Search the Community
Showing results for tags 'rehber'.
Found 15 results
-
PHRYGANISTRIA HEUSII YENTUENSIS "TAY YEN TU" Genel Tanım: Bilinen en uzun böcek türlerinden biridir. Bu tür doğada yalnızca Güneydoğu Asya'da görülür. Dış Görünüş: Klasik sopa böceği görünümüne sahiptir. Yetişkin dişiler yeşil veya kahverengi olabilir ve vücut uzunlukları 32 cm'ye kadar ulaşabilir. Erkekler ise dişilere göre daha incedir, 22 cm'ye kadar büyüyebilir. Yavrular yumurtadan çıktıklarında 3 cm uzunluğundadır. Yeşil bir renge sahiptir ve kabuk attıkça sırtlarında beyaz lekeler çıkar. Beslenme: Otçul canlılardır. Böğürtlen, gül ve fındık yapraklarıyla beslenirler. Yapraklar sürekli taze kalmalıdır bu yüzden mümkünse haftada bir yaprakları değiştirin. Yaprakları uzun dallar halinde koparıp su dolu bir kaba koyun ve yavruların içine düşüp boğulmaması için kabın üstünü kapayın. Teraryum: Oldukça büyük bir tür olduğundan teraryum boyutu yetişkin bir çift için en az 60x60x90 olmalıdır. Teraryumun yüksekliği, canlının sağlıklı bir şekilde kabuk atabilmesi için çok önemlidir. Teraryumun tabanında kağıt havlu veya cocopeat torf kullanabilirsiniz. Havalandırma için teraryumun en az bir yüzeyi sineklik olmalıdır. Bu tür, geniş alan istediğinden cam teraryum çok pahalıya gelecektir bu yüzden sineklikli tül kafes veya tahtadan yapılmış bir teraryum kullanılması daha mantıklı olacaktır. Ekstra aydınlatma gerekli değildir. Teraryumu karanlıkta veya direkt yakıcı güneş ışığında bırakmayın. Gün ışığı yeterli olacaktır. Sıcaklık ve Nem: Oda sıcaklığı (22-26°C) idealdir. Nem ise %60-70 olmalıdır. Yavruların nemlendirilmesi önemlidir çünkü kuru bir ortamda kabuk atamazlar. Teraryumu nemlendirmek için arıtma suyla günlük fısfıs yapınız. Küf, canlılara zarar verir o yüzden küf oluşumu gözlemlerseniz teraryumu temizleyin ve havalandırmayı arttırın. Üretim: Dişi 5, erkek 4,5 ay içinde yetişkin olur. Üretimi zor değildir ancak büyük ve hassas oldukları için kabuk atarken bazı sorunlar yaşanabilir. Son kabuklarını attıktan birkaç hafta sonra çiftleşeceklerdir. Dişi, yumurtalarını yere bırakır. Kuluçka: Yumurtalar açık kahverengidir. Uçlarında kapağa benzeyen küçük bir parça bulunur. Yumurtaları inkübe etmek için başka bir kabın kapağına birkaç tane küçük delikler açın ve zemin malzemesi olarak nemli vermikülit veya kağıt havlu koyun. Daha sonra yumurtaları kullandığınız malzemenin üstünde dağıtın ve kabın kapağını kapatın. Zemin malzemesi kurudukça nemlendirme yapın. Yumurtalar, canlılardan daha nemli (%85-90) tutulmalıdır. Bu şartlarda yavrular yumurtadan 5-6 ay içinde çıkacaktır. Küf, yumurtalar için oldukça zararlıdır. Küfü önlemek için springtail kültürü kullanabilir veya haftada bir bu kabı temizleyebilirsiniz. Handling: Bu tür handling için önerilmez. Dokunulduğunda aşırı tepki verirler ve bacaklarını uzatarak bir dal parçası gibi kendilerini yere bırakırlar. Bacaklarını çok kolay bırakabilirler bu yüzden kesinlikle bacaklarından tutulmamalıdır. Kopan bacaklarını kabuk atarak yenileyebilirler. Öneri ve Tavsiyeler: Yavrular bazı sert yaprakları yiyemezler. O yüzden yaprakların kenarlarını kesmeniz yemelerini kolaylaştırır. Yaprakların ve dalların, teraryumun kenarına değmediğinden emin olunuz aksi takdirde yavrular, yapraklardan uzaklaşıp kaybolacaktır. Burada yazanları uygulamanız, yavrulardaki ölüm riskini büyük oranda azaltacaktır. Kabuk atarak büyüdüklerinden, canlılar kabuk atarken rahatsız edilmemelidir. Eğer canlı kabuk atarken yere düşerse hemen kabuğun boş kısmından ters bir şekilde tutun ve kabuktan tamamen çıkana kadar bekleyin. Eğer yaprakları yabancı bir kaynaktan toplarsanız, her ihtimale karşı canlıya vermeden önce sirkeli suyun içinde bekletin ve su ile güzelce durulayın. Bu tür daha çok yaprakların üzerindeyken kabuk attığı için uzun dallar tercih edilmelidir. Diğer Bilgiler: Yavrular %20-30 oranda ölüm riskine sahiptir yani tüm koşulları yerine getirseniz bile bazı yavrular ölecektir. Yumurtaların %90'ı çıkacaktır. Bu yüzden çok fazla yumurta tutmayınız.
- 3 replies
-
- 5
-
-
- stick insect
- phryganistria
-
(and 1 more)
Tagged with:
-
Herkese Merhaba! Bugün en çok hobiye yeni başlayan arkadaşların merak ettiği,sürekli bu konuda post açmaya gerek kalmadan rehber niteliğinde kolay ve anlaşılabilir bir şekilde, bu konuyu sizlere anlatmayı çalışacağım.Özellikle yeni başlayan hobicilere üşenmeden okumalarını şiddetle öneriyorum. Peki bu konu ne? Haydi başlayalım; Lütfen eksik veya hatalı bulduğunuz kısımlar var ise düzeltmekten çekinmeyin.. Konumuz, tarantulalarda kabuk süreci.Sizlere ve özellikle yeni hobicilere, kabuk süreci hakkında faydalı ve yeterli olduğunu düşündüğüm bilgiler vereceğim haydi temelden başlayalım 1-Tarantulalar Neden Kabuk Atar? Sanılanın aksine tarantulalar sürüngenler veya çoğu canlı gibi sürekli bir büyüme gerçekleştirmezler. Dış iskeleti, tarantulanın büyümesine engel olduğu, kısıtladığı ve bir süre sonra sığamadığı için kabuklarını değiştirirler. Kabuk sonrası canlınızın gözle görülür derecede büyümesini sebebi basitçe budur. 2-Canlımın Kabuk Atacağını Nasıl Anlarım? Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, kabuk süreci türden türe ve canlıdan canlıya göre çok değişkendir. Alttaki seçeneklerin bazen bir arada gerçekleştiği gözlemlenebilirken bazen de ayrı olabilir. İstisna ve kesin olmayabilecek durumlarda zaten sizleri bilgilendireceğim O zaman seçeneklerimize geçelim; a) Tarantulanız Yemek Yemeyi Keser(İstisna Durum) En belirgin belirtilerden birisi ,sağlıklı bir şekilde yemeğini yiyen canlınızın bir anda yemek yememesidir. Canlınız yeme saldırmayabilir,yemi görmezden gelebilir veya ısırıp bırakabilir.Canlınız eğer yem yemiyorsa onu zorlamayın. Yem yememesinin birçok sebebi olabilir.Canlınız tok olabilir.Metabolizmasının hızlanması için ısıyı arttırabilirsiniz. Canlıyı veya yaşam alanını sürekli kurcalıyorsanız veya yaşam alanı değişmişse yem kabul etmeyebilir. Verdiğiniz canlı yemin boyutu çok büyük olabilir.Canlı kendi boyundan büyük yemlerden korkabilir. Veya düşük ihtimal olsa da verdiğiniz canlı yemi sevmiyor olabilir. Canlınız yemek yedikten kısa bir süre sonra da kabuk atabilir,bu durum genelde slinglerde görülür. b) Tarantulanızın Abdomeni Kelleşir.(İstisna Durum) Eğer tarantulanızın abdomeninin üst kısmında.Siyah lekeler oluşmuşsa, abdomen tüylerinde dökülme ve kellik oluşmaya başlamışsa.Tarantulanız yüksek ihtimalle kabukta demektir fakat bazı canlılarda gözlemlenmeyebilir. c) Tarantulanız Ağ Örer,Yuvasını Kapatır(İstisna Durum) Eğer tarantulanız normalden fazla, zemini yanlardan destekleyecek şekilde veya sadece zemini kaplayacak şekilde ağ örüyorsa kabukta olabilir. Aynı olay tünel kazan tarantulalar için, tünelin girişini ağla kapatma olarak da görülebilir. Ağ örmek yerine genelde saklanma alanı bulunan canlılarda direkt yuvanın girişine torf yığıp kapatma görülebilir d) Tarantulanızın Renkleri Kararır.(Kesin Kabuk belirtisi) Kabuk sürecinde olan bir tarantulada üstte belirttiğim durumlar sıkça gözlemlenir. Eğer tarantulanızda üstte belirttiğim durumlar var ve hala kabukta olduğundan şüpheliyseniz,yardımımıza bu seçenek koşuyor Genellikle kesin kabuk belirtisi olmakla beraber renklerini almış (juvenile, sub-adult, adult) canlılarda. Renklerde kararma yerine solma olarak gözlemlenebilir. Peki Kararma Süreci Nasıl gelişir? Yemi kesmesinden itibaren sling bir canlıda ilk 3-6 günden itibaren ayak uçlarından başlayan ve tüm vücuda yayılan hafif kararma görülür. Sonrasında ise kabuk atımına az bir süre kala ( 2-3 gün) tarantulanızın renkleri ciddi anlamda kararır. e) Tarantulanızın Hareketleri Yavaşlar.(Kabuk Belirtisi) Genellikle kabuk sürecinin orta ve sonuna kadar görülen bu durum kabuk yatışı dediğimiz olaydır.Tarantulanız,gövdesi hafif yukarda,bacakları hafif kapalı bir pozisyonda bekler.Temas ettiğinizde ise ya hareket etmez ya da çok az hareket eder. 3- Canlınızın Kabukta Olduğunuz Kesin Anladınız Peki Şimdi Ne Yapmalı? a) Tarantulanızı strese sokmayın. Karanlık ve sıcak bir ortamda bırakın ve gerektiğinde dışarıdan kontrol edin.Gerekmedikçe kabını ellemeyin elleseniz bile canlıya müdahalede bulunmayın. b )Kabuk sürecinin en önemli konusu nem kısmıdır.Bu yüzden bu konuyu öne çıkarma adına renkli yazacağım. Bir yer türü için nem %60 da ise nem oranını %65-%70 e çıkarın. Bu doğrudan tarantulanızın kabuk sürecinin rahat geçmesini sağlayan bir etkendir. Nem az olursa tarantulanız kabukta sıkışabilir veya kabuk atması zorlaşabilir. c) Kabukta olduğundan şüphelendiğiniz canlınıza sürekli yem denemesinde bulunmayın. Eğer birkaç gün geçtikten sonra kabuk belirtisi yoksa beslemeyi deneyin. d) Canlınızın yaşam alanında kesinlikle canlı yem bırakmayın,bu onu strese sokup sıkıntılı bir kabuk süreci geçirmesini sağlar. 4-Kabuk Sürecinde Yaşanabilecek Sıkıntılar Nelerdir? a)Aslında bu kısma değindik fakat yine de belirtelim.Nem az olduğu ve abdomen çok şişik olduğu zaman nadiren olsa da tarantulanız kabuğuna sıkışabilir. b)Canlınız strese girerse, strese giren canlınız uzuv kaybı yaşayıp ya da erken yemleme sonucu dişini kırıp yemden kesilebilir ve eğer sling değilse bir sonraki kabuğa kadar yaşatamayabilirsiniz. 5-Şimdi ise kendi canlımın kabuk sürecini,notlar ve fotoğraf ile gözlemleme vakti UYARI:KABUK SÜRECİNDE CANLINIZA KESİNLİKLE EN UFAK BİR RAHATSIZLIK VERMEYİN,STRESİ TETİKLEYEBİLİR.EĞER 3-5 SAAT GEÇMİŞ VE KABUK SÜRECİ TAMAMLANMAMIŞSA BİR SORUN VAR OLABİLİR.UZUN SÜRE GEÇMİŞ VE KABUK ATIMI İLERKEMİYORSA CANLIYI RAHATSİZ ETMEDEN ORTAMIN NEMİNİ ARTTIRMAYI VEYA ICU(Yoğun Bakım Ünitesi)'YA ALMAYI DENEYEBİLİRSİNİZ. Normalde kabuk atımı şu şekilde geçekleşir. 1-Baş kısmı çıkar 2-Ayaklar çıkmaya başlar ve abdomen ayrılmaya başlar. 3-Ayaklar ve abdomen kabuktan ayrılır. Not: Canlınız kabuk sonrası bir süre ters kalabilir,sonrasında kendini düzeltecektir.Bu süreçte müdahele etmeyin, yem denemesi için kabuğunun sertleşmesini de sinirlerinin oturmasını bekleyin.Slinglerde 2-4,juvelerde 4-7,sub-adult ve adultlarda 7-15 gün bekleyebilirsiniz 6-Son olarak canlımı nasıl daha hızlı kabuk attırabilirim derseniz; Bu konuyu açmamda bana destekte bulunan arkadaşlara teşekkür ediyorum.. Umarım bu rehber sizler için faydalı olmuştur.İyi ve sağlıklı hobiler..
- 19 replies
-
- 13
-
-
-
Pamphobeteus Sp. Cascada Bakım Rehberi
ravenouscortex posted a topic in Pamphobeteus spec. "Cascada"
Latince İsmi: Pamphobeteus sp. Cascada Doğal Yaşam Alanları: Ekvador, Güney Amerika'nın batısı Boyut: Vücut uzunlukları 8-9cm, bacak açıklıkları 20 cm'ye kadar büyüyebilir. Yaşam Süresi: Erkekler ortalama 3-5 yıl, dişiler ise 15 yıldan fazla yaşam süresine sahiptir. Dış Görünüş ve Cinsiyet ayrımı: Slingler turuncu abdomen üzerinde siyah üçgen desenlere ve mavimsi gri bir karapaksa sahiptir. Juvenile boyuta geldikçe karapaks kısmına açık pembe renkte desenler oluşur ve abdomendeki siyahlıklar yayılmaya başlar. Yetişkin dişiler kahverengi-siyah vücut rengine ve kırmızı abdomen kıllarına sahiptir, erkekler ise mor femur ve karapaks desenlerine kavuşur. Büyüme Hızı: Orta - hızlı. L2 olarak edindiğim canlı 6 ayın sonunda 4 kabuk atarak aşağıda gördüğünüz juvenile boya ulaştı. Bu süre ortam sıcaklığına göre değişebilir, ideal sıcaklık aralığı 22-28°C'dir. Davranış: Dış etkenlere karşı ürkek ama yeme karşı iştahlı ve atiktir. Sling ve juvenile evrede fırsatçı kazıcı, adult boyda klasik new world (yeni dünya) yer türü davranışları gösterir. Kışkırtıldığında kaçmaya veya abdomeni havaya kaldırıp bombalama pozisyonuna geçmeye eğimlidir fakat devam edildiğinde tehdit pozisyonuna girmekten kaçınmaz, yine de her canlının kendine has karakterinin olduğunu unutmamak gerek. Başlangıç türü olarak uygundur fakat ülkemizde bulunması zordur. Teraryum: Yetişkin canlılar için 40L saklama kabı veya 60*40*18 boyutlarında bir teraryum kullanabilirsiniz. Fırsatçı kazıcı oldukları için yavruluk döneminde kendi boyu kadar torf koyarsanız kendine uygun bir mağara oluşturacaktır. Teraryumda hem nem tutması hem de dekorasyon amacıyla yosun kullanabilirsiniz. Ayrıca yükseğe tırmanıp düşerek kendisini yaralamaması için sığ bir teraryum kullanmalısınız. Nem, Havalandırma ve Sıcaklık: Hafif nemli ortamı severler, benim canlım fısfıs yaptığım bölgede durmayı seviyor. Kabın üçte birini nemli tutmanız yeterli olacaktır, isteğe göre su kabı da kullanabilirsiniz. Nemli ortamın küfe sebep olmaması adına kabın yanlarına çapraz havalandırma açmanızı öneririm, ayrıca nemin buharlaşması ve havalandırmaya yarıdmcı olması için kapak kısmına da delik açmak gerekir. Daha düşük derecelerde de yaşayabilmelerine rağmen 22-28°C aralığında tutmanız düzenli büyüme için önemlidir. Kullanığım Kaynaklar: https://www.giantspiders.com/species/pamphobeteus-spp/ https://www.thetarantulacollective.com/caresheets/pamphobeteus-sp-platyomma-
- 3
-
-
- pamphobeteus
- cascada
-
(and 3 more)
Tagged with:
-
Bu konuda ağaç türü tarantulara nasıl bakmanız gerektiğine değineceğim Öncelikle türünüzü seçmelisiniz,birbirlerine yakın olanlar olduğu gibi iki ayrı uçta olanlar da mevcut.Tür seçimi için diğer konuma bakabilirsiniz, Sonrasında ise besleyeceğiniz canlının boyutuna kadar verin bu en önemli adımdır,çünkü diğer tüm adımlar buna göre şekillenecek, Eğer Sling bir tarantula aldıysanız büyük ihtimalle delikli olan her kap işinizi görecektir.Ancak her zaman olduğu gibi burada da birkaç püf nokta var: 1Öncelikle terrayı alın 3/1 ine toprak doldurun,şimdi önemli bir adım,eğer terrayı dikkatli ve canlıya uygun dekore etmezseniz canlı ağını kapağa örecek,sizin sokulma ihtimaliniz artacak, her yemlemek için kapağı açtığınızda yuva bozulacaktır.Benim önerim dikey biçimde toprağa saplanıp yuvanın bir yüzeyine doğru yaslanacak birkaç parça dal yada türe göre bir parça cork koymanızdır (poecilotheria,psalmopoeus türleri çok tırmanıcı olmadıklarından cork'u tercih edeceklerdir ancak avicularia,tapinauchenius türleri daha tırmanıcıdır ve ince dalları tercih ederler) Bu kaplara benzer kaplar canlıya uzun süre yetecektir kap çok büyük olursa canlı strese girer,büyümesi gecikir vs vs. Bu kadar küçük kapta baktığınız bir canlıya su kabı koyamazsınız,Onun yerine koyacağınız bir parça steril yosun yada küçük bir bulaşık süngeri parçası hayvan için yeterli olur. Eğer juve bir canlı alacaksanız ve boyu çok da küçük değilse geldiği günden adult terrasına almakta fayda vardır(aviculari türleri hariç! Aviler olabildiğince dar yerlerde bakılmalıdır) bunun sebebi rehousing yaparken yaşayabileceğiniz risklerdir, Ölçü değişkendir bana kalırsa Aviculari ve Tapinauchenius 20x20x30 boyutlarında bir terraryum yeterlidir bu türler daha küçük alanlarda bakılmalıdırlar nem ihtiyaçları fazladır,Ancak Psalmophous türleri ve diğer tüm eski dünya ağaç türleri gerek boyutları gerek de agresiflikleri nedeni ile daha büyük terraryumlarda bakılmalıdır,Yetişkin Psalmmophous veya Poki için ideal boyut 30x30x45 olabilir, NEM Nem bazı ağaç türlerinde pek de önem teşkil etmemesine rağmen(Pokiler) bazılarında hayati önem taşır(Aviler)Genel olarak %60-%80civarında tutulmalıdır.Ancak Tropikal ortamlardan gelmeyen Muson Asyası türleri için kurak sezon yaratılmalıdır.Bu sezonda (3-6 ay) Nem %50 civarlarına düşebilir.Bu sezonu ADULT canlınız kabuk attıktan sonra yapmaya özen gösteriniz slinglerde denemeyiniz. Tropikal türlerde hiçbir zaman %60'ın altına düşmemelidir,kabuk atarlarken %80-90'lara çıkabilir.Unutulmamalıdır ki bu değerler adult canlılar içindir,slingler çok kabuk attıklarından nem ve sirkülasyon her zaman yüksek tutulmalıdır. YEMLEME Ağaç türleri kolay kolay yem reddetmezler,onları az az ve sık sık beslemeliyiz,çok şişkin bir abdomen onların düşüp ölmesine sebebiyet verebilir,dolayısıyla terrada çok sivri objeler bulunmamalıdır.Yem olarak Cırcırlar,Tartaralar,Lobsterlar,Hisserlar idealdir onun dışında bulabilirseniz Çekirge de verebilirsiniz.Un kurdu morio kurdu gibi yağ yapıcı yemlerle çok fazla beslememelisiniz.Ağ tünelinin içine bıraktığınız hareket eden her şeyi yerler bu nedenle diyetlerini siz düzenlemelisiniz,Hiçbir ağaç türünde Fare,Kobay,Bıldırcın gibi büyük yemlerle besleme yapmanızı önermiyorum Kafanıza takılan herhangi bir konuda soru sormaktan çekinmeyin,hepinize iyi hobiler diliyorum Yazı Reptula'ya aittir! İzinsiz kopyalanması yasaktır!
-
Evet sitede buna benzer bir çok konu var gibi ama detaylandırıp güncellemek istedim gerek varmıydı bilmiyorum umarım faydalı olur Şurayada çoğu hobicinin gözdesi olan bir Caribena Versicolor koyarak başlayalım Tarantulaları, diğer örümcek türlerinden ayırt etmemizi sağlayacak en belirgin özellikleri; uzun kıllı vücut yapısı, büyük dişler ve yapı olarak diğer örümceklerden çok daha iri olmalarıdır.. Doğa'nın karma'sı olsa gerek ki, bu şekilde evrim geçirmişler. Bu nedenle kafa yerine kas gücü gelişmiştir. Birçok örümcek türünün akıl almaz avlanma metodları vardır, gördüğümüzde hepimizi şaşkına çevirirler. Ama Tarantulalarda malesef o şekilde şaşkına çevirecek pek bir özellik bulunmamaktadır. Kurnazlıklar veya değişik teknikler yerine gayet düz bir şekilde avlanmaktadırlar.. ağaç/çalı, tünel ve yer olmak üzere 900'e yakın türleri vardır.. Anatomi, Abdomen; Sindirim sistemi, Kalp, Solunum sistemi, Ağ kimyasalları ve Yumurtalar burada üretilmektedir. Abdomen soğanın dış yüzeyi gibidir, zar'dan oluşur, ayrıca Akciğer girişleride abdomenin altında bulunmaktadır. O yüzden en hassas bölgesi burasıdır ve en ufak bir baskı sonucunda canlının ölme riski bulunmaktadır. Bu hobi ile uğraşanlarların dikkatsiz ve amatörce bakımları sonucunda bazen kaza ile abdomen bölgesinde yırtılmalar meydana gelir.. Carapace; Bacakları kontrol etmesini sağlayan sinir sistemi bunun altında yer almaktadır, aynı zamanda yemini sıvılaştırdıktan sonra vakumlayabilmesi için de bir vakum sistemi içermektedir. Yapısı abdomen'den kat kat daha kuvvetlidir, eğer yakından bakacak olursanız akreplere benzer bir yüzeye sahip olduğunu görebilirsiniz. Ön tarafında gözleri, ağız girişi, dişleri ve son olarakta 2 adet kol bulunmaktadır.. Tarantulalar 4 evre'ye girerler. Sling (yavru) Juvenile (genç) Sub-Adult (yarı yetişkin) Adult (yetişkin) Tarantulalar kabuk değiştirerek büyümektedirler. Her kabuk değişimi sonrasında gövdeleri gelişir ve güçlenir.. Yumurtadan sling olarak çıkarlar, ortalama 1 yıl içerisinde juvenile 2 yıl içerisinde sub-adult haline gelirler, ve son süreçte ise adult olurlar. Tabi bazı türler 2-3 yıl gibi bir süreçte adult olabiliyorken, bazılarında bu süreç 4-5 yılı bulabiliyor. Not; Adult evresine ulaşana kadar hiçbirinin cinsiyeti belli değildir, ancak sub-adult evresinin sonlarına doğru belirginleşmeye başlar.. kabuk değiştirme anı ⬇️ videoplayback.mp4 Karakterleri, Defansif; aslında defansif dediğimiz durum bir nevi uyarma hamlesidir ve türlere göre değişkenlik göstermekle birlikte hepsi için her zaman geçerli bir yöntem değildir, bugün uyarı veren bir Tarantulamız, ertesi günü hiç uyarı vermeden dişlerini geçirebilir derinizin altına. Uyarı olarak bilindik 2 yöntem vardır. Bunlardan birisi; sanki saldıracakmış gibi 2 arka ayağının üzerinde şaha kalkarak dişlerini size göstermesidir. Şah pozisyonu ⬇️ Video.Guru_20210222_001713886.mp4 Video.Guru_20210222_001713886.mp4 Bir diğer yöntem ise; bazı türlerin abdomen bölgesinde bulunan uzun tüylerdir, en arka bacağı ile abdomenini kaşıyarak oradaki tüyleri havaya fırlatır yani bombalama dediğimiz olay.. Havada uçuşan tüyler her ne kadar ufak ve tehlikesiz görünse de hiçte sanıldığı gibi değildir. Tüyler bir nevi çengelli iğne gibidir, temas ettiği yere saplanıp kalırlar. Kaşıntıya, kızarıklığa, eğer kişinin solunum yolları ile alakalı bir alerjisi varsa ve kaçarsa uzun süreli nefes darlığına neden olabilir. İnsan tenine temas etmesi sonucu kimyasallar ile yıkamanız (sabun, çamaşır suyu, deterjan vs.) hiçbir fayda etmeyecektir, tek çözümü ağda yaparmışçasına koli bandını o bölgeye yapıştırıp çekmektir.. Bombalama ⬇️ Brachypelma smithi kicking Hair.mp4 Agresif; yani saldırı yöntemi, yine türlere göre değişkenlik göstermekle beraber Tarantulalar 2 şekilde saldırırlar, bunlardan biri poke'dir. Yani dişini 1 saniyeliğine geçirir ve geri kaçar, bu aynı zamanda benden uzak dur veya "akıllı ol" demektir. Eğer ciddi şekilde saldırmak istersede dişlerini uzun bir süre derinizin altında bulundurarak elinden geldiğince fazla dozajda zehir enjekte eder.. yani siz yeterli mesafeyi koruyup canlının yaşam alanı çok fazla tehdit etmediğiniz sürece önce defansif hamlesini kullanacaktır, eğer biraz daha ileri gideyim derseniz o zaman Tarantulanın dişleriyle tanışmaya hazır olun.. Bonus Şunu açık bir şekilde belirteyim ki, zehirsiz Tarantula yoktur. Tarantula türlerinin hepsi zehirlidir, ama türlerine göre dozajı ve etki oranı değişmektedir. Örneğin X Tarantulası bir fareyi 55 dakikada öldürüyorsa, Z Tarantulası 10 saniye gibi bir süreçte öldürebiliyor. Tarantulalar avlanmayı seven, savaşmayı ise sevmeyen canlılardır ve aynı zamandada pek çalışkan olduklarını söyleyemeyiz. Çok ölümcül derecede acıkmadıkları sürece çoğunlukla kuytu bir köşede, yuvalarında veya sığınaklarında avının ona yaklaşmasını tercih ederler.. Zehir etkisi düşük olan türler avlarını sersemletirler, etkisi yüksek olanlar ise avlarına bir an önce felç geçirmelerini sağlarlar. Öncelikle avlarını etkisiz duruma getirirler, ardından iç dokuyu eritecek olan zehiri avlarının içine salgılarlar. Bazı ender türlerde bu süreç 2 şekilde işlemektedir. Yani zehir ile dokuyu eriten kimyasallar ayrı zamanlarda enjekte edilirler. Önceliği her zaman avın hareketsiz kalmasını sağlamaktır, yukarıda bahsettiğim gibi abdomen bölgesi aşırı hasastır o da bunun farkındadır ve avı ile savaşmak kavga etmek onun için ölümcül olabilir. 2-3 tür haricinde sosyal değildirler. Birbirlerini daima ya tehdit yada yem olarak görürler. Hani bir 10 15 tarantula alayım da aynı teraryum içerisinde bakayım gibi bir mantık söz konusu değildir. Sabaha kadar sadece 1 tanesi canlı olarak hayatta kalır Ne yiyorlar ? Aslında doğasında avlanmayı seven Tarantulalar malesefki hobide bizim vereceğimiz canlı yemler olan Un Kurdu, Çekirge, Hamam böceğigiller vb. türlerle yetiniyorlar.. ama en önemlisi bu yemlerin doğadan alınmamış olmasıdır, çünkü biliyorsunuz metropollerde veya tarım alanları yada yeşil bölgeler sürekli kimyasal maddeler ile ya gübreleniyor yada ilaçlanıyor. Böylece bir böcek türü, kimyasal madde karışmış bir yeşillik yedikten sonra Tarantulamıza yem olursa, sinir sisteminde bozukluk başlayabilir. Bazı büyük Tarantula türlerinde adult yani yetişkin olduklarından sonra 6 ay'da bir minik fare ile besleyenlerede şahit oldum.. Benim de ilgim var, hobiye başlamak istiyorum, ne tavsiye edersin ? Bu hobiye başlayacaklar için öncelikle uzunca bir araştırma yapmalarını tavsiye ederim, ne kadar tehlikeli veya değil bunu öğrenmelerinin yanı sıra bakımları hakkında da bilgi edinmeleri gerekmektedir. Çünkü burada bahsettiklerim deve'de kulak kalır bilgi olarak. Ben bile tür araştırması yaparken "Kamboçya'da Tarantulalar yüksek miktarda çinko içerdiğinden dolayı insanlar kızartmasını yiyiyor" diye bi habere denk geldim ve üzücü bir olay.. böyle bir durum varken sırf bilgi eksikliği veya sorumsuzluk nedeniyle ölmelerini istemem. Her ne kadar güçlü, kıllı ve korkutucu görünseler de aslında çok hassas canlılar. Steril yemlerden tutunda yaşadığı ortamdaki nem oranı ve sıcaklığa kadar birçok önemli ve dikkat edilmesi gereken noktaları var. Şöyle özetlemek gerekirse ağaç/çalı türleri çok fazla ağ ördükleri için zamanının çoğunu ördüğü ağın içinde yani yuvasında geçirir buda size görsel açıdan pek zevk vermez sadece yem verirken ve yerken görürsünüz, ayrıca çok hızlı hareket ederler ve en ufak fırsatta kaçmaya meyillidirler.. tünel türleri içinde aynı şeyi söylemek mümkün tünelinin girişine yemi koyarsınız o titreşimi alır ve yemi alıp tüneline geri kaçar. Bu noktada başlangıç için geriye yer türleri kalıyor uysal ve sakin türler sürekli göz önünde olacağı için daima takip edip gözlemleme şansınız var.. yine başta yazdığımız gibi uzunca bir araştırma sonrası tür seçimi ve bütçenizi belirleyip "sling" bir tarantula alarak başlayabilirsiniz. Dipnot; Son 40 yıldır Tarantula ısırması nedeniyle ölen herhangi bir insan geçmemiştir kayıtlara (daha öncesi için bir kaynak yok) lakin bu ölümcül olmadıkları anlamınada gelmemektedir. Ölümcül olup olmaması tamamen sizin bünyenize bağlı bir durum, aynı arı sokmasına karşı alerjisi olan insanlar gibi. Eğerki arı sokmasına karşı alerjiniz var ise Tarantula zehrindede hayati tehlikeniz oldukça yüksek olacaktır, ve gerçekten böyle bir alerjik durum söz konusu ise okuduğum bazı bilgilere göre kalp spazmı veya vücudunun yarısında hissiyatsızlık meydana gelebiliyormuş.. Evet benim yazım bu kadar bazı yerleri alıntı olmasına rağmen çoğu internet sitesinden ve videolardan edindiğim bilgiler doğrultusunda tekrar düzenlenip sunulmuştur.. alıntıdır yazmam gerekiyorsa onuda yazabilirim sorun değil İyi hobiler ve iyi forumlar..
-
Tarantulalarda Communallık (Ortak/bir Arada Bakım) Hakkında
Marshall posted a topic in Rehber Yazılar
TARANTULA SEÇİMİ Aynı kokondan olmazsa yada belirli bir yaşa kadar yalnız yaşadılarsa bir arada tutulamazlar ama bir istisna var. M. Balfouri türünde aynı kokondan olmayan aynı boyuttaki tarantulaları bir araya getirip yetiştiren hobiciler bulunuyor. ORTAK KURULUM BAŞLATMANIN ANAHTARI Ortak bir eğilimi olan tarantulaları bir arada tutmanın anahtarı, her zaman birbirleriyle temas halinde olmaları için küçük bir muhafazaya sahip olmaktır. Unutmayın, onlara çok fazla yer verirseniz, bölgesel hale gelirler, o zaman yamyamlık olur. Onları birbirine yakın tutarsanız ve düzenli olarak beslerseniz, kayıplar varsa minimum düzeyde olmalıdır. Eğer tarantulalardan biri gruptan ayrılıp, diğerlerinden uzaklaşırsa onu tek başına başka bir teraryuma almak en iyisi olacaktır. KAÇ ADET TARANTULA İLE BAŞLAMALISINIZ? Tarantulaları birlikte tutmayı planlıyorsanız, onları üretmeyide planlamalısınız. Yedi Tarantula ile, birden fazla erkek ve dişiye sahip olmalısınız. İki veya daha fazla sling ile ortak bir düzene başlayabilirsiniz, ancak hepsi tek cinsiyetli ise, tam bir ortak döngü görmezsiniz. ORTAK TARANTULALARIN BESLENMESİ Ortak yaşam alanında ki her bir tarantulayı, aynı zaman dilimi içerisinde uygun boyutlardaki canlı yemler ile beslemelisiniz. Unutmamak gerekir ki, eğer ortada yeteri kadar yiyecek yok ise bir tarantulanın diğerini yeme olasılığı çok yüksektir. KABUK DEĞİŞİMİ Bir tarantulanın hayatındaki en savunmasız dönem, kabuk değiştirme öncesi ve sonrasıdır. Gözlemlerime göre, tuttuğum ortak türler arasında, grup bir bireyin aralarında kabuk değiştirmesine izin verdi ve kabuk atma işlemi sırasında onu öldürmedi. En azından ben öyle bir şey göremedim. M. Balfouri Birlikte bakılabilen en iyi tür M. Balfouri dir. Yavrulara 2. kabuğa (2 / 2,5 ay) kadar annelik yapar ve genellikle anneden kokon alınırsa üretim başarısızlıkla sonuçlanabilir. BERABER YAŞAYABİLEN BAZI TARANTULA TÜRLERİ Neoholothele Incei Monocentropus Balfouri Heterothele Villosella Heterothele Gabonensis Coremiocnemis Tropix Poecilotheria Türleri (P. Ornata tavsiye edilmez) Pterinochilus Murinus Hysterocrates gigas Pamphobeteus Türleri Bu konuyu hazırladığı için; Discorddan 'Tuoni" 'ye Teşekkür ederiz. Bu Çeviri/Derleme Reptula.com'a aittir. Lütfen kaynak belirtmeden paylaşım yapmayınız. -
Canlı yemlerinizdeki maytlardan (akar) kurtulmanız (ve bir daha oluşmalarını önlemeniz) için yedi adım: 1. Kabı Temizleyin Canlı yemlerin bulunduğu kabı, mümkün olduğunca çok mayt ve mayt yumurtasını uzaklaştırmak için temizleyin. Temizliğe, canlı yemlerin bulunduğu kaptaki tüm öğeleri kaldırarak başlayın. Buna yiyecek ve su kapları, saklanma alanları, kullanılıyorsa taban malzemesi ve yiyecekler dahildir. Canlı yemlerinizi, temiz, daha önce kullanılmamış, boş bir kaba yerleştirin. Yeni boşalttığınız kabı önce bol suyla yıkayın. Kabı ve normal şartlarda bu kapta yer alan diğer öğeleri, zayıf bir çamaşır suyu çözeltisi ile temizleyin. Bunun, maytları ve yumurtalarını öldürdüğü düşünülmektedir. Çamaşır suyu kullanmıyorsanız, sabun kullanın. Temiz şeyleri, henüz yıkanmamış şeylerden ayrı tutmanız önemlidir. Bu, kontaminasyonu önlemeye yardımcı olacaktır. Bulaşık makinesinde yıkanabilecek öğeler varsa, bunları makinede yıkayın. Sıcaklık, mayt ve yumurtalarını öldürecektir. Makinede yıkanamayacak (aşırı sıcaktan deforme olabilecek) öğeleri, sabun ve suyla iyice ovalayın, ardından kurumaya bırakın. Maytlar, güneş ışığından hoşlanmaz (siz de onları evinize yaymak istemezsiniz), bu nedenle yıkama işlemini güneşte, dışarıda yapmanız daha iyi olur. Ardından, yıkanamayacak, ancak kontamine olmuş olan her şeyi (taban malzemesi, yumuşak plastik malzemeler gibi) atın. Gerektiğinde kolaylıkla kapatıp açabileceğiniz, büyük bir plastik çöp torbası kullanın. Dondurarak, sadece bazı mayt türlerini öldürebileceğinizi unutmayın, bu nedenle canlı yemlerinize hangi tür maytın bulaştığını bilmediğiniz sürece, malzemelerinizin dondurulması bir seçenek değildir. Neredeyse 50.000 mayt türü olduğu göz önüne alındığında, tanımlama olası görünmemektedir, bu nedenle bir eradikasyon yöntemi olarak dondurma seçeneği kullanılmamalıdır. Diğer taraftan sıcaklık, tüm mayt türlerini ve yumurtaları öldürür. Sadece 50º C sıcaklık, maytların %100'ünü 20 dakikada öldürebilir (https://www.researchgate.net/publication/12081875_Killing_mites_with_heat). Bu, bulaşık makinesi, mikrodalga ve fırından gelen sıcaklığın, maytları ortadan kaldıracağı anlamına gelir. Açıkçası, sonuncusunu yapmayı düşünürseniz çok dikkatli olun. Güvende olmanız adına, fırına herhangi bir şey koymanızı önermiyorum. Bir seçenek olsa da en kolay ve en güvenli şey, yıkanabilecek malzemeleri yıkamak ve tek kullanımlık kâğıt bazlı malzemeleri atmak ve yeni malzeme kullanmaktır. 2. Canlı Yemleri Yıkayın Evet, canlı yemleri “yıkayacaksınız”. Elek, kâse, un ve poşet torbaya ihtiyacınız olacak. Torbaya çeyrek bardak un koyun. Bir avuç canlı yemi içine ekleyin. 10 veya 20 saniye boyunca veya canlı yemler unla kaplanana kadar çalkalayın. Eleği kâsenin üzerine yerleştirin, torbayı elek içine boşaltın ve un, canlı yemlerden mümkün olduğunca uzaklaşana kadar sallayın. Un kaplı canlı yemleri temiz bir kaba yerleştirin ve tüm canlı yemler “temizlenene” kadar bu işlemi tekrarlayın. Bu işlem garip görünse de un iki şey için gereklidir. İlk olarak, maytları kaplar ve canlı yemlere tutunmalarını önleme eğilimindedir. İkincisi, nemi emer ve çevreyi onlar için daha az misafirperver hale getirir. Canlı yemler, sallanmak ve un ile kaplanmaktan hoşlanmazlar, ancak bunun üstesinden geleceklerdir, merak etmeyin. Unla kaplı maytlar, hayatta kalmak için yapmaları gereken şeyleri yapamayacaklardır; un kullanmamızın da sebebi budur. NOT: Hamamböcekleri (tartara ve dubia gibi), karna yakın, ventral tarafta, vücutlarının uzunluğu boyunca bulunan küçük valflerden nefes alır. Onları un ile kapladığınızda, bu valfleri tıkama ve hamam böceklerini öldürme riskiyle karşı karşıya kalırsınız. Hamamböceği ne kadar küçük olursa, bu risk o kadar büyük olur. Yukarıda bahsedilen işlemi kısa- 10 ila 20 saniye yeterlidir- süreli yaparak ve bitirdiğinizde mümkün olduğunca çok unu uzaklaştırarak zarar riskini azaltabilirsiniz. Elek kenarına sağlam bir cisimle (kaşık veya benzeri) vurmak bu konuda yardımcı olacaktır. Bunu tecrübe etmek için önce 1-2 hamamböceğiyle test yapabilirsiniz. Hamamböcekleri 5 ila 10 dakika sonrasında hayatta kalmaya devam ettiği sürece, yönteminiz doğru demektir. Elek ile ilgili olarak, metal veya plastik, kenarları yüksek olan bir taneye sahip olmanız tavsiye edilir, böylece salladığınız canlı yemler tırmanamaz. Canlı yemler, elekten çıkmak için ellerinden geleni yapacaktır. Buna hazırlıklı olun. Tabanı delinip, çok küçük delikler açılmış olan bir kova veya kâse, eleğe alternatif olabilir. Deliklerin unun geçebileceği kadar büyük, canlı yemin geçemeyeceği kadar küçük olması gerekir. Detay vermek gerekirse, (delik boyutu için) 1.5 mm iyi bir boyuttur. Un ve maytları canlı yemlerden ayırmanıza yardımcı olabilecek muhtemelen birçok farklı ev tabanlı fikir mevcuttur. Bir kovanın tabanını kesip, ince gözenekli kumaş kullanmak buna bir örnek olsa da en verimli yöntem elek kullanmaktır. İşlem sonunda, kullanılmış unu ve poşet torbayı, bir çöp torbasına atın ve ağzını sıkıca kapatın. Canlı yemleri yeni, temiz bir kaba alın. Şimdilik bir kenara koyun. 3. Nemi Azaltın Nem, mayt istilalarında en büyük katkıda bulunan faktörlerden biridir. Maytlar, yiyecek ve barınağa ihtiyaç duyarlar ve sıcaklığa karşı olumlu tepki verirler, ancak yüksek nem, bir zorunluluktur. Alternatif olarak, maytlar düşük nemde ya daha az problemlidir veya hiç problem oluşturmaz. Nemi azaltmak, onları ortadan kaldırmaya ve geri dönüşlerini önlemeye yardımcı olabilir. Canlı yemlerin aşırı yüksek neme ve hatta sıcaklığa ihtiyacı yoktur (üreme haricinde). Düşük nemli bir alanda haftalar veya aylar boyunca oda sıcaklığında tutulabilirler. Nemi %50'nin altında tutarken, sıcaklığı 25-32 derece arasında yükseltmek, mayt problemlerinden kaçınmanıza yardımcı olabilir. Mayt mücadelesinde, başlangıç olarak nemi %40'ın altında tutmayı düşünün ve gidişatı takip edin. %40 nem, mayt istilasına karşı koruyucudur. %50 nem de güvenli görünebilir, ancak aynı zamanda sınırı zorluyor da olabilir. Maytlar, yaklaşık %60 nem ve üzerinde tutulan, özellikle hamamböceği kolonilerinde daha yaygın görülmektedir ve nem ne kadar yüksek olursa, maytlar da o kadar fazla faktör haline gelir. Ayrıca coğrafyanın da canlı yem kolonilerinde mayt istilası olasılığını etkilediğini unutmayın. Maytlar, nemli bölgelerde daha çok sorun teşkil eder ve daha kurak iklimlere geçtiğinizde durumun değiştiği gözlemlenir. Maytların yaygın olduğu nemli bir bölgede yaşıyorsanız, başlamak için en iyi nokta, %40'lık bir nem hedefi olabilir. Güvenli bir temel oluşturduktan sonra, nemi her zaman bu noktadan yükseltebilirsiniz. Koloni nemini %50'nin altında tutmak mümkün değilse, ısı kaynağını kapatarak ve canlı yemlerinizin bulunduğu odayı belli bir süre havalandırarak maytları ortadan kaldırabilir ve geri dönmelerini engelleyebilirsiniz. Bunun için bir gün boyunca yapılan havalandırma yeterli olacaktır, ancak yeterli gelmezse, daha sık da deneyebilirsiniz. Bunu haftada bir veya iki kez tekrarlayın. Buradaki mantık, yüksek sıcaklık ve neme, daha düşük sıcaklık ve nem dönemleriyle karşı koymaktır. Bu, göreceli olarak, her şeyin kurumasını sağlar. Sıcaklık ve nemi aralıklı olarak azaltmak bazı durumlarda işe yarayabilir, ancak mayt istilası riskini azaltmanın en güvenilir yolu, nemi maytların tutunamayacağı ve çoğalamayacağı bir seviyeye düşürmektir. 4. Tüm Yüzeyleri Temizleyin Yukarıdakilerin hepsini yaptıktan sonra, canlı yem koloninizin bulunduğu odayı temizleyin. Tüm yüzeyleri bir sünger ve hafif (bir litre suya iki damla çamaşır suyu gibi) bir çamaşır suyu çözeltisiyle temizleyin. İsterseniz sabun kullanabilirsiniz. Her şeyi havlu ile kurulayın. Dilerseniz yüzeyleri %70 alkol veya seyreltilmiş bir Lysol karışımı (her ikisi de su ile seyreltilmek üzere) ile de silebilirsiniz. Her ikisi de maytları ve yumurtalarını öldürebilir ve kuruduktan sonra canlı yemlerinize zarar vermez. İşiniz bittiğinde, temizlik yaptığınız süngerleri en az bir dakika boyunca mikrodalgada fırınlayın (tekrar kullanılacaksa). 5. Vakum Uygulayın Maytlar, halıya ve diğer kumaşlara sığınırlar ve bunu yaptıktan sonra yerlerinden çıkarılmaları zordur. Halı, nemli ortamlar için çok uygun değildir. Nem, halı altında veya halı iç boşluğunda birikebilir, buna ek olarak, halı içindeki maddeler küfe neden olabilir. Küf, maytlar için hem yiyecek hem de üreme alanı sağlar. Odada halı varsa, (elektrik süpürgesi ile) iyice vakumlayın ve koloninizi halı bulunmayan bir odaya taşıyın. Kilim ve yolluklarınızı da temizleyip (özellikle güneşte) kurutun. Tamamen kurumadan yerlerine tekrar yerleştirmeyin. 6. Her Şeyi Yıkayın Giydiğiniz, kullandığınız ve hatta yanından geçtiğiniz her giyeceği çamaşır sepetine atın. Canlı yemlerinize dokunmadan önce, duş almak, kıyafetlerinizi değiştirmek ve odayı son bir kez hızlı bir şekilde silmek iyi bir fikir olabilir. Hatta temizlerken başka yerlere atlamış olabilecek bazı maytları almak için yan odaları elektrikli süpürge ile temizlemeniz iyi olacaktır. Bu aslında gerekli olmayabilir, ancak yine de dikkate alınması gereken bir şeydir. Tüm maytları ve yumurtaları uzaklaştırmak/yok etmek gerekli değildir, çünkü canlı yem koloninizdeki koşulları onlara karşı zaten elverişsiz hale getirdiniz (ve bunu sürdüreceksiniz). Maytlar, ne olursa olsun birkaç gün içinde ölecek ve biraz şans ve planlama ile asla geri dönmeyecekler. 7. Tekrar Kontaminasyondan Kaçının Maytlar, koloninizi nasıl istila ettiler? Bu, iyi bir soru. Cevabı bilmek, gelecekte mayt problemlerinden kaçınmanıza yardımcı olabilir. Maytlar için anahtar konu nemdir. Mümkün olduğunca durgun su kullanmaktan kaçının. Hidrasyon için su kristalleri veya süngerler kullanıyorsanız, tazeleme/kap temizliği yaparken bu malzemeleri kurutun. Kuru malzemeler, maytları barındıramazlar. Sadece kurutmakla kalmayın; sık sık potansiyel patojenleri öldürecek bir yöntemle yıkamayı planlayın. Daha da iyisi, bu malzemeleri rotasyonlu olarak kullanın. Bu içerik, Reptula.com için üretilmiştir, başka bir platformda kullanılamaz.
-
Gutload nedir? Nasıl uygulanır? Etçil ve omnivorları beslemek için kullanılan canlı yemlerin (un kurdu, morio, tartara, dubia, hissing, cırcır, çekirge, kemirgenler vb.) yem olarak sunulmadan önce bol sıvı ve zengin besin içeren veya canlının özel ihtiyacına yönelik (ör. sürüngenler için kalsiyum, vitaminler vb. katkılar) takviyeler ile yüklenmesine gutload deniliyor. Faydaları nedir? Bu uygulama ile canlı yemin besleyici değeri arttırılmış oluyor. Bunun yanında bol sıvı da alan yemler içlerinde olan azotlu organik atıkları (dışkı, amonyak, ürik asit vs.) da atmış oluyorlar. Gutload yapılan yem ile beslemenin iki önemli faydası; - Beslenen canlı bünyesine bol sıvı ve vitamin aldığı için direncini güçlendirir. Dehidrasyon ve buna bağlı sorunların ihtimalini azaltır. - Beslenen canlı bünyesine gereksiz atık almamış oluyor. Bu atıkların tamamı çeşitli toksikler içerir ve düzenli olarak bu toksikleri bünyesine alan bir canlı sağlıklı kalamaz. Gutload için tercih edilebilecek meyveler ve sebzeler; Salatalık, marul, kabak, havuç, elma, şeftali, kayısı, portakal vb. UYARI: BESLEDİĞİNİZ CANLI YEMLERDE BOZUK YÜRÜME, ÇIRPINMA VEYA BENZERİ NORMALDEN FARKLI HAREKETLER GÖZLEMLİYORSANIZ MEYVE-SEBZELERDEN TARIM İLACI VB. BULAŞMIŞ OLMA İHTİMALİ OLABİLİR, BU YEMLERİ BESLEME İÇİN KULLANMAYIN. Ek olarak, canlı yemlere hiçbir zaman ağır aromatik (özellikle soğan, sarımsak vb.) besinler verilmemeli. Asit içeren (portakal, mandalina vb.) besinler verilecekse yanında veya kısa bir süre ardından asit içeriği düşük (elma, havuç, salatalık vb. gibi) besinler verilip bünyelerine aldıkları asit yükü azaltılmalı. Sakallı ejderler gibi kerkentele türlerinde turunçgillere karşı yüksek hassasiyet bulunduğu için canlıyı zehirlememek için turunçgil verilen yemler sistemlerinden atmaları için en az bir hafta bekletilmesi tavsiye edilir. Dubialarda sebebini başta anlayamadığım şekilde portakal yüzünden toplu kayıp yaşamıştım, içerdiği C ve diğer vitaminler üremelerini tetiklediğini okumuştum ama uygulamada hata yapmışım, çok sonrasında bu asit yüklenmesi ile ilgili okuduğum yeni kaynaklar ile muhtemel sebebini farketmiştim. Şöyle düşünün ortalama ağırlık ve metabolizmaya sahip bir insan doymak için mide dolusu portakal yerse ve ardından herhangi başka birşey yemez ve su içmezse mideye yüklenen asit sindirim sistemi başta olmak üzere içerdiği asit tüm vücuda metabolik olarak zarar verir. Benzeri durum çoğu canlı için geçerli. Bu kısımda iki alıntıya da yer vereyim. Modern toksikolojinin temeli! "Her madde zehirdir, zehir olmayan madde yoktur; ilacı zehirden ayıran dozudur" - Paracelsus (16. yy) "Küçük dozda bir zehir ilaçtır; yüksek dozda bir ilaç zehirdir" - Alfred Swaine Taylor (1806-1880) Bu sebeplerle verilen besinlerin sürekli dönüşümlü ve dengeli kullanılması en sağlıklısı. Sürekli elma verildiğinde içerdiği yüksek şeker de uzun vadede benzeri metabolizma sorunları çıkarabilir. Kendi kullandığım besleme yöntemi kabaca haftada 2-3 sefer olmak üzere ağırlıkla elma ve havuç. Su içeriği çok daha yüksek (%90-95 gibi) olması sebebiyle ara sıra salatalık, nadiren de turunçgil veya mevcutta uygun hangi meyve/sebze varsa. Maydonoz, dereotu vs gibi yeşillikler de zararlı aromatikler içerebilir, uzak durulmalı. Genellemek gerekirse keskin veya acı tadı olan hemen herşey zararlı olabilir. Sağlıklı hobiler. Yazıyı hazırlarken faydalandığım kaynaklar: https://dubiaroachdepot.com/guidance/gut-loading-dubia-roaches https://dubiaroachdepot.com/guidance/dubia-roach-food-diary https://dubiaroaches.com/blogs/feeder-insects
-
Arkadaşlar merhaba. Leopard Gecko beslemek istiyorum, fakat bir hevesle ani hareket etmek istemedim. Bir süredir elimden geldiğince araştırma yapıyorum. Bunlar neticesinde kendimce bir rehber hazırladım kendim için. Bu süreçte aklıma takılan, çok net cevaplarını bulamadığım bazı sorular da oldu. Bunları da rehberin son kısmında belirttim. Vakit ayırıp incelerseniz, eksik yanlış yerleri düzeltirseniz, soruları cevaplarsanız çok sevinirim. Şimdiden teşekkürler. LEOPARD GECKO TEMEL BAKIM REHBERİ Tekli Leopard Gecko Bakımı İçin, Uygun Fiyatlı Ev Tipi Rehber Yaşam Alanı Plastik kap kullanılabilir. Yetişkin bir gecko için ortalama 35-40 L hacminde bir kap yeterlidir. Tırmanıcı olmadıkları için yüksek olmasından ziyade tabanının geniş olması önerilir. Fazla ışıklı alanlarda bulunmamasına özen gösterilmelidir, geckoyu rahatsız eder. 1.Zemin Malzemesi Havlu Kağıt ( ucuz, pratik ) , kese kağıdı, sürüngen halısı kullanılabilir. Kum vb. küçük parçacıklı taneler kullanılmamalı. Sabit, parçasız zemin malzemeleri kullan. Temizliğe dikkat edilmeli, dışkı, dökülmüş malzemeler vs. durumunda temizlenmelidir. 2. Sıcaklık Leopard geckolar sindirim için zeminden ısı almaya ihtiyaç duyar. Bu nedenle teraryumda sıcak ve soğuk alanlar oluşturulmalıdır. Zeminin ortalama yarısı sıcak alan olmalıdır. Burada önemli olan ortam sıcaklığı değil, zeminin sıcaklığıdır. Bunu sağlamak için ısıtıcı pedler veya ısıtıcı kablolar kullanılabilir. Sıcak alan ortalama 29-33 C, soğuk alan ortalama oda sıcaklığında (24-25 C) olmalıdır. 22 C altı geckolar için sıkıntı yaratabilir. Isıtıcı pedler 24 saat yakılmak zorunda değildir. Günün 12-13 saati açık durabilir. ( Örneğin sabaha karşı sönüp akşam tekrar yanabilir. ) 3. Malzemeler Işıktan rahatsız oldukları için, en az 1 olmak üzere ( sıcak ve soğuk alanlara birer tane koyularak da kullanılabilir ) saklanma alanı oluşturulmalıdır. Bunun için yeterli genişlikte plastik saksılar, kapı girişi oluşturularak kullanılabilir. D3 içermeyen kalsiyum tozu, küçük bir plastik kap içinde barındırılabilir. Leopard gecko ihtiyaç duyduğunda tozu yalayarak vücudu için gerekli kalsiyumu alacaktır. Soğuk alanda bulundurulmalıdır. İçine girebileceği genişlikte ve çok yüksek olmayan bir plastik kap ile mutlaka temiz ve taze içme suyu bulundurulmalıdır. Gecko buradan su içecektir ve nem ihtiyacına göre içine girip duş da alabilir. Soğuk alanda bulundurulmalıdır, suyun yüksekliği 2-3 cm geçmemelidir. Sağlıklı geckolar haftada 2-3 kereye kadar deri değiştirebilir. Bu yüzden onlara Sauna Odası gereklidir. İçine girebileceği genişlikte bir plastik kabın kapağına kapı açarak, zeminine Torf doldurup ıslatarak hazırlanabilir. Derisini tam olarak atamadığı zamanlarda parmak uçlarında ve kafasında deri kalabilir. Bu durumda yine içine girebileceği bir plastik kapta, ılık suda yaklaşık 10-12 dk beklettikten sonra yumuşak uçlu bir cisim yardımıyla ( kulak çubuğu ) temizliğini yapabilirsiniz. Beslenme Un kurdu, Morio kurdu, Tartara, Dubia, Çekirge, Cırcır böceği verilebilir. Karma beslenme idealdir. Fakat yavru veya genç geckolar Morio kurdu gibi kuvvetli yemlerle beslenmemelidir. Geckonuzun göz arası mesafesinden daha büyük yemler tercih edilmemelidir. Yem kabı soğuk alanda olmalıdır. Yavru geckolar mutlaka her gün beslenmelidir. Yumuşak kabuklu, küçük böcekler veya un kurtları tercih edilmelidir. Yetişkin geckolar zoraki durumlarda 2 günde 1 de beslenebilir fakat pek sağlıklı bir durum değildir. Haftanın 2 günü, yemler D3 içeren kalsiyum tozu ile desteklenmelidir. Bunu, yeminizi ve tozu ufak bir kaba koyup, toz yeminize iyice bulaşana kadar hafifçe sallayarak yapabilirsiniz. Yaklaşık 10-12 günde bir Multivitamin takviyesi yapılmalıdır. SORULARIM 1.Yalnız yaşayacak olması gecko için herhangi bir problem yaratır mı? Eşi veya arkadaşı olmaması, çiftleşememesi vs. Bu bağlamda dişi veya erkek tercihinin avantajı, dezavantajı var mıdır? 2.Mümkün olduğunca sağlıklı bir haftalık besleme planı önerebilir misiniz? Örneğin Pazartesi Morio ( adedi ), Salı Tartara ( adedi ) vs. Ne kadar beslemeliyim? 3.Handling için belirli şartlar var mıdır? Dokunulmasından hoşlanmadığı bölgeler, veya süre olarak günde yaklaşık şu kadar süre sevebilirsiniz gibi? 4.Yavru geckoyu kendimize alıştırırken nasıl bir tutum sergilemeliyiz? 5.Normal gün ışığından ve standart seslerden rahatsız olur mu? Örneğin her zaman az ışıklı alanda mı bulundurulmalı, veya odamda normal sesli müzik dinlerken veya bir şeyler izlerken rahatsız olur mu? 6.Multivitamin takviyesi nasıl yapılır? 7.Kalsiyum tozları ve Multivitamin için önerebileceğiniz markalar ve temin yeri var mıdır? 8.Isıtıcı ped için önerebileceğiniz bir temin yeri ve marka var mıdır? 9.Zemin sıcaklığını doğru ölçebilmek için nasıl bir yöntem kullanmalıyım? Bunun için özelleşmiş bir termometre sistemi var mı? 10. Un kurdu üretirken çıkan Micro un kurtlarını ne yapmalıyız? Böceklerin kabında mı kalmalı, Larva kabına mı alınmalı, ayrı bir kapta mı toplanmalıdır?
-
Merhaba arkadaşlar bu başlıkta yaptığınız farklı ve sağlam olan kargolama paketlerinin fotoğraflarını başka arkadaşlara referans olması açısından anlatarak paylaşmanızı isteyeceğim. Özellikle kış aylarında paketlemeler gerçekten özenli ve dikkatli hazırlanmalı. Her ne kadar acı bir durum olsa da bizim için canlıları kargolamak maalesef ki başka alternatifimiz yok şuan için. Öncelikle ben başlayayım geçen gün yolladığım bir paket ile başlayayım. Öncelikle malzemeleri sayalım; Strafor kutu tabii ki kış şartlarında vazgeçilmez. Watsonss dan aldığım 12 saatlik ısıtıcılar, biraz daha izolasyon sağlaması için köpük tabaklar. Sert plastikten yapılmış bir saklama kabı (Gecko için), peçete ve stres film. İç paketi nasıl hazırladığımız zaten videomuzda mevcut ordan bakabilirsiniz onun dışında geckonun olduğu kabı iyice sıkıştırmamız gerekiyor ki hareket etmesin.Strafor kutuya bir adet delik açıp oraya içeriden ısıtıcı pad i yapıştırıp geckonun kutusunu tam karşısına yerleştirdim. Crested Gecko olduğu için çift ısıtıcı fazla geleceğini düşünüp farklı bir yöntem denedim. Strafor kutuyu kapattıktan sonra alttan bir delik açıp bu sefer dışarıdan ısıtıcı pad i yapıştırıp üstüne karton yapıştırdım. Sonrasında ise komple streç film kapladım.Paketlerden biri Ankara’ya biri ise İstanbul’a sağ Salim ulaştı.
-
CITES sadece nesli tükenme tehlikesi altındaki bitki ve hayvanların ülkeler arasındaki ticaretini sınırlamak ve vahşi hayattaki durumlarını muhafaza etmek için verilen bir belgedir. Canlıların sağlığı, üretim kalitesi veya geldiği ülke içindeki yasal satışıyla ilgili değildir. Diğer detayları aşağıda ve Orman Genel Müdürlüğü'nün linkinde bulabilirsiniz: http://www.ogm.gov.tr/ekutuphane/CITES/CITES%20Nedir.pdf a)CITES Nedir? CITES, nesli tehlikedeki yabani hayvanların ve bitkilerin uluslararası ticaretini kontrol edebilmek için imzalanmış uluslar arası bir sözleşmedir. Nesli tehlike altındaki yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslararası ticareti bu sözleşme hükümlerine göre gerçekleştirilmektedir. Sözleşme sadece nesli tehlike altındaki türleri değil, bu türlerle birlikte nesli henüz tehlike altına girmemiş, ancak yoğun talep nedeniyle tehlikeye girebilecek türleri de kapsamaktadır. Bu sözleşmeye taraf ülkelerin vermiş olduğu yıllık raporlara göre her yıl istatistiksel veri tabanı oluşturulmaktadır. Bu verilere göre; CITES türlerinin dünyadaki ticareti tespit edilmekte ve bu türlerin koruma statüleri değerlendirilmektedir. Bütün ihracat raporları, ithalat raporları ile karşılaştırılmakta ve bu raporlar CITES uygulanması ile ilgili olarak taraf ülkelerin göstermiş olduğu ticari faaliyetleri yansıtmaktadır. Dolayısıyla CITES ana büro tarafından, raporlara göre baskı ve yaptırım uygulamaktadır. CITES ile, nesli tehlikedeki yaban hayatının uluslararası ticaretini kontrol edebilmek için, bu tür alışverişlerde hükümetlerin iznini şart koşan, dünya çapında bir sistem geliştirilmiştir. Sözleşme I, II ve III Ek listelere sahip olup bu EK listelerde yer alan türlerin ticaretini belirli esaslara dayandırmaktadır. Buna göre; EK-1 listesi nesilleri tükenme tehdidi ile karşı karşıya bulunan ve bu nedenle örneklerinin ticaretinin sıkı mevzuata tabi tutulması ve bu ticarete sadece istisnai durumlarda izin verilmesi zorunlu olan türleri içerir. EK-2 listesi nesilleri mutlak olarak tükenme tehdidiyle karşı karşıya olmamakla birlikte, nesillerinin devamıyla bağdaşmayan kullanımları önlemek amacıyla ticaretleri belirli esaslara bağlanan türleri içerir. EK-3 listesi ise herhangi bir taraf ülkenin kendi yetki alanı içinde düzenlenmeye tabi tuttuğu ve aşırı kullanımını önlemek veya kısıtlamak amacıyla ticaretinin denetime alınmasında diğer taraflar ile iş birliğine ihtiyaç duyduğunu belirttiği bütün türleri kapsar. Türkiye’de CITES Sözleşmesi çerçevesinde Yönetim Mercileri; Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Başkanlığı (TÜBİTAK) sorumludur. Orman ve Su İşleri Bakanlığı CİTES Sekreteryası taraf ülkeler ve ülke içindeki uygulamadan sorumludur. “Orman ürünleri” için CITES izin belgesi düzenleme konusu Orman Genel Müdürlüğüne verilmiştir. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı; Karasal omurgasızlar, yumuşakçalar, denizlerde ve iç sularda bulunan bitkiler de dâhil su ürünleri ile bunların yumurtaları, deniz memelileri, tüm canlı bitkiler, Yönetim mercilerine izin ve belgelerin düzenlenmesi ve sözleşmede belirtilen tavsiyeleri yapacak bilimsel mercii ise TÜBİTAK olarak tespit edilmiştir. b-)Konuya İlişkin Mevzuat: 27.02.2011 tarih 27859 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Dış Ticaretine İlişkin Tebliğ’de (2011/1); CITES Uygulama Yönetmeliğine dayanılarak Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca (artık Ekonomi Bakanlığı) hazırlanan yukarıda izah olunan Yönetmelik hükümleri uyarınca, bu tebliğ eki Ek I-A, I-B; Ek II-A, II-B ve Ek III-A, III-B sayılı listelerde gümrük tarife istatistik pozisyonları ve isimleri belirtilen hayvan ve bitki türlerinin sürdürülebilir kullanımını sağlamak amacıyla dış ticaretinin kontrol altına alınmasına yönelik usul ve esaslara, Bu Tebliğ kapsamı hayvan ve bitki türlerinin ithalatında, ihracatında ve yeniden ihracatında, Ek I-A, II-A ve III-A sayılı listelerde yer alan bir türe ait örnek için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından, Ek I-B, II-B ve III-B sayılı listelerde yer alan bir türe ait örnek için Orman ve Su İşleri Bakanlığından CITES Belgesi alındığına, CITES Belgesinin gümrük beyannamelerinin tescili aşamasında gümrük idarelerince arandığı ve bu belge gümrük beyannamesine eklendiğine, İthalata ilişkin düzenlenen CITES Belgesinin geçerlilik süresinin 12 ay, ihracata ve yeniden ihracata ilişkin düzenlenen CITES Belgesinin geçerlilik süresinin ise 6 ay olduğu ve bu sürelerin uzatılamadığı ve Düzenlendiği tarihten itibaren bu süreler içerisinde kullanılamayan CITES Belgesinin, belge sahibince ilgili Bakanlığa teslim edilmesi gerektiğine yönelik hususlara yer verilmiştir. Kaynak: http://www.ito.org.tr/Dis_Tic/Cites.html
-
Evet millet! Crested gecko, bearded dragon ve leopard gecko... Rhacodactylus ciliatus, Pogona vitticeps, Eublepharis macularius... Hobinin üç gözdesi! Artıları, eksileri ile... Sizce hangisi daha kolay? Hangisi daha cana yakın? Hangisi daha zeki? Üç büyüklerin ilk karşılaşması hayırlı olsun
-
Yöntem#1 : Kabuk Tarantulaların kabuğu cinsiyet tayininde en iyi ve en kesin yöntemdir. Eğer tarantulanızın epigynum* bölgesi resimdeki gibi pürüzsüzse tarantulanız erkek, eğer dışta rahim ve spermatheca görünüyorsa resimdeki gibi tarantulanız dişidir. *Epigynum : genital bölge **Spermatheca : kese Her tarantu türünün spermatheca, yani kesesi farklıdır. Gelin bir de onlara bakalım :dogy: Yöntem#2 : Ventral* Ventral yolla cinsiyet tespiti için tarantulanın alt, karın bölgesindeki yarığa odaklanılır. Lakin bu yol tam yetişkin olmayan tarantulalarda yanılcı olabilir. Yukarıdaki fotoğraf yetişkin bir Lasiodora parahybana dişisinin karın fotoğrafıdır. Yarık belirgin bir şekilde bize gülümsüyor. (Bu açıklığa da gonoslit deniyormuş ayrıca) Yukarıdaki fotoğraf yarı yetişkin bir Grammostola pulchripes erkeğinin fotoğrafıdır. *Ventral : Karın Bölgesi Yöntem#3 : Eşey Ayrılığı Yetişkin erkekler, yetişkin dişilerden çok daha farklı görünür, anlayacağınız üzere bu yöntemi yetişkin canlılar da rahat bir biçimde kullanabiliriz. -Erkeklerin yetişkinlerinin hepsinde bulbslar oluşacaktır, hobide buna "boks eldivenleri" denilmektedir. Bunun yanında çoğu erkekte tibial hooks gelişecektir. Erkekte gelişen bütün bu parçalar çiftleşmeye girmeden kendini dişiden korumak için gelişmektedir. Yazık canıım erkekler burada da ezilmekte ve hor görülmektedir. :cry: Yetişkin bir Aphonopelma hentzi erkeği. Yukarıda da bahsettiğimiz tibial hooks gelişmeyen tarantula erkeklerimiz aşağıda sıralanmıştır, Annandaliella Hirst, 1909 (Selenogyrinae) Anoploscelus Pocock, 1897 (Eumenophorinae) Augacephalus Gallon, 2002 (in part): A. junodi (Simon, 1904) (Harpactirinae) Chilobrachys Karsch, 1891 (Selenocosmiinae) Citharischius Pocock, 1900 (Eumenophorinae) Coremiocnemis Simon, 1892 (Selenocosmiinae) Euphrictus Hirst, 1908 (Selenogyrinae) Heteroscodra Pocock, 1899 (Stromatopelminae) Heterothele Karsch, 1879 (Ischnocolinae)Hysterocrates Simon, 1892 (Eumenophorinae) Ischnocolus Ausserer, 1871 (Ischnocolinae) Lyrognathus Pocock, 1895 (Selenocosmiinae) Metriopelma Becker, 1878 (Theraphosinae) Nhandu Lucas, 1981 (in part): N. carapoensis Lucas, 1981 (Theraphosinae) Orphnaecus Simon, 1892 (Selenocosmiinae) Pachistopelma Pocock, 1901 (shield of spines only) (Aviculariinae) Phlogiellus Pocock, 1897 (Selenocosmiinae) Phoneyusa Karsch, 1884 (Eumenophorinae) Phormingochilus Pocock, 1895 (Ornithoctoninae) Plesiophrictus Pocock, 1899 (in part): some males may possess tibial apophyses (Ischnocolinae) Poecilotheria Simon, 1885 (Selenocosmiinae) Selenocosmia Ausserer, 1871 (Selenocosmiinae) Selenotholus Hogg, 1902 (Selenocosmiinae) Selenotypus Pocock, 1897 (Selenocosmiinae) Sericopelma Ausserer, 1875 (Theraphosinae) Stromatopelma Karsch, 1881 (Stromatopelminae) Theraphosa Thorell, 1870 (in part): T. blondi (Latreille, 1804) (Theraphosinae) Thrigmopoeus Pocock, 1899 (Thrigmopoeinae) Xenodendrophila Gallon, 2003 (Stromatopelminae). Not: Bazı türler de tibial hooks gelişse bile küçüklüğünden dolayı farkedilmeyebilir, ona da dikkat etmek lazım. Örneğin; Avicularia'lar.. -Olgun erkekler dişilere göre daha uzun bacaklı ve daha ince gövdeye sahiptirler. Bu da yine vahşi dişilerden korunmak için evrimleşmiştir. Ah dişiler. Dişi ve erkek Lasiodora parahybana -Bazı türler de eşey ayrımı, renk farklılıklarıyla çok daha net şekilde sergilenmektedir. Erkek ve dişi Psalmopoeus irminia. Grimsi olan erkek, güzelce beslenmiş serilip serpilmiş olan güzellik ise dişi. Derleme/çeviri Reptula 'ya aittir. Lütfen izinsiz paylaşım yapmayınız.
-
Gerekli malzemeler: -Havya -Menteşe -Plastik saklama kabı -Sıcak silikon (ya da herhangi zararsız bir yapıştırıcı) Malzemelerin çoğu zerzavatçılarda 1tl ye mevcut, plastik kaplar da beslediğiniz hayvanın boyutuna göre olacağından ufak farklar olabilir. Bu kapların güzelliği kendiliğinden kilit sistemi olmasıdır. -Kapağı toprak seviyesinde bölüp alt kısma yapıştırıyoruz. -Kapağın üst kısmını yerleştirip menteşe ile yapıştırmak suretiyle birleştiriyoruz. -Havya ile havalandırma delikleri açıyoruz (Tarantulanın kaçamayacağı büyüklükte) -İşaretli görülen yeri de keserseniz kapağın açılıp kapanması kolay olur. -Toprak , dekorasyon vs. yerleştiriyoruz -En son işlem tarantulayı koyup üstte bulunan kilidi kapatmak. -Her boyuta uygun olarak yapabilirsiniz. Sling,juvenile,adult farketmez.
-
Ağaç türleri,tarantuların en güzelleri en özelleri. Eğer yeterince yer türü deneyimi edindiğinize emin olun, Aşağıdaki türlerin alttürlerini başarılı bir şekilde baktıysanız ağaç türleri için hazırsınız demektir(Adult için konuşuyorum) Acanthoscurria: Bu tür gerek agresifliği gerek de nem isteği dolayısı ile ağaç türlerine yakın,güzel bir yer türüdür. Chromatopelma: Bu tür yarı agresif bir çalı türüdür ve gerektiğinde hızlıdır. Lasiodora:Çok yavaş olabilir ama tahrik edildiğinde şimşek gibi hızlıdır kocaman olduğundan sokmaktan asla çekinmez Ağaç türleri kolay canlılar değildirler,bu yazıyı okuyup hemen ilk ağaç türünüzü almayın,Care sheetler okuyun,araştırın... Öncelikle bazı istisnalar hariç arboreallerin zehir seviyesi ÇOK YÜKSEKTİR Juve-adult boylarda ısırmaktan çekinmezler çok hızlı hareket ederler ve çok hızlı büyürler.Tür seçiminiz iyi olmalıdır,İşte önerdiğim bazı türler.Genel olarak,bombalama tüyü olmayan türler ısırmaya daha yatkındır. Avicularia Türünden: Avicularia avicularia Avicularia braunhauseni yeni başlayanlar için uygun türlerdir.Versicolor,Guyana blue,Geroldi yüksek nem ve sirkülasyon ihtiyaçları dolayısıyla tercih edilmemelidir.Ancak zehir seviyeleri pek farklı değildir. Poecilotheria Türünden:(okunuş, Pokileteria-poki) Poecilotheria metallica pokilerin en pahalı ve bence en güzelidir zehir bakımından,aviler kadar masum değildir,ancak çok hızlı hareket eden ve sürekli ısırmaya çalışan kuzenlerinden farklıdır. Tapinauchenius Türünden: Tapinauchenius gigas Tapinauchenius elenae bu türler gerçekten hızlı hareket eder ancak agresif değillerdir provake edilirse büyük ihtimalle ısırırlar,Uricating Hair olmayan ender Yeni Dünya Türlerindendir Ağaç Türleri Genel Olarak Yüksek nem(%60-70 türüne göre 80-90) Büyük Terraryumlar Tırmanma alanları ve bir kovuk(avicler için ince dallar pokiler için kovuklar vs.) Sık ve az az beslenme ihtiyacı duyarlar Yazı Reptula'ya aittir İzinsiz kopyalanamaz
