Jump to content
gulay

İstanbullu olmak...

Önerilen İletiler

Okuyunca çok güldüğüm, tamamen gerçeklerden oluşan bu yazıyı sizle de paylaşmak istedim  :laugh:

 

Gerçek bir İstanbullu olmak için hangi vasıflara sahip olmak gerekir? Buyrun hep beraber inceleyelim…

 

1- Gerçek bir İstanbullu olmak ya da en azından öyleymiş gibi hissetmek istiyorsanız, her şeyden evvel çok hızlı hareket etmelisiniz. Bakkala bile gidiyor olsanız, biraz sonra dünyanın kaderini belirleyecek bir toplantıya gidiyormuşçasına mağrur, kararlı ve hızlı yürümelisiniz. Topuklarınızı yere ne kadar hırslı vurursanız o kadar İstanbullusunuz.

 

2- Gerçek İstanbullu her an kavgaya hazır olmalıdır. İncir çekirdeğini doldurmayacak konular için karşınızdakinin boğazına sarılabilecek bir ruh hastası olduğunuz izlenimini ne kadar verebilirseniz o kadar bu şehrin sakini sayılırsınız. Sakini dediysek, lafın gelişi o. Sakin falan olmayın...

 

3- "Meşhur" sıfatı ile başlayan yerlerde bir taburu doyuracak maliyetteki kahvaltılar İstanbullu olmanın önemli adımlarından birisidir. Pazar keyfi adına kapısında sıra bekleyeceğiniz, bir şey istediğinizde yarım saat sonra garsona ancak sesinizi duyurabileceğiniz yoğunlukta bir kahvaltıcı, İstanbul'un ve İstanbullu’nun pazar keyiflerinin olmazsa olmazlarındandır.

 

4- Henüz trafikte dayak yemediniz mi? Malesef size İstanbullu diyemiyoruz. Gidin ve kornaya basın. En çok siz basın. Önünüzdeki illa bir ara dellenecek ve "basınca ilerliyor mu da dat dat hala basıyosun ulan" ile başlayacak bir tartışmada gerçek İstanbullu sıfatına layık olacaksınız

 

5- Gerçek İstanbullu'nun mutlaka bir tane favori kurufasulyecisi, balıkçısı, pilavcısı ya da dürümcüsü vardır ve orada yapılan yemeğin dünyanın en iyisi olduğundan sonuna kadar emindir. Yoksa, derhal siz de bunlardan bir tane edinin.

 

6- Sürekli olarak Boğaz’ın varlığı ile mutlu olun. Gün içinde onu hiç göremiyor oluşunuz, haftada, belki ayda bir defa üç saatlik trafik çilesine maruz kalıyor oluşunuz sizi yıldırmasın. Her fırsatta iyi ki Boğaz'ın ve denizin olduğu bir yerde yaşadığınıza dua etmelisiniz.

 

7- İstanbul'la aranızdaki "nefret ve aşk" ilişkisi İstanbulluluğun temel taşlarındadır. Sabahtan akşama "trafiği böyle, kalabalığı şöyle" diyerek mızmızlanıp yine de İstanbul'dan başka bir yerde kesinlikle yaşayamayacağınıza kendinizi inandırın. Bu en önemlilerinden. Her gittiğiniz yerdeki huzura ve rahatlığa hayran olun ama İstanbul’suz kesinlikle yapamayın.

 

8- Gerçek İstanbullu aslen İstanbullu değildir. 8 kuşaktır İstanbul'da yaşıyor bile olsanız muhabbet açıldığında "biz aslen Zonguldak'lıyız" deyin. Siz demeseniz de nasılsa sora sora Zonguldak'a kadar getirecekler lafı. En iyisi baştan söyleyin, yormayın insanları.

 

9- Sokakta karşılaştığınız her tanıdığınızla birbirinize “bi ara Nevizade’de fasıl yapmak” sözü vererek ayrılın. O fasıl asla yapılmayacak gerçi ama olsun, adet böyle…

 

10- Gerçek İstanbullu asla İstanbul'da ölmek istemez. Aslında kimse İstanbul'da ölmek istemez. o yüzden sizin de emeklillikte bir yere yerleşme planınız mutlaka olmalı. İster memleketinize dönün ister Alaçatı'da butik otel işletin ama ortamını bulduğunuzda 60 yaşında burada olmayacağınızı mutlaka dile getirin...

 

11- Taksim Burger King'in önünde biriyle buluşun. Kimle buluştuğunuz, ne yapacağınız hiç önemli değil. Orada buluşup buluşup sonra dağılabilirsiniz, mesele yok. Önemli olan İstanbulluluğunuzu perçinlemek.

 

12- Gerçek İstanbullu’nun mutlaka en az bir tane ünlü tanıdığı vardır. Ya mahalle arkadaşıdır ya okul arkadaşıdır, en kötü ihtimalle arkadaşının arkadaşı falandır. 2. sınıf dizi oyuncusu da olsa çaptan düşmüş eski pop şarkıcısı da olsa siz de mutlaka bir ünlü tanıdık edinin. Unutmayın, ünlünün iyisi kötüsü olmaz...

 

13- Sürekli olarak konserleri, sergileri, etkinlikleri takip edin ama son anda bir işinizin çıkması sebebiyle gidemeyin. Sonra da yeri geldikçe duyduğunuz ilk günden beri o konseri beklediğinizi ama son anda gidemediğiniz için pişman olduğunuzu belirtin. Unutmayın, bu tip etkinlikler gidip eğlenmek için değil, öncesinde ve sonrasında hakkında bol bol konuşup prim yapmak içindir.

 

14- Gerçek İstanbullu, esnek ve ergonomiktir. uzun yıllar bu şehirde yaşayıp metrobüsü, dolmuşu, minibüsü derken kemikleri zamanla kıkırdaksı doku haline gelen İstanbullu, bu andan itibaren olabilecek her toplu taşıma aracına sığar. Eğer iyi bir İstanbullu gibi görünmek istiyorsanız ya yogaya başlayacak ya mesai çıkışında metrobüse bineceksiniz, tercih sizin.

 

15- Gerçek İstanbullu'nun metrobüs'le ilgili en az 1 kere başına fantastik bir şey gelmiş olmalıdır. Ya yolda kalmış bir aracı diğer yolcularla birlikte itmiştir ya araç içinde bir kavgaya karışmıştır ya direkt şoförü dövmüştür. Henüz sizin başınıza gelmediyse bundan sonra daha sık metrobüs kullanın. Her gün binseniz en geç 1 haftaya bir şeyler olur…

 

Kaynak: http://zaytung.com/blgdetay.asp?newsid=195927

 

 

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

Ben de gider miyim gitmez miyim, ne zaman giderim bilmiyorum ama maddelerin büyük kısmı uyuyor bana...  :)

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

Gerçek İstanbullu her gün trafiğe sövüp köprüyü arabayla tek başına geçen, metro, metrobüs kullanmayandır. O yüzden son maddeler hatalı. :)

 

Ben zaten Tuzla'dayım... İstanbul sayılmaz :)

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

Alanya çok güzel sahiden, sakin ve modern. Sırf Alara Park'a 4 yıl gitmişliğimiz vardır üstüste...

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

İzmir de benim çok ilgincime gidiyor. O nüfusa rağmen sakinliğini koruyor yaz-kış. Yani yollar filan kalabalık belli saatlerde ama İstanbul'un keşmekeşliğini görmüyorsunuz.

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

Alanya çok güzel sahiden, sakin ve modern. Sırf Alara Park'a 4 yıl gitmişliğimiz vardır üstüste...

Nasıl sakin yahu. Kışın falan mı gittiniz?

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

Alanya çok güzel sahiden, sakin ve modern. Sırf Alara Park'a 4 yıl gitmişliğimiz vardır üstüste...

Nasıl sakin yahu. Kışın falan mı gittiniz?

 

Yok yaz tatilindeydi hep de sakinlikten kastım insan yokluğu değil tam olarak. O yörenin insanda yarattığı kafa dinlendirme hissi. Mesela ben aynı hissi Side'de veya Antalya'da yaşayamıyorum ama Alanya ve Marmaris'te o dinlenme hissi oluşuyor. İnsandan insana değişen şeyler tabi ki...

 

 

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

Alara park avsallarda sayılır oralar merkeze göre çok daha sakindir. Alanyada yazın yaşamaya çalışmak cennetten çok cehennemi tattırır :) yaz hariç keyifli diyebilirim :)

 

Evet aynen Avsallardaydi.

 

 

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

İstanbuldan sonra heryer sakin geliyo insana :D

 

Aynen öyle. Bir süre şehirdışında bulundum ama çok sıkıcı geldi. Aksiyon yok, patlamalar, kazalar, saldırılar, gaz bombaları ve tazyikli su, trafik ve kornalar, üst geçide çarpıp yaya öldüren ya da 3. kata giren kamyonlar, su basan metro falan yok. Ne o öyle  :bounce: :bounce: :bounce:

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

 

İstanbuldan sonra heryer sakin geliyo insana :D

 

Aynen öyle. Bir süre şehirdışında bulundum ama çok sıkıcı geldi. Aksiyon yok, patlamalar, kazalar, saldırılar, gaz bombaları ve tazyikli su, trafik ve kornalar, üst geçide çarpıp yaya öldüren ya da 3. kata giren kamyonlar, su basan metro falan yok. Ne o öyle  :bounce: :bounce: :bounce:

+1 +1

:laugh:

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

İçeriğiniz yönetim tarafından onaylandıktan sonra görüntülenecek.

Misafir
You are commenting as a guest. If you have an account, please sign in.
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Editör içeriğini temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×