Jump to content
reptilboy

oğlum kitap yazıyor

Önerilen İletiler

merhaba arkadaşlar uzun zamandır tek bir şey yazmadım ancak sizinle bir şey paylaşmak istiyorum şu aralar oğlum bu hobi hakkında bilgisi olmayan ancak başlamak isteyen insanları bilgilendirme adına bir kitap yazıyor nu kitabı şimdi size göstermek istiyorum henüz daha tamamlanmadı ancak işallah tamamlandığında kimi insanlar için önemli bilgiler sunacak işte dha tamamlanmamış hali. tamamlandıkça partları size aktarırım.

kitabın ismi 'Sürüngenler ve diğer egzotik evcil hayvanlar bakım kılavuzu' lütfen yorumlarınızı paylaşın eğer bir bilgi eksikse lütfen onu da yazın . Bu arada oğlum harika resim çiziyor resimlerini kendi yapacak.

SÜRÜNGENLER NELERDİR

 

Sürüngenler başlıca beş guruba ayrılırlar: Yılanlar, kaplumbağalar, timsahlar,kertenkeleler , timsahlar ve tuatara. Sürüngenlerin Özellikleri başlıca şunlardır: Tüm sürüngenler pullarla kaplıdır. Vücut sıcaklığı, kuşlarla memelilerin tersine değişkendir. Çoğu  Sürüngen  etle beslenmeleridir. Sürüngenlerin bedenleri keratin adlı sert bir madde ile kaplıdır çünkü çoğu sürüngen yerle temas ettikleri için büyük yaralanmaları engellemek amacıyla sert pullara ihtiyacı bulunur.

İlgilileri tarafından oldukça revaçta olan canlılar su kaplumbağaları, Çeşitli gecko çeşitleri, Sakallı ejderler, bukalemunlar ve pitonlardır. Her hayvanın kendine ait çeşitli ihtiyaçları bulunduğundan alınacak hayvanın ihtiyaçları ve gereksinimleri  göz önüne alınmalıdır. Eğer maddi imkanlarınız yetmiyorsa ( çünkü nem ısı ve d vitamini gibi ihtiyaçların yapay yolarla sağlanması gerekir) o zaman bu hobiden vaz geçmeniz gerekir .Sürüngenler köpek ve ya kedi gibi sürekli ilgi gerektirmeyen hayvanlardırlar. Bu nedenle bakımları daha kolaydır. Günün çoğu saatini  evcil hayvanları ile geçiremeyecek insanlar için  sürüngenler oldukça uygun hayvanlardırlar. Sürüngenler açlığa uzun süre dayanabilirler fakat yinede düzenli olara yemleri verilmelidir.

Sürüngenler amfibiler ile kuşlar arasındaki bir omurgalı canlılar gurubudur.Bir kaç kaplumbağa yılan türü hariç günümüzde karsal bir yaşantı sürmektelerdir( Timsahlar ve çin su ejderleri gibi bazı türler yarı karasal yarı sulak bir yaşantı sürmektedirler) Sürüngenler suda da yaşasalar akciğer solunumu yaparlar. Amfibilerden ayrılmalarını sağlayan bir kaç özellik vardır yumurtaları sert kabuklu ambiyotik içeren yumurtalardır bu edenle daha kolay üreme yapabilirler. Amfibilerin derileri trake solumu yaptıklarından dolayı  nemlidir ancak sürüngenlerin derileri sağlamdır. Ayrıca embriyolar gelişimlerini yumurta içerisinde gerçekleştirirler bu da metamorphoz geçirmemelerini sağlar. Sürüngenler büyüdüklerinde derileri onlarla birlikte büyümediği için deri değiştirirler. Bu olay sırasında çoğu sürüngen agresif davranışlar sergileyebilir. Geckolar kendi derilerini yerler. Sürüngenlerin neredeyse tamamı çiftleşme organına sahiptir (Tuataralarda bulunmaz ). İç döllenme gerçekleştirirler.Çoğu sürüngen yumurta bıraksa da bazı panter bukalemunu gibi türler canlı  doğurur. Çok az sürüngen çeşidi yavrularına bakar çoğunlukla daha yumurtayken kuma gömerek orada bırakırlar.

Sınıflandırma

Sürüngenler daha önce de bahsettiğimiz gibi beş temel guruba ayrılırlar -kaplumbağa-yılan-timsah-kertenkele-tuatara. Tabi ki her canlının kendine has ihtiyaçları olacaktır. Bu nedenle sınıflandırarak özelilerini öğrenmekte fayda vardır. hakkında genel bilgiler işte şunun gibidir:

-KAPLUMBAĞA: Kara ve su kaplumbağaları diye ikiye ayrılırlar. Çoğunlukla vejeteryan bir beslenme şekline sahiptirler. omurgalarının bağlı olduğu sert plakalı kabuklara sahiptirler. oldukça iri olan kara kaplumbağası cinsleri de vardır. Kara kaplumbağalarının ömürleri daha uzundur. En popüler cinsi kırmızı yanaklı su kaplumbağası adlı küçük bir tatlı su kaplumbağasıdır. Deniz kaplumbağaları beslenemez, esaret altına alınamaz. Bazı akvaryumlarda tedavi görenler hariç yasal değillerdir. Galapagos kaplumbağası gibi bazı türler de ender rastlanan koruma altındaki türlerdirler beslenmeleri yasal değildir. 

-KERTENKELE: Çoğunlukla karasal tipte yaşayan bir kaç tür hariç dört bacağa sahip çoğunlukla etobur-omnivor beslenen boyutları değişkenlik gösteren bir sürüngen çeşididir. iguanalar yada monitör kertenkeleleri gibi bazıları oldukça büyüyebilirler. En popüler olanı sakallı ejderlerdir. Tegu gibi bazı türler oldukça pahalı ancak muhteşem güzelliktedirler. kuyrukları vardır  ve gecko gibi bazı türler kuyruk bırakabilmektedirler.

-YILAN: Ön ve arka uzuvları bulunmayan uzun baş gövde kuyruk diye üç bölüme ayrılan sürüngen çeşidi. Dünyada iki bin yedi yüz yılan türü bulunmaktadır. Omurga sayıları beş yüz olan yılanlar bulunmaktadır. çoğu yumurtlasa da doğuran bir kaç tür de bulunur. Bir yılan türü bir seferde seksen yavru doğurabilir. Avlarını bütün olarak yutarlar.

-TİMSAH: Yarı karasal yarı sulak yaşam süren güçlü, büyük sürüngenlerdirler. Derileri oldukça sağlamdır. Timsahların hastalıklara karşı oldukça güçlü bir bağışıklığı bulunmaktadır. Her insan bakamaz. dişleri hayatları boyunca dişlerini yenilerler. en büyük türü tuzlu su timsahıdır.  Kökenlerinin neresi olduğu bilinmemekle birlikte Amerika, Asya, Avustralya ve Afrikada bulunmaktadırlar. 

-TUATARA: Hiç bir sürüngen gurubuna ait olmayan ilginç bir canlıdır. Üçüncü gözlerinin bulunması, üreme organlarının bulunmaması gibi bazı tuhaf özelikleri vardır.

Tabi her

            Kertenkeleler

En revaçta olan ve en çok tanınan sürüngen çeşididir.Evcil türlerde şöyle sınıflandırma yapılabilir:

-Ejderler

-Bukalemunlar

-Agamalar

-Skinkler

-Geckolar

-Tegular

-Monitör kertenkeleleri

-Diğer türler

Monitör kertenkeleleri ve tegular  bir birlerinden ayrılmalıdırlar.

Biz önce en temel ve en çok tercih edilen türlerden başlayalım

Ejderler(dragons):

Ejderler sahiplerini tanıyan akıllı sürüngenlerdir. çoğunlukla dikenlidirler. Omnivor beslenirler. En yaygın türü sakallı ejderdir (beared dragon).

Sakallı ejderler çok sevilen hayvanlardırlar. Şu anda tüm dünyaya yayılmış olsa da Avustralya kökenlidirler.  Pogona olarak da bilinirler. İnsanlara alışması ve onlardan korkmaması nedeni ile kolayca bakılabilen ve ele alınabilen bir türdür.

Sakallı ejderler omnivordurlar. Gençler daha et ağırlıklı beslenirken yaşlandıkça daha bitkisel ağırlıklı beslenirler. Bir yaşına gelince et ve ot oranı yarı yarıya getirilmelidir. Yetişkinler günde bir kaç kez yavrular ise bir yada iki kez beslenebilirler.  Başlıca besinler çekirge, un kurdu, cırcır böceği, hamam böceği gibi küçük böceklerle beslenirler. Yavrular ise fasulye böceği ve meyve sineği gibi çok küçük böceklerle beslenirler. Böceklerin canlı olması zorunludur yoksa kabul etmezler. Böcekler doğadan alınıp verilmemelidir mayt adı verilen küçük organizmalar sürüngenler için zararlıdır. Besinleri Antalyada bir dizi üreticiden tedarik edebilirsiniz. Un kurdu gibi bazı türler ev ortamında da üretilebilirler. Ateş böcekleri kesinlikle verilmemelidir. Bu böcekler çeşitli sağlık sorunlarına yol açar. Bazı insanlar tavuk göğsü de verirler ancak ben tavsiye etmiyorum çünkü tavuk göğsü bir daha asla yemek yememelerine neden olabilirler. İki haftada bir kez pinki tabi yeterli boya sahip olmalıdır(yemler bölümünde verilecektir) verilebilir. Pinkilerde dondurulmuş olarak aynı üreticilerden alınabilir. Sakallı ejderler marul,pırasa yaprağı, yonca, lahana gibi bir çok farklı meyve ve sebzeyle beslenebilirler. Ancak turunç giller tavsiye edilmezler. İhtiyaçları olan suyu yedikleri besilerden alsalar da teraryumlarında mutlaka bir kap temiz su bulunmalıdır. Yavru ejderlerin 'd' vitaminin karşılamak için haftada bir kaç kez yemlerine vitamin damlası damlatılmalıdır yetişkinlerde haftada bir yeterli olacaktır. Teraryumlarında yapay ve ya doğal çok yüksek olmayan kaya parçaları ve çöl kütükleri konulabilir. Taban malzemesi olarak sürüngenler için özel hazırlanmış kumları tavsiye ediyorum daha sağlıklı. Ancak gazete kağıdı da serilebilir büyük kaya parçaları ve ya çakıl taşları taban malzemesi olarak kullanılmalıdır. Kaktüs ve çöl bitkileri de çok sık olmayacak şekilde yerleştirilebilir. Başlangıç türü olarak sayılırlar yani bu işe yeni başlayanlar için uygundurlar.  Teraryumların boyutu 100x50x50 olmalıdır. Bu rakam değişkenlik gösterebilir. Teraryum içerisinde mutlaka uygun bir ışıklandırma alanı ve bir serin alan bulunmalıdır. Isıtıcı petler ve UV lambaları ışıklandırma alanında olmalıdır. Çifleştirmeyi düşünmüyorsanız yerden ısıtma kullanmamalısınız. Ancak bence çöl kütüğü şeklindeki ısıtmalar bu iş için uygun olacaktır. UV lambalar işlev görsede fırsat bulunduğu zamanlarda saf güneş ışığına maruz bırakılması sağlıklı olacaktır. UV lambalar günde on saat kadar açık bırakılmalıdır aksi halde kemik sorunları ortaya çıkar. Işılandırma alanı otuz dokuz ile kırk derece civarında serin alanda ise yirmi beş yirmi dokuz derce olması  uygundur. Sakallı ejderler teraryum ortamında en kolay üreyebilen cinslerden biridir. Yaz ve bahar mevsimlerinde gerçekleştirilen çiftleştirmeler daha sağlıklı ve uygundur. En az on sekiz aylıkken çiftleştirilebilirler ancak bir yaşında çiftleştirilmelerini tavsiye ediyorum. Çifleşme erkeğin dişiyi ısırmasıyla başlar. Bu süreç on beş günü bulabilen uzun bir süreçtir. yaklaşık eli gün sonra dişi yumurtlamaya başlayabilir. Teraryumdaki kumum kalınlığı on beş santim olmalıdır çünkü dişiler yumurtalarını kuma gömer. Dişi işini bitirdiğinde yumurtalar daha önceden hazırlamış inkübatöre (kuluçka makinesi) aktarılmalıdır. Bu alet  gerekli ısıyı sağlayacaktır. Ne var ki aletin bozulmasına karşın önlem olarak ısıyı kontrol etmek önemlidir. Dişiler yumurtlamadan beş gün önce hiç bir şey yememeye başlar bu durum yumurtlamaya hazır olduğunu gösterir erkeğin alandan alınması gerekir. On adet  belki beş katı kadar yumurta bırakır.

Yazarın notu...

Benim ilk sakallı ejderimlerim babam süpriz yapmak için bir gece getirdiği iki yavru sakallı ejderdi daha sonra bir yaşında bir tane aldık adı Otis . O benim en favori hayvanımdır.

Daha sonra sakallı ejderler kadar popüler olmayan türler yer alıyor şimdi sırada yakalı ejder(frilled dragon) var. Yakalı ejderler yakalı keler olarak da bilinirler. Tıpkı sakallı ejderler gibi yakalı ejderlerde Avustralyalıdırlar. Az rastlanır, nadir türlerdirler. Korktukları zaman boyunlarındaki yakayı açarak kendini olduğundan büyük göstermeye çalışırlar. Tehlike anında hızla ağaca çıkma eğilimi gösterirler.

Genellikle böcekler ile beslenirler. Sakallı ejderlerde olduğu gibi yakalı ejderler de çekirge, hamam böceği, un kurdu ve ayriyeten bir de solucan gibi besinler ile beslenirler. Nadiren meyve ve sebze ile beslendikleri görülür. Obur bir canlıdır gün içerisinde oldukça fazla kez beslendikleri görülür

Yazarın notu...

Yetişkin belenmesinde günde yedi defa bence uygun bir rakam ancak gün içerisinde öğlen beş ve akşam beş yani günde on defa yiyecek verilmesi de uygundur.

Y. k.'ler sonbaharda, eylül ve ekim ayları arsında havaların yavaş yavaş soğuduğu dönemlerde çiftleşirler. Yağmurun artması vasıtasıyla uygun ortamlar hazırlanmış olur. Bu sürecin ardından dişiler otuz kadar yumurta bırakırlar. Diğerleri gibi bu tür de yumurtalarını kuma gömerler dolayısıyla kumun kalın olması gerekir (sakallı ejder standartları uygundur). Yetmiş günün ardından yavrular yumurtadan çıkarlar.

Yakalı ejderler nadir de olsa bazı yetiştiriciler tarafından beslenirler. Boyları bir metreye yakın olduğu için oldukça geniş bir teraryum kullanılmalıdır, en az iki metre uzunluk ve yüksek, tavsiyem yarım metre yükseklik idealdir. Ağaç daları yapay ve ya doğal olarak sağlanmalıdır. Dallar hayvanın üzerinde uyuyabileceği kadar kalın olmalıdır. Taban malzemesi olarak uygun olanlar torf (daha sonra bahsedilecektir) ve sakallı ejderlerde de kullanılan kum iş görecektir ancak gazete kağıdı gibi bir çok çeşit vardır (pek sağlıklı olmasada). Bu canlıda da ısıtıcı pet ve UV lamba bulunmalıdır. Işıklandırma alanındaki sıcaklık otuz beş derce civarı olmalıdır. Serin alan ise yirmi sekiz ila otuz iki derce arası olmalıdır. Haftada bir iki defa kalsiyum sıvısı ile yiyecek servisi yapılmalıdır. Bir de teraryumda temiz, sığ bir kap su mutlaka bulunmalıdır.

Uyarı: Aynı teraryumda iki erkek bir arada bulunmamalıdır. Kavga etmelerine neden olur.

Şimdide son yılarda beslenmekte olan  bir canlı var Çin su ejderi (Cineese Water Dragon). Çin su ejderleri adlarından da anlaşılacağı gibi çok yüzücüdürler. Aynı zamanda iyi birer tırmanıcıdırlar. Kökenleri  Hindistan ve Çin'den gelir. Göl ve akar su kenarları doğal yaşam alanlarıdır. Yeşilin tonlarında renklere sahiptirler. Bu nedenle iguanalarla karıştırılabilirler. Buna rağmen boynun yakınlarında sarımtırak ama çok belli olmayan lekeler vardır. Kuyrukları uzundur ve kuyruklarını tıpkı timsahlarda olduğu gibi ilerlemek için kullanırlar.  Boyları burunlarından kuyruklarına kadar erkekler için maksimumu doksan dişiler için maksimum altmış santim civarındadır. Nem oranları önemlidir en az %60 en fazla %80 nem onlar için önemlidir. Otuz derece civarında rahat edeceklerdir.

Çin su ejderleri etçildirler. Yemek listeleri oldukça geniştir. Hamam böceği, cır cır böceği, un kurdu, morio kurdu gibi çok çeşitli böcek türleri, Balıklar (Japon balığı) ve hata pinki fareler listenin başındadırlar. Çok nadiren yosun gibi bitkisel besin tüketirler.

vivaryum (daha sonra bahsedilecek) en uygun üç metre olacaktır. İki bölüme ayrılmalıdır sulu alan ve karasal alan. ağaç dalları, kütükler gibi orman dekorları hazırlanmalıdır. Sulu alan hayvanın rahatça yüzebileceği temiz suyla doldurulmalıdır. Işık alma süreleri sakallı ejderlerle aynıdır. Vitamin takviyesi unutulmamalıdır.

Başka bir kaç farlı tür bulunmasına rağmen onlar evde beslenemez özellikle dikenli keler diğer adıyla boyalı ejder esaret altında yemek kabul etmemeleri nedeniyle beslenmemelidirler. Yinede beslemeye çalışanlar bulunmaktadır. Şimdi sırada gecko denen yine oldukça revaçta olan bir tür var.

Geckolar(geckos)

 

Genellikle gececil olan, bakımı kolay fazla ilgi beklemeyen ve sahiplerini tanıyamayan bu hayvanlar yinede renkleri ile dikkat çekerler  bunlardan belki de en sıradan olan, günümüzde oldukça revaçta olan bir tür yani leopar gecko.

Leopar geckolar(leopard gecko) gececildirler. Görünüşleri itibariyle oldukça sevimlidirler. Çoğunlukla sarı siyah renkte olsalar da günümüzde kırmızının, turuncunun çeşitli tonlarında renklere sahip olurlar. Bakımları diğer türlere göre oldukça kolaydır bu nedenle başlangıç türü olarak sayılırlar. Bir az yabani olsalar da sahiplerine alıştıktan sonra korkmadan ele gelebilirler. Bir teraryumda dişilerin sayısı altıya kadar çıkabilirken erkek sayısı her teraryum için bir tane ile sınırlıdır. Ömürleri de oldukça uzundur , Yaklaşık yirmi beş yıl kadardır.

Diğer türler gibi bu tür de etçildir. Canlı böceklere ihtiyaç duyarlar. Un kurdu , cır cır böceği, Dubia, hamam böceği ve meyve sinekleri gibi küçük böcekler ile beslenirler. Çekirgeleri sindiremezler bu nedenle çekirge verilmemelidir. Her zamanki gibi vitamin takviyesi için damla unutulmamalıdır. Ayda bir muz, şeftali, mango gibi yumuşak meylerden yapılmış püreler verilebilir.

Bu türde kum tavsiye edilmez çakıl taşları ise asla kullanılmamalıdırlar. Yumuşak yüzeyler onlar için daha uygundur. Halı pleks oldukça uygundur aynı zamanda havluda kullanılabilir. Bazı fazla yüksek olmayan kayalar ve ağaç kabukları da konulabilir ancak kesinlikle abartılmamalıdırlar. Gececil olmalarından dolayı gündüzleri ılık bir saklanma alanına ihtiyaç vardır. Bunu suni mağralar ile sağlayabilirsiniz. Bir gecko en az 30×30×45 cm olmalıdır. Geckolar tek başlarına değil birden fazla olarak beslenmesi durumunda daha sonra bahsedileceği üzere çeşitli teraryum tedarik edebileceğiniz bazı firmalar bulunmaktadır. Temizlik diğer tüm türlerde olduğu gibi her gün aksatılmadan yapılmalı ve dışkılar alınmalıdır. UV lamba günde on beş saat açık kalmalıdır. Saklanırlarken açık bırakılmasının bir önemi olmadığından kapatılabilir.

Daha çok İngilizce adı tercih edilen crested gecko var( okunuşu krestıd geko) o da ilginç ve revaçtadır.

Crested geckolar, Leopar gecko kadar revaçta olmalarına rağmen daha agresif ve daha zor bakılan bir türdür. Bu canlılar ağaçlık habitatları tercih ederler, Kuyrukları bırakıldığında yeniden çıkmayacaktır ne yazık ki bu oldukça sık yaşanır. Oldukça yükseğe sıçrayabilirler. Leopar geckolar gibi bu tür de gececildir. Ağaç kavuklarında saklanmaktan hoşlanırlar.

Bu türler omnivorlardırlar. Hem böcek hem meyve ile beslenirler. Bir gün böcek bir gün meyve verilen bir diyet uygulanmalıdır. Cır cır böceği, Dubia, un kurdu gibi küçük böcekler uygundur. Çekirge konusunda aynı durum geçerlidir. Meyveler ise hassas bir konudur. Leopar geckolar gibi meyve püresi ile beslenir yemler bölümünde de anlatılacağı üzere kıvamı tutturmak önemlidir. Vitamin damlası unutulmamalıdır.

uyarı 

Bu tür hassas türler arasında yer alırlar bu nedenle satışları dengelenmiştir.

Bu türler için minimum boy 30×30×45'tir. Bir teraryumda bir sadece bir erkek ve üç dişi bulunabilir. Pek sosyal canlılar değiller. Tırmanmayı sevgilerinden bolca ağaç dalı bulunmalıdır. Bu ağaç daları arasında bir kovuk bulunursa rahatça gizlenebilirler. Ayrıca çeşitli tropik bitkiler yerleştirilebilir. Zemin malzemesi torf (daha sonra değinilecek) kullanılabilir. İlginç bir şekilde UV lambaya ihtiyaç duymazlar. Ayrı bir aydınlatma kullanılabilir. ısı ve nem oldukça önemlidir gündüz 26 geceleri 22 derce olmalıdır. Isıtıcı ped ağaç daları arasına kurulu bir kata yerleştirilebilir. Nem ortalama % 58/60 civarı iyidir. Günde iki defa su spreyi ile spreylenirse hayvan su içebilir.

Ve gecko türlerine devam tokey geckosu oldukça renklidir.

Tokey gecolar hakiki keler olarak da bilinirler.  Şahsen benim en sevdiğim gecko türü ancak bir az saldırganlar. Diğer gecolara göre iri bir türdürler boyları yaklaşık 40/50 cm'e kadar çıkabilir. Isırma huyları nedeniyle leopar ve crested kadar popüler değiller ele alınacağı sırada kendi kendine elinize gelmesini bekleyin ayrıca il geldiklerinde çok zorlamasanız daha iyi olur. Ancak yinede bazıları uyusal olabiliyor, bu sizin yaklaşımınıza bağlı. Aslen uzak doğu ve Endonezya kökenli bu hayvanlar nemli ormanlarda yaşarlar.

  Tokey geckolar omnivordurlar. dubia, un kurdu, hamam böceği, morio kurdu, cır cır böceği gibi böcek türlerini afiyetle yerler. Muz , mango, çilek gibi meyvelerin pürelerini de sunmalısınız. leopar yada crested diyetlerinden en uygunu crested geconun diyetidir. Çeşitli meyveli bebek mamalarının sunumu uygundur ama doğal meyveler daha sağlıklı olacaktır. yemediği meyvelin çürümeden çıkarılmaları şarttır. vitamin takviyesi için haftada iki defa damla  kullanılmalıdır      ( d3 süz) .

En uygun teraryum boyutları 45 ×45×50'dir. Nem seviyesi %80 oranında tutulmalıdır.  Tropikal bitkiler gibi dekorasyon malzemeleri yerleştirilebilir.  Yine ağaç kovuğu şeklinde saklanma alanlarına ihtiyaç bulunur. Suyu bir kaç şekilde vermek mümkündür mutlaka bir temiz su kabı bulunmalıdır, Ancak ağaç yapraklarına spıreyle su sıkarsanız ve ya tam tepede günün belli saatlerinde yaprakların üzerine su akıtan fıskiyeler taktırırsanız hayvan için daha sağlıklı olur. Güneşlenmekten hoşlanmazlar UV lambalar şart değildir tıpkı crested geckolar gibi. yine de bir ışıklandırma alanı bulunabilir. Isıtıcı pet crested geckoların ki gibi bir yöntemle yerleştirilebilir. Sıcaklık en fazla 30/31 en az 28 derece arası olmalıdır. Serin alan yine 20 derce üstü, 24 derce altı bir ısıda olmalıdır. Taban malzemesi olarak nem tutan toprak çeşitleri tercih edilmelidir.

uyarı

Bu türlerin çoğu doğadan yakalanmıştır dolayısıyla parazitlere karşı dikkat edilmelidir.

Evet geldik gündüz geckolara (day gecko)...

Bir diğer adı gündü keleridir.

Tabi bir içindekiler bölümü de var ancak henüz tüm bölümler yazılmadığı için gösteremeyeceğim

 

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

İçeriğiniz yönetim tarafından onaylandıktan sonra görüntülenecek.

Misafir
You are commenting as a guest. If you have an account, please sign in.
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Editör içeriğini temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×