu sonrası) kullanılabilir tabi ki. Bir Leopard Gecko da günde 100 tane un kurdu yemeyeceğine ve az önce belirttiğim gibi, her gün un kurduyla beslenmeyeceğine göre en az 1500-2000 un kurduna ihtiyacın yok. 100-200 adet büyük larva ya da böcek halini alsan zaten 2 ay sonra sayı 5'e katlanacak. Dubia'ya gelirsek, işler biraz değişiyor. Yavaş büyüyorlar, 30 derecenin altında üremiyorlar. Üretim için yetişkin almanı tavsiye etmem, çünkü üreticiler malesef kimi zaman son dönemlerini yaşayan canlı yemleri bizlere gönderebiliyor. Orta boy alıp yetiştirmeni öneririm. Kendi kolonin oturana kadar azar azar dışarıdan almaya devam edebilirsin (yem olarak). Ben, 10 tane küçük boy dubia ile bir koloni oluşturmaya başladım, fikir vermesi için söylüyorum. 6 ay sonra yetişkin oldular, bir 3 ay sonra da sayıları hızla artmaya başladı, şu anda onlarcası var, istediğin boyda. Yani asıl mesele, bir anda binlerce canlı yemden oluşan koloniler kurmak değil (ki zaten 2 LG'nin günlük ihtiyacı belli), nispeten yavaş ama istikrarlı büyüyen, sağlıklı, dengeli beslenen bir koloniye sahip olmak. Benim gibi kalkıp 10 küçük dubia ile başla demiyorum belki ama, insanların -özellikle satıcıların- söylediği binli, yüzlü sayıları da mutlak doğru kabul etmeden önce tecrübeli hobicilere de danışmakta fayda var diyorum. İyi hobiler.
  23. 9 points
    Arkadaşlar hepimize mutlu, sağlıklı, huzurlu yıllar diliyoruz Igor reis ile birlikte
  24. 9 points
    Grammostola Rosea RCF Çiftleşme:16 Temmuz 2020 Kokon tarihi:27 Eylül 2020 Kokonu 10 gün sonra açmayı düşünüyorum.Gelişmeleri aktarırım. IMG_5779.MOV
  25. 9 points
    Selam dostlarım, kardeşlerim ve büyüklerim, Kimdir bu yazar? Basitçe dile getireyim. Basit bir insanım, Jack London'ı yol gösterici alarak, Ya da Nietzsche'nin Zerdüşt'ü olarak. Yaşıyorum gönüllü bir edayla, Buzda ve yüksek dağlarda. Sevdiğim edebiyatı buluşturmak istiyorum gerçekle, Üstelik gerçeği kısmen gören kişilerle. Acımasız doğanın acımasız hikayelerini, Dile getiriyorum her bir kelimemle. Sev beni ya da et nefret, Fark etmez, doğa bunu dert etmez. Sen beğenmedin diye? Kalem elimden düşmez. Değildir amacım kimsenin huzurunu kaçırmak Dilerlerse çıkartıp atsınlar beni, darılmam Birazcık tat getirmek istedim yalnızca Üstelik büyülü bir üslupla. Her yazdığım yorumda anlam arama, Oku, geç, beğen tattığın zevki yaşa. Ne demek istedi bu Yazar size, Gerçeği kısmen gören kişilere? Üzülür mü yılanın yemek bulmasına sevinen, Canlı bir farenin göz önünde gidişine? Bundan dolayı kısmen görüyor bu kişiler, Benim kokusunu aldığım soğuk havanın.

Copyright © 2013 Reptula.com Tüm hakları saklıdır.


5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Şikayet; info@reptula.com Adresine mail atıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır.

×